Temel Conta’da sendika düşmanlığı kayıt altında!

İzmir’de otomotiv sektörüne conta üreten Temel Conta’da Petrol-İş üyesi 16 işçinin 10 Aralık 2024’te başlattığı grev, 595 gün sonra sona erdi. Grev sürecinde üretimin başka tesislere kaydırıldığı, yeni işçilerin işe alındığı ve grevci işçilerin yaptığı işlerin başka çalışanlara yaptırıldığı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettiş raporlarına da yansıdı. İşçiler grevi sonlandırırken hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı.

Temel Conta, kamuoyunun gündemine 595 gün süren greviyle birlikte otomotiv sanayisinin önemli tedarikçilerinden biri olması nedeniyle de geliyor. Şirket, internet sitesinde 1974 yılında İzmir Pınarbaşı/Işıkkent’te üretime başladığını, bugün otomotiv ve farklı sektörlere yönelik conta ve sızdırmazlık çözümleri ürettiğini belirtiyor.

Silindir kapak contaları, emme ve egzoz manifold contaları, kauçuk-mantar-metal contalar ve çok katmanlı çelik contalar üreten şirket, ürünlerinin binek ve hafif ticari araçların yanı sıra ağır ticari araç, traktör ve iş makinelerinde kullanıldığını belirtiyor. Şirketin internet sitesine göre üretimin yüzde 70’i ihraç ediliyor. Temel Conta ayrıca Ford Q1 sertifikasına sahip olduğunu ve bunu Türkiye’de conta sektöründe alan ilk ve tek firma olduğunu ifade ediyor. Müşteri portföyünde ise Ford Otosan, BMC, Türk Traktör, Tümosan, Tesla ve çeşitli otomotiv firmaları bulunuyor.

Petrol-İş Sendikası, Temel Conta’da 595 gün süren grevin ardından hazırladığı raporda sendikalaşma ve toplu iş sözleşmesi sürecinin yanı sıra grev boyunca yaşananları ve hukuki mücadeleyi ayrıntılı biçimde ele aldı. Raporda özellikle grevin fiilen etkisizleştirilmesine yönelik uygulamalar ve bunlara ilişkin Bakanlık müfettişlerinin tespitleri dikkat çekiyor.

Petrol-İş’in raporuna göre grev başladıktan sonra başka fabrikadan işçi nakledildi, 29 yeni işçi işe alındı, üretim kalıpları ve makineler başka tesislere taşındı, grevci işçilerin yaptığı işler başka çalışanlara verildi. Bakanlık müfettişleri iki ayrı incelemede grev kırıcılığı tespit ederek işverene idari para cezası uygularken, İzmir 4. İş Mahkemesi de işverenin grev kırıcılığı yaptığı sonucuna vardı.

 

SENDİKALAŞMA 2023’TE BAŞLADI

Temel Conta’daki son sendikal mücadele 2023’te başladı. Rapora göre işçilerin sendikaya yönelmesinde düşük ücretler, yoğun çalışma temposu, sosyal hakların yetersizliği, iş sağlığı ve güvenliği sorunları ile işyerindeki yönetim anlayışına yönelik tepkiler etkili oldu.

Kemalpaşa’daki petro-kimya işkoluna bağlı işyerinde Petrol-İş, 18 Eylül 2023’te 21 işçinin 16’sını örgütleyerek yüzde 76’lık çoğunluğa ulaştı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 20 Ekim 2023’te olumlu yetki tespiti yaptı. İşverenin itirazı üzerine süreç yargıya taşındı. İtiraz mahkemelerce reddedildi ve karar 10 Haziran 2024’te kesinleşti. Petrol-İş’e kesin yetki belgesi ise 16 Ağustos 2024’te verildi.

Toplu iş sözleşmesi görüşmeleri için işverenin masaya gelmemesinin ardından süreç uyuşmazlıkla sonuçlandı. Petrol-İş 13 Kasım 2024’te grev kararı aldı ve grevin 10 Aralık’ta başlamasını kararlaştırdı.

GREV BAŞLADI, İŞÇİ TAKVİYESİ GELDİ

10 Aralık 2024’te Kemalpaşa’daki işyerinde 16 işçi iş bıraktı. Greve katılanların 12’si kadın, 4’ü erkekti. Fabrika önüne grev çadırı kuruldu ve “Bu işyerinde grev vardır” pankartı asıldı.

Ancak rapora göre grevin başlamasıyla birlikte üretimin sürdürülmesine yönelik uygulamalar devreye girdi.

Grev kararından bir gün sonra Pınarbaşı fabrikasından 11 işçi Kemalpaşa’daki işyerine nakledildi. Bakanlık müfettişlerinin incelemesinde bu naklin grevin etkisini azaltma amacı taşıdığı yönünde değerlendirmeye yer verildi.

Müfettiş raporlarına göre grev ilanının yapıldığı tarihte Kemalpaşa işyerinde 23 işçi çalışıyordu ve bunların 18’i sendika üyesiydi. Grev ilanından sonra ise 29 yeni işçi işe alındı.

Çapak alma, conta basımı, kumlama, boyama ve mantar kesimi gibi grevdeki işçilerin yaptığı bazı işlerin yeni işe alınan işçilere ve Pınarbaşı fabrikasındaki çalışanlara yaptırıldığı tespit edildi.

