Smart Solar işçileri hakları için direnişte

İzmir'deki Smart Solar'da sendika değiştirdikleri için işten çıkarılan işçilerin 7 Ekim'de fabrika önünde başlattıkları eylem süreci devam ediyor. İşçiler taleplerini dört başlık altında sıralarken, DİSK/Enerji-Sen fiili mücadelenin yanı sıra konuyu yargıya da taşıdı.

Evrim Deniz
Türkiye’nin çeşitli illerinde gazetecilik yaptı ve Gazete Duvar, Bianet, 5Harfliler, Kadın İşçi ve Aposto gibi pek çok platformda haberleriyle yer aldı. Bağımsız gazetecilik anlayışını benimseyerek ekoloji,...

İzmir’in Aliağa Organize Sanayi Bölgesi’nde (ALOSBİ) faaliyet gösteren güneş paneli üreticisi Smart Solar fabrikasında, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan hakların ödenmemesi ve sendika değişikliği sonrası yaşanan işten çıkarmalar nedeniyle başlayan işçi direnişi üçüncü haftasına girdi. İşten çıkartılan arkadaşlarının yeniden işe alınmasını, tüm alacakların ödenmesini, sendika seçme özgürlüğüne müdahale edilmemesini ve yetki sürecinin ardından DİSK/Enerji-Sen ile toplu iş sözleşmesi masasına oturulmasını isteyen işçiler, talepleri yerine getirilene kadar fabrika önünde mücadeleye devam edeceklerini belirtiyor.

Smart Solar’daki süreç, toplu iş sözleşmesinde yer alan temmuz ayı enflasyon farkının ödenmeyeceğinin açıklanması üzerine harekete geçen yaklaşık 500 işçinin, mevcut sendika TES-İŞ’ten istifa ederek, DİSK/Enerji-Sen’e üye olmasıyla başladı. İşçilerin anayasal haklarını kullanarak yaptığı bu seçimin ardından fabrikada işten çıkarmalar başladı.

DÖRT GÜNLÜK EYLEM VE TUTULMAYAN SÖZLER

Sendika değişikliğinin ardından 11 Eylül’de ilk olarak 7 işçi işten çıkarıldı. Bunun üzerine üretimi durduran işçiler, İş Kanunu’nun 34. maddesinden doğan çalışmaktan kaçınma hakkını kullanarak fabrikada 4 gün boyunca direniş başlattı. İşverenin, sendikal tercihe saygı duyulacağı ve işten çıkarmaların müzakere edileceği yönünde verdiği sözler üzerine eylem sonlandırıldı. Ancak verilen sözler tutulmadığı gibi, ekim ayında yapılan yeni fesihlerle işten çıkarılan işçi sayısı 85’e yükseldi. Bunun üzerine işçiler, fabrika önüne direniş çadırı kurarak, yeniden eyleme başladı.

TİS’E UYULMADI

İşten çıkarılan işçilerden Ülkü Aydın Ergül, TES-İŞ’in fabrikaya işçilerin yürüttüğü bir örgütlenme süreci sonucunda değil, işverenin desteğiyle girdiğini öne sürdü. Zaman içinde sendikanın işçilerin taleplerinden uzaklaştığını belirten Ergül, sendika değiştirme kararının, toplu iş sözleşmesinde yer alan temmuz ayı enflasyon farkının ödenmeyeceğinin açıklanmasıyla gündeme geldiğini söyledi.

Ülkü Aydın Ergül: İşveren yetkilileriyle üç dört kez bir araya geldik, ancak verdikleri sözleri yerine getirmediler.

Ergül, yaşanan süreci şöyle anlattı:

“Sendika, işverenin maddi sorunlar yaşadığını anlamamız gerektiğini söylüyordu. İşçilerden tepki gelince de alacaklarımızı taksitlerle alabileceğimizi söylemeye başladılar. Biz de ‘Siz daha imzalanmış sözleşmeye uymuyorsunuz’ diyerek tepki gösterdik.”

Ergül, işçilerin kendi seçtikleri sendika temsilcilerinin de görevden alındığını belirtti. İşçilerin yaşananları kabul etmediğini, ilk işten çıkarmanın ardından sendika değiştirme sürecinin hızlandığını ifade etti. Yaklaşık altı saat içinde işçilerin toplu olarak DİSK/Enerji-Sen’e geçtiğini anlatan Ergül, çalışanların yüzde 95’inin üyelik işlemlerini tamamladığını, ardından kendisinin de aralarında bulunduğu yedi işçinin işten çıkarıldığını söyledi.

