İzmir neden kokuyor, sorun neden çözülemiyor?

İzmir’de yaz sıcaklarıyla birlikte konteyner çevresindeki koku, sinek ve haşere şikâyetleri artıyor. Uzmanlara göre sorun yalnızca çöplerin zamanında toplanmamasından kaynaklanmıyor; araç ve personel kapasitesinden aktarma istasyonlarına ve bertaraf tesislerinin yetersizliğine kadar uzanan atık yönetimi zincirindeki sorunlar kentin çöp meselesini büyütüyor.

Evrim Deniz
Türkiye’nin çeşitli illerinde gazetecilik yaptı ve Gazete Duvar, Bianet, 5Harfliler, Kadın İşçi ve Aposto gibi pek çok platformda haberleriyle yer aldı. Bağımsız gazetecilik anlayışını benimseyerek ekoloji,...

İzmir’de yaz aylarında yükselen sıcaklıklarla birlikte çöp konteynerleri çevresindeki koku, sinek ve haşere sorunu daha görünür hale geliyor. Kentin farklı mahallelerinde yaşayan yurttaşlar, çöplerin toplanmasının sorunu her zaman çözmediğini, konteyner çevresinde kalan yemek artıkları, eski mobilyalar ve diğer atıkların koku ve haşereyi artırdığını söylüyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2026 verilerine göre kentte günlük ortalama 4 bin 710 ton evsel atık toplanarak transfer istasyonlarından düzenli depolama tesislerine taşınıyor. Kentin uzun yıllar ana depolama alanlarından biri olan Harmandalı Düzenli Atık Depolama Tesisi’ne ise atık alımı durdurulmuş durumda.

Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Teknik Sorumlusu ve Çevre Mühendisi Selma Akdoğan, sorunun sokaktaki konteynerlerden ibaret olmadığını belirterek, atık yönetiminin toplama, transfer, değerlendirme ve bertaraf aşamalarının birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor.

“ÇÖP TENEKESİNE ULAŞMAK BİLE ZORLAŞIYOR”

Karabağlar Bahçelievler Mahallesi’nde market işleten Hasan A., özellikle konteyner çevresine bırakılan yemek artıklarının sinek ve pire sorununu artırdığını söylüyor. Çöp alanlarının çevresinde hamam böcekleri de gördüğünü belirten Hasan A., dükkânını her gün böcek ilacı ve sirkeyle temizlemesine rağmen sorunun sürdüğünü anlatıyor.

Hatay semtinde yaşayan 58 yaşındaki Gülcan Yelboğa ise bazı dönemlerde çöplerin günlerce alınmadığını belirtiyor. Konteynerlerin çevresinde yemek artıklarının yanı sıra eski mobilyaların da biriktiğini söyleyen Yelboğa, atıkların kimi zaman çöp tenekesine ulaşmayı dahi güçleştirdiğini ifade ediyor.

Konak Kılıçreis Mahallesi’nde yaşayan 29 yaşındaki Kardelen Özer de sorunun yalnızca konteynerlerin dolmasından kaynaklanmadığını söylüyor. Özer, çöpler alındıktan sonra çevrede kalan yemek artıkları ve eski eşyaların temizlenmediğini belirterek şöyle konuşuyor:

“İzmir’de her şey kokuyor. Deniz kokuyor, rögar kapaklarından kokular geliyor, hamam böcekleri çıkıyor. Bunlar yıllardır çözülmezken bir de çöp tenekeleri dolup taşıyor. Çöpler alınıyor ama etrafındaki eşyalar, mobilyalar ve yemek artıkları kalıyor. Belediyeyi ne kadar ararsak arayalım, çöpler bir şekilde alınsa bile yıkama yapılmadığı için o koku olduğu gibi eve doluyor.”

“KOKUDAN CAM AÇAMIYORUZ”

Konak Muratreis Mahallesi’nde yaşayan Aydın Karaman ise özellikle yaz aylarında konteynerlerin çevresinde sinek ve haşerenin arttığını belirtiyor. Daha önce Buca’da yaşadığını ve benzer sorunlarla farklı ilçelerde de karşılaştığını söyleyen Karaman, konteynerin evine yakın olması nedeniyle kokunun içeri kadar geldiğini anlatıyor:

“Yazın özellikle çöp tenekelerinin yanından geçmek bile güç. Şu anki evim çöp tenekesine yakın. Defalarca yerinin değiştirilmesi için başvurduk ama değişmedi. Kokusu eve kadar geliyor. Sinek ve haşere de var. Bu sıcakta cam açamıyorum.”