Böylece grevin ekonomik etkisini azaltan ilk fiili uygulamalardan biri, üretimde çalışacak işgücünün başka bir fabrikadan takviye edilmesi ve yeni işçilerin işe alınması oldu.

MAKİNELER, KALIPLAR VE HAMMADDELER BAŞKA TESİSE TAŞINDI

Grev sürecinde üretimin başka işyerlerine kaydırılması da devam etti.

Rapora göre 2025 yılının başında Kemalpaşa’daki üretim kalıpları, makineler ve hammaddeler başka tesise taşınmaya başlandı. Bakanlık müfettişleri, daha önce Kemalpaşa’da yapılan bazı işlerin Pınarbaşı fabrikasında sürdürüldüğünü tespit etti.

Temel Conta’nın Pınarbaşı/Işıkkent’teki conta üretim tesisinin yanı sıra Kemalpaşa’da contalık malzemeler üreten entegre bir tesisi bulunuyordu. Grev sürecinde şirket Torbalı Pancar’da da yeni bir işyeri açtı.

17 Ocak 2026’da Kemalpaşa’daki üretim araçları ve hammaddelerin Pancar’daki yeni tesise taşınması üzerine işçiler grev çadırını da yeni işyerinin önüne taşıdı.

Bu kez de grevin kendiliğinden sona erip ermeyeceği tartışması ortaya çıktı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, işyerinin başka bir adrese taşınmasının kanuni grevi sona erdirmeyeceği yönünde görüş bildirdi. Bakanlığa göre grev hakkı yeni adreste de devam ediyordu.

İKİ AYRI DENETİMDE GREV KIRICILIĞI TESPİTİ

Petrol-İş, grev sırasında üretimin grevde olmayan işçilere ve başka işyerlerine kaydırıldığı gerekçesiyle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na iki kez başvurdu.

Bakanlık müfettişlerinin yaptığı incelemelerde grev kırıcılığı olarak değerlendirilen uygulamalar tespit edildi ve işverene iki kez idari para cezası uygulandı.

Sendika ayrıca Şubat 2025’te grev kırıcılığın tespiti ve önlenmesi amacıyla İzmir 4. İş Mahkemesi’nde dava açtı.

Mahkeme 3 Mart 2026 tarihli kararında Temel Conta işvereninin 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 68. maddesine aykırı biçimde grev kırıcılığı yaptığı sonucuna vardı. Ancak söz konusu uygulamaların sona erdirilmesine yönelik talepleri reddetti.

Karar istinafa taşındı. İstinaf başvuruları 25 Haziran 2026’da reddedildi. Sendika bunun üzerine 8 Temmuz’da temyiz başvurusunda bulundu.

GREV ÇADIRI DA ÜRETİM TESİSİYLE BİRLİKTE TAŞINDI

Temel Conta grevinin 595 güne yayılmasının nedenlerinden biri de işyerinin ve üretimin süreç içinde farklı adreslere kayması oldu. İşçiler, grev hakkının yeni işyerinde de devam ettiğini savunarak grev çadırını üretimin taşındığı Pancar’daki tesisin önüne taşıdı.

Böylece grev yalnızca fabrika kapısında bekleme eylemine dönüşmedi; işçilerin grev hakkının fiilen kullanılabilmesi için yeni üretim adreslerinin önünde de sürdürülmek zorunda kaldığı bir sürece dönüştü.

GREVCİ İŞÇİLER HAKKINDA ŞİKÂYET VE SORUŞTURMALAR

Raporda grevci işçilerin karşılaştığı fiili engellerin yalnızca üretimin sürdürülmesiyle sınırlı olmadığı da belirtiliyor.

Rapora göre 23 Ocak 2025’te grevde olmayan işçilerden birinin grevci işçilerin üzerine araç sürdüğü ve tehditte bulunduğu ileri sürüldü. 16 Mayıs 2025’te ise grevci işçilere yönelik fiziksel saldırı yaşandığı belirtildi.

İşçiler ayrıca grev süresince çok sayıda şikâyet ve soruşturmayla karşı karşıya kaldı. Sendikanın raporuna göre müzik dinlemek, slogan atmak, pankart asmak ve halay çekmek gibi eylemler de şikâyet konusu oldu.

Grev çadırının çevresine yerleştirilen kameralarla işçilerin gözetlendiği iddiası da raporda yer aldı.

İşveren yetkilileri hakkında ise sendikal faaliyetlerin engellenmesi ve grev kırıcılığı iddialarıyla iki ayrı suç duyurusunda bulunuldu. Rapora göre Temmuz 2026 itibarıyla bu soruşturmalar hakkında henüz iddianame düzenlenmemişti.

595 GÜN SONRA GREV SONA ERDİ

Temel Conta işçileri 9 Temmuz 2026’da yaptıkları değerlendirme toplantısında grev nöbetini sonlandırma ve hukuki mücadeleyi sürdürme kararı aldı. Petrol-İş de 27 Temmuz’da grevin sona erdirildiğini açıkladı.

Böylece 10 Aralık 2024’te başlayan grev 595 gün sonra sona erdi.

Petrol-İş, grevin sona ermesinin ardından yaptığı açıklamada mücadelenin sendikal ve hukuki alanda devam edeceğini duyurdu.