İşten çıkarmalara tepki gösteren işçilerin, ücret alacaklarının ödenmemesi nedeniyle İş Kanunu’nun 34’üncü maddesine dayanarak çalışmaktan kaçınma hakkını kullandıklarını ifade eden Ergül, üretimin durdurulmasının ardından işverenin diğer vardiyalara izin mesajı gönderdiğini belirtti. Buna karşın fabrikada bulunan işçilerin tesisten ayrılmadığını ve eylemlerini dört gün boyunca sürdürdüğünü anlattı.

‘VERİLEN SÖZ TUTULMADI, İŞTEN ÇIKARMALAR DEVAM ETTİ’

Dört günlük eylemin ardından işverenin sendika değişikliğini kabul edeceğini söylediğini belirten Ergül, görüşmeler sırasında verilen sözleri şöyle aktardı:

“İşveren, işçinin iradesinin ortada olduğunu, sendikayı tanıdığını, içerideki işçilerin burnunun bile kanamayacağını söyledi. İşten çıkarılan yedi kişi için de müzakereye başlayacaklarını ifade ettiler. Bunun üzerine eylemi bitirdik. İşveren yetkilileriyle üç dört kez bir araya gelindi ancak verdikleri sözler tutulmadı.”

Ergül, fabrika eylemine katılan vardiyadaki diğer işçilerin de yaklaşık bir ay sonra işten çıkarıldığını söyledi. Bazı işçilerin iş sözleşmelerinin feshedilmesinde Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) 46 numaralı çıkış kodunun (işçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması) kullanıldığını da belirtti.

‘MESAİYE ÇAĞIRDIKLARI GÜN İŞTEN ÇIKARDILAR’

Smart Solar fabrikasında dört yıl çalışan Ebru Benli de 11 Eylül’de işten çıkarılan ilk işçiler arasında yer aldı. Sendika değiştirme sürecinde aktif rol aldığını belirten Benli, işyerinde uzun süredir yöneticilerin baskılarına ve hakaretlerine maruz kaldıklarını anlattı.

Ebru Benli: Güçlü bir dayanışma var.

TES-İŞ’in yaşadıkları sorunlar karşısında kendilerini yalnız bıraktığını vurgulayan Benli, yöneticilere karşı haklarını savunduğu için hedef alındığını söyledi.

“Ben hiç susan biri değilim. Hakkımı savunan biriyim. Haksızlık yaptıklarında cevap verdiğim zaman bana ‘Sen çok konuşuyorsun’ diyorlardı. Ben de ‘Siz haksızlık yapıyorsanız ben susmam, konuşurum’ diyordum. Sendikal örgütlenmede de öncülüğe katıldım” dedi.

Sendika değişikliğinin ardından insan kaynakları tarafından görüşmeye çağrıldığını aktaran Benli, işten çıkarılmasına gerekçe olarak kadro fazlalığının gösterildiğini söyledi. Aynı gün mesaiye çağrılmasına rağmen iş sözleşmesinin feshedilmesine tepki gösteren Benli, kendisine sunulan gerekçeyi kabul etmediğini belirterek şöyle konuştu:

“Bana kadro fazlalığı denildi. Ben de yüzlerine söyledim. ‘Beni komik bir bahaneyle işten çıkarıyorsunuz. Anayasal hakkımızı kullandınız, sendika seçiminizi yaptınız ve buna öncülük yaptığınız için işten çıkarılıyorsunuz, diyemiyorsunuz’ dedim. Kaldı ki beni o gün mesaiye çağırarak işten çıkarıyorlar.”

‘DAYANIŞMA GÜÇ VERİYOR’

İşten çıkarılmasının ardından fabrika önündeki direnişe katılan Benli, eylemlerin sürdürülmesinde işçiler arasındaki dayanışmanın önemli bir yeri olduğunu vurguladı. Fabrikada birlikte çalıştıkları vardiyada güçlü bir dayanışma ilişkisi kurduklarını belirten Benli, arkadaşlarının desteğinin kendileri için önemli olduğunu ifade etti ve ekledi:

“Bizim vardiyamız gerçekten sağlam bir vardiyaydı. Herkes birbirinin arkasında, yanında duruyordu. Şimdi de karşındaki insanın üzüldüğünü, zorlandığını gören, ‘Senin yerinde ben de olabilirdim’ diyen insanlar yanımızda.”