Bornova’da yaşayan üniversite öğrencisi Hilal Yılmaz da İzmir’e Uşak’tan geldiğini ve kentteki temizlik sorunuyla karşılaşınca şaşırdığını söylüyor. Yılmaz, geçen ay evinde pire sorunu yaşadığını belirterek, meselenin yalnızca bireysel temizlikle çözülemeyeceğini ifade ediyor:

“Türkiye’nin en büyük şehirlerinden birinin daha temiz olmasını beklerdim. Yazın çöp tenekesi binanıza yakınsa hayat gerçekten zorlaşıyor. Mesele sadece çöplerin toplanması değil. Konteyner çevresinde kalan yemek artıkları ve bırakılan mobilyalar da sorun yaratıyor. Geçen ay evde pire sorunu yaşadık, günlerce temizlik yaptık. Ama bu yalnızca evi temizleyerek çözülecek bir şey değil.”

SICAKLIK ÇÜRÜMEYİ HIZLANDIRIYOR

Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Teknik Sorumlusu ve Çevre Mühendisi Selma Akdoğan’a göre yaz aylarında sıcaklıkların yükselmesi, atıklardaki organik maddelerin daha hızlı bozunmasına ve buna bağlı olarak koku ve sinek problemlerinin artmasına neden oluyor.

Akdoğan, özellikle sebze ve meyve atıklarının yoğun olduğu yaz döneminde bu etkinin daha belirgin hale geldiğini belirterek yalnızca çöplerin toplanmasının yeterli olmadığını vurguluyor.

Akdoğan’a göre düzenli toplamanın yanı sıra konteynerlerin ilaçlanması, gerektiğinde temizlenip dezenfekte edilmesi ve sızıntı sularının çevreye yayılması halinde konteyner çevresinin temizlenmesi gerekiyor.

Ancak uzmanlara göre İzmir’in çöp sorunu, konteynerlerin temizliğiyle sınırlı değil.

SORUN YALNIZCA ÇÖP KAMYONUNDA DEĞİL

Evsel atıkların toplanmasından ilçe belediyeleri, toplanan atıkların değerlendirilmesi ve bertarafından ise İzmir Büyükşehir Belediyesi sorumlu.

Akdoğan, ilçe belediyelerinin toplama hizmetini düzenli yürütmeye çalıştığını ancak personel ve araç kapasitesindeki sorunların toplama sıklığını etkileyebildiğini belirtiyor. Bunun yanı sıra aktarma istasyonlarının kapasitesinin dolması ve bu istasyonlardan atık tesislerine yapılan transferlerde yaşanan aksaklıkların da toplama hizmetini olumsuz etkileyebildiğini söylüyor.

Akdoğan, İzmir’de nüfus artışıyla birlikte atık miktarının da yükseldiğine dikkat çekerek atık yönetiminin yalnızca toplama aşamasından ibaret olmadığını belirtiyor:

“Toplanan atıkların ayrıştırılması, geri kazanımı, enerjiye dönüştürülmesi ve bertarafı planlı bir bütünlük içerisinde ele alınmalıdır.”

İzmir’de günlük ortalama 4 bin 710 ton evsel atığın yönetilmesi, bu zincirin kapasitesini daha kritik hale getiriyor.

HARMANDALI’NIN KAPANMASI KAPASİTE SORUNUNU BÜYÜTTÜ

İzmir’in atık yönetimindeki en önemli sorunlardan biri ise bertaraf kapasitesi.Kentin uzun yıllar ana depolama alanlarından biri olan Harmandalı Katı Atık Düzenli Depolama Alanı’na atık alımının durdurulduğunu belirten Akdoğan, tesisin plansız kentleşme nedeniyle zaman içerisinde kentin içinde kaldığını, kapasitesinin sınırına ulaştığını ve yaşanan heyelan sorunları nedeniyle kapatıldığını ifade ediyor.

Akdoğan’a göre mevcut tesisler, hem konumları hem de kapasiteleri açısından İzmir’in ürettiği tüm evsel katı atığı karşılamaya yetmiyor.

Bu nedenle kentin farklı noktalarında, atıkların taşınacağı mesafeler de dikkate alınarak birden fazla atık değerlendirme tesisinin kurulması gerektiğini söyleyen Akdoğan, yeni tesislerin yer seçiminin ise başlı başına önemli bir sorun olduğunu belirtiyor.

Jeolojik yapı, su kaynaklarına yakınlık, yerleşim alanlarına uzaklık, koku, gürültü ve toz gibi çok sayıda kriterin değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Akdoğan, katı atık tesisleri için uygun yer bulunmasının birçok belediyenin ortak sorunu olduğunu ifade ediyor. Yerel düzeyde siyasi ve toplumsal tartışmaların da yeni tesislerin kurulma süreçlerini zaman zaman tıkayabildiğine dikkat çekiyor.

İzmir’de yaz aylarında yurttaşların karşılaştığı koku, sinek ve haşere sorunu, böylece yalnızca dolu konteynerlerin değil, kentin bütün atık yönetimi sisteminin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.

Sokakta çöplerin zamanında toplanması kadar konteynerlerin temizliği, çevrede bırakılan atıkların kaldırılması, transfer istasyonlarının kapasitesi ve bertaraf tesislerinin yeterliliği de sürecin parçalarını oluşturuyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı’na konuya ilişkin sorularımızı yönelttik. Ancak yanıt alamadık.