O fotoğraftaki madenci babadan kızına: “Dimdik ayaktayım burada, birlikte kazanacağız”  

23 Nisan’da Ankara’da Doruk Madencilik işçilerinin açlık grevinde çekilen fotoğraf, hafızalara kazındı. Madenci Hüseyin Kulluk’un kendisini 10 gündür görmeyen kızına sarıldığı fotoğraf Kurtuluş Parkı’nda verilen mücadelenin de sembolü oldu. Baba Hüseyin Kulluk; “İnşallah en kısa zamanda geleceğim kızım. Beni merak etme, ben çok iyiyim. Dimdik ayakta duruyorum burada. Birlikte kazanacağız” dedi.

Demet Aran
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun oldu. Yurt Gazetesi'nde muhabirlik, sendika.org internet sitesinde editörlük ve Anayurt Gazetesi'nde muhabirlik yaptı. 2023 yılından bu yana serbest gazetecilik...

Doruk Madencilik işçilerinin hak arama mücadelesi, Ankara Kurtuluş Parkı’nda 14. gününe girdi. Kıdem tazminatları ve ödenmeyen hakları için yerin yüzlerce metre altından çıkıp Eskişehir’den başkente yürüyerek gelen madenciler, altı gündür de açlık grevi yapıyor. Direnişin 10. gününe rastlayan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda, hafızalardan silinmeyecek bir kare çekildi.

Yağmurlu bir Ankara gününde, sarı yağmurluğu ve baretiyle kızına sıkı sıkıya sarılan maden işçisi Hüseyin Kulluk’un kızı Ecem Nur’a sarıldığı o an, bir bayram kutlamasından çok bir mücadelenin sembolü haline geldi.

Yıllardır 23 Nisan törenlerinde çocuklarının yanında olan baba, bu yıl bayramı bir parkta, emeğinin karşılığını almak için başlattığı açlık grevinin gölgesinde karşılamak zorunda bırakıldı.

ECEM NUR’UN BABASINDAN İSTEĞİ: “HAKKINI ALMADAN GELME”

10 gündür görmediği babasının yanına Kurtuluş Parkı’na gelen küçük Ecem Nur’un babasına söyledikleri, maden işçisinin neden geri adım atmadığının en net cevabı:

“Bir an önce eve gelmeni çok istiyorum. Baba paralarımızı almadan gelme!”

Kulluk, kızının bu sözleri karşısında yaşadığı duygusal yükü gizleyemiyor.

12 bin liraya kurada otururken 3 çocuk okutmaya çalışan Kulluk için madencilik, sadece bir iş değil, her sabah ölümle yapılan bir pazarlık:

“Biz 3 vardiya çalışıyoruz. Evden çıkarken helalleşerek çıkıyorum. Sonuçta mezara gidiyorsun. Oradan çıkabilecek misin belli değil. Ailemizden ayrı kaldığımız için üzülüyoruz ama bu bir ekmek kavgası.”

Beypazarı’nda yaşayan Kulluk’un günlük kazancı 2 bin 200 lira. 16 yıldır aynı madende çalışıyor. Ödenmemiş 527 bin liralık kıdem tazminatı ve 6 yıllık sendikal hakları var.

Kulluk, çocuklarının hayallerini hep ertelemek zorunda kalmış bir babanın mahcubiyetini taşıyor:

“Onun istediği şeyi hediye etmek, hayallerini gerçekleştirmek istiyorum. Çoğu zaman geri çevirmek zorunda bırakıldım, şimdi buraya geldim ki artık hiçbir isteği yarım kalmasın.”

Kulluk’un kızına parktan gönderdiği mesaj ise tüm direnişçi işçilerin ortak sesi niteliğinde:

“İnşallah en kısa zamanda geleceğim kızım. Beni merak etme, ben çok iyiyim. Dimdik ayakta duruyorum burada. Birlikte kazanacağız.”

Yağmur altındaki o kucaklaşma, Ankara’nın kalbinde bir babanın evladına verdiği “onurlu bir gelecek” sözü olarak yankılanmaya devam ediyor.

EYLEMDE SON DURUM: “HAKLARIMIZI ALSAYDIK EVİMİZE GİDERDİK”

Açlık grevindeki işçiler, Bakanlığın 36 milyon TL’lik kısmi ödeme açıklamasının ardından kamuoyunda “tüm hakların ödendiğine” dair yanlış bir algı oluştuğunu belirtiyor.

Yayılan iddialara tepki gösteren işçiler, kendilerini desteğe gelen insanlara şunları söylüyor:

“Yalan yanlış haberlere kimsenin inanmasını istemiyoruz. Bu haberlerden kaynaklı bize tepkili olanlar olabilir. Özlük haklarımızın tamamını almış durumda değiliz. Maaşlarımızın sadece kısmi ödemelerini aldık. Yalan yanlış haberlerle halkın aklını bulandırmak istiyorlar. Haklarımız gerçekten ödenmiş olsaydı, biz zaten burayı terk eder, helalleşir, evimize, çoluk çocuğumuzun yanına giderdik.”