İzmir’in 37 yıllık imar çıkmazı İnciraltı

İzmir’de her seçim döneminin en büyük vaadi İnciraltı, yaklaşık 40 yıldır imar tartışmasıyla gündeme geliyor. Bir yanda mülk sahipleri, diğer yanda kentin son yeşil alanını korumaya kararlı meslek odaları var.

Sinan Keskin
Meslek hayatına 2000 yılında Yeni Asır Gazetesi'nde muhabir olarak başladı. Sonrasında Günebakan ve Haber Ekspres gazetesi ile NTV İzmir Bürosu'nda muhabir olarak görev yaptı. 2006 yılında...

İzmir’in 37 yıllık imar düğümü İnciraltı, Mayıs 2026’daki plan revizyonuyla yeniden gündeme geldi. Kentin ‘yeşil nefesi’ ve son tarım alanlarından olan İnciraltı için 12 Mart 2026 tarihli cumhurbaşkanlığı kararıyla ‘Turizm Merkezi’ statüsünün kaldırılması, bölgenin ‘karma kullanım’ esaslı yeni bir planlama sürecine girmesinin önünü açtı. Ardından Mayıs 2026’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İzmir-Manisa Planlama Bölgesi’nin ‘anayasası’ sayılan 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nda kritik bir revizyona gitti. Bu hamle, yıllardır ‘üst ölçekli planlara aykırılık’ gerekçesiyle mahkemelerden dönen planlar için ‘yeni bir hukuki zemin mi, yoksa nihai çözüm mü?’ tartışmasını beraberinde getirdi. Sürecin bir yanında tarımın ve denizin buluştuğu bu mirası korumak isteyen meslek odaları; diğer yanında ise beş kuşaktır mülkiyet hakları için hukuk mücadelesi veren toprak sahipleri yer alıyor.

EXPO HAYALİNDEN GERÇEKLİĞE

İnciraltı’nın günümüze uzanan imar ve hukuk tartışmaları, 1989 yılında ‘Turizm Merkezi’ ilan edilmesiyle başladı. Bölgenin kaderini değiştiren en önemli dönüm noktası ise İzmir’in EXPO adaylıkları oldu. EXPO 2015 ve EXPO 2020 organizasyonları için ana sergi alanı seçilen İnciraltı’nda, bu süreçlerde bakanlıklarca imar planları hazırlandı ve özel kanunlar çıkarıldı. Ancak oylamaların kaybedilmesi üzerine açılan davalar neticesinde tüm planlar yargı tarafından iptal edildi.

EXPO süreçleriyle birlikte bölgede tarım da neredeyse bitme noktasına geldi. Günümüzde, ruhsatsız işletmeler ve metruk yapılar nedeniyle İnciraltı’nda güvenlik endişeleri yaşanıyor. Topraklarının artık tarıma elverişli olmadığını öne süren mülk sahipleri, kentin ortasındaki bu belirsizliğin bitmesini ve imar planlarının bir an önce tamamlanmasını talep ediyor. İnciraltı Gelişim Derneği Başkanı Tayfun Karabulut bölgenin imara açılmasının önünde hukuki bir engel kalmadığı iddiasında.

MADALYONUN DİĞER YÜZÜ: ‘İMARA AÇILMASI CİNNET OLUR’

Mülk sahiplerinin işaret ettiği ticari dönüşüm ve bakımsızlık tablosuna rağmen, kentin göbeğinde kalan bu son yeşil alanın imara açılmasına karşı çıkan meslek odaları itirazlarını sürdürüyor. Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Hakan Çakıcı, bölgenin tarım alanı vasfının korunmasını isterken; Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Koray Çetin Önalan 2020’de yaşanan İzmir depremine işaret ederek, İnciraltı’nın imara açılmak istenmesini ‘cinnet’ olarak nitelendiriyor.

Yaklaşık 40 yıllık bir geçmiş, onlarca imar değişikliği, davalar ve her defasında yeniden bozulan planlar… Bakanlığın son plan revizyonu sahada yeni bir hareketlilik getirse de, tarafların net duruşları ve uzlaşılması zor argümanları, İzmir’in kalbindeki bu kentsel ve hukuki tartışmanın daha uzun süre bitmeyeceğini gösteriyor.