İşten çıkarılan işçilerin tamamının direniş çadırına gelemediğini belirten Benli, bazı işçilerin yeniden işe alınma ihtimalini kaybetmemek veya işverenin dikkatini çekmemek için eylemlerde görünür olmaktan çekindiklerini söyledi.

ÜRETİM YENİDEN BAŞLADI

İşverenin 8-18 Ekim tarihleri arasında çalışanlara yıllık izin verdiğini anlatan Benli, izin hakkı bulunmayan işçilere de yıllık izin yazıldığını aktardı. Fabrikada üretimin 19 Ekim’de yeniden başladığını belirten Benli, çalışma düzeninin değiştirildiğini, panel bölümünde üç vardiya oluşturulduğunu ifade etti. Çalışanların farklı vardiyalarda yeniden gruplandırılmasının ise görev yerlerinin değiştirileceği yönünde endişelere neden olduğunu söyledi.

Fabrikada çalışmaya devam eden arkadaşlarıyla görüştüklerini anlatan Benli, işçilerin özellikle mola saatleri konusunda sık sık uyarıldığını ifade etti.

‘BİR GECEDE 500 İŞÇİ SENDİKAMIZA ÜYE OLDU’

DİSK/Enerji-Sen Genel Başkanı Süleyman Keskin, Smart Solar’daki sendika değişikliğinin işçilerin çalışma koşulları ve sendikal temsil konusunda yaşadıkları sorunların ardından gerçekleştiğini söyledi. TES-İŞ’in fabrikadaki üyelik sürecinin işverenin yönlendirmesiyle yürütüldüğünü öne süren Keskin, çalışanların daha sonra kendi sendika temsilcilerini seçtiğini ancak bu temsilcilerin de görevden alındığını vurguladı. Temsilcilerin yerlerine insan kaynakları tarafından belirlenen kişilerin görevlendirildiğini aktaran Keskin, işçilerin kendi söz ve karar haklarını kullanabilecekleri bir sendikada örgütlenmek için DİSK/Enerji-Sen’le iletişime geçtiğini anlattı.

DİSK/Enerji-Sen Genel Başkanı Süleyman Keskin: Yasal yolların hepsini kullanırken bir yandan da fiilî mücadelemizi sürdürüyoruz.

Keskin, sendika değişikliğinin kısa sürede gerçekleştiğini belirterek, “İşçi arkadaşlarımız söz ve karar hakkına sahip olabilecekleri bir anlayışla hareket etmek istediler. Bir gecede 500 işçi arkadaşımız sendikamıza üyelik işlemini gerçekleştirdi” dedi.

‘DÖRT GÖRÜŞME YAPTIK, SORUNLAR ÇÖZÜLMEDİ’

Sendika değişikliği sürecinin ardından yaşanan eylemler ve işten çıkarmalar üzerine işverenle dört görüşme gerçekleştirdiklerini aktaran Keskin, görüşmelerde sorunların çözüleceğinin ifade edildiğini ancak somut bir adım atılmadığını söyledi.

Sendikal hakların kullanımının engellendiği gerekçesiyle işveren yetkilileri hakkında savcılıklara suç duyurusunda bulunduklarını belirten Keskin, işten çıkarılan işçilerin işe iadesi için de hukuki süreç başlattıklarını ifade etti. Keskin, hukuki girişimlerin yanı sıra işçilerin fiilî mücadelesini de sürdürdüğünü belirterek şöyle konuştu:

“Defalarca savcılıklara, sendikal hakların kullanımını engellemekten suç duyurusunda bulunduk. Haksız yere işten atılan arkadaşlarımızın işe iade dava süreçlerini başlattık. Yasal yolların hepsini sonuna kadar kullanırken bir yandan da fiilî mücadelemizi sürdürüyoruz.”

Sendika seçme özgürlüğünün anayasal bir hak olduğunu vurgulayan Keskin, mevcut yasaların uygulanması için de mücadele etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

Keskin, işçilerin taleplerini ise şu sözlerle dile getirdi:

“İşten çıkarılan arkadaşlarımızın işe geri dönmesi ve kesilen ücretlerinin bir an önce ödenmesi taleplerimizi ısrarla takip edeceğiz. Sendika seçmek anayasal bir haktır. Bu hakkın kullanımını engellemeye kalkanların karşısında durmaya devam edeceğiz.”