Balya’da madenler büyüyor, yaşam alanları daralıyor

Bir zamanlar madencilik sayesinde nüfusu 50 bini aşan Balya, bugün altın, gümüş, kurşun ve çinko madenleri ile mermer ocakları ve RES projelerinin baskısı altında.

Ahmet Engin Yavuz
1980 yılında gazetecilik mesleğine başladı. Ekspres, Yeni Asır, Bulvar, Günaydın, Sabah, Birgün ve Dokuz Eylül gazetelerinde muhabir, editör ve temsilci olarak görev yaptı. İzmir Yerel Haber...

1939 yılına kadar Fransız şirketlerinin çinko ve kurşun madenlerini işlettiği, nüfusu bir zamanlar 60 bine kadar yükselen Balıkesir’in Balya ilçesi, yıllar sonra yeniden altın, gümüş, kurşun ve çinko madenleriyle, mermer ocakları tarafından yaşanmaz hale getiriliyor.

Bin 800 nüfuslu ilçenin Belediye Başkanı Orhan Gaga, “Nüfusu zaten yaşlı olan ilçemizden göç etmesini istemediğim gençler ve para kazanmak isteyen esnaf ile, çevreye ve doğaya onarılamayacak zararlar verdiğini bildiğim madenciler arasında çaresizim” dedi

 Osmanlı’nın son dönemlerinden 1930’lu yılların sonuna kadar bölgede çinko ve kurşun madeni çıkaran Fransız madenciler tarafından sömürülen ve geriye bırakılan 4 milyon ton pasa (Zehirli atık) ile tahrip edilen Balıkesir’in Balya ilçesi, yıllar sonra yeniden madencilerin tehdidi altında. 

Çevresi verimli tarım arazileri ve ormanlarla çevrili ilçe, 2009 yılında yeniden 800 hektarlık alanda siyanürle çinko ve kurşun üretimine başlayan maden işletmesi, yakında üretime geçmesi beklenen altın ve gümüş madeni, sayıları şimdiden 10’a ulaşan mermer ocakları ile yakında kurulması beklenen rüzgar türbinleri tarafından kuşatılıyor. Bütün bu işletmelere verilen ruhsat sahasının genişliği şimdiden 2 bin 800 hektara (28 milyon metrekare) ulaştı. 

Edinilen bilgilere göre Fransızlar’ın 1939 yılına kadar çinko ve kurşun ürettiği bölgede, Eczacıbaşı Holding’in Esan Madencilik Şirketi 2009 yılında yeniden üretime başladı. Alınan izinlerle tesislerin çalışma sahası genişletildi ve ruhsat sahası 800 hektara çıkarıldı, bölgenin en önemli akarsuyu Kocaçay’ın vadisine siyanürle üretimden arta kalan suyun akıtılacağı büyük bir atık barajı inşa edildi. 

2006 yılında bir tek madenin bulunmadığı Balıkesir’in en yeşil ilçelerinden Balya son 15 yıl içinde madencilerin işgal ettiği, suyu, toprağı, havası hızla kirlenen bir yerleşim yerine dönüştü.

SİYANÜRLE KURŞUN ÜRETİMİ 

Avrupa’nın en derin madenleri arasında yer alan işletmede 850 metre derinlikteki üretim kuyularından yılda 2.2 milyon ton zengin sülfürlü cevher çıkarılıyor. Bu cevher siyanürle yüzdürme yöntemiyle işlenerek yılda 130 bin ton çinko ve kurşun konsantresi üretiliyor. Üretilen metaller 50 ülkeye ihraç ediliyor. 

İlçenin Karlık Köyü yakınlarında da bin 724 hektar genişliğindeki sahada yılda 3 milyon ton cevheri siyanürle işleyerek 15.5 ton altın ve 37.3 ton gümüş üretmeyi hedefleyen Altınordu Madencilik şirketi son hazırlıklarını tamamlıyor. Yılda 370 ton siyanür kullanarak altın ve gümüş elde edilmesi planlanan maden sahasındaki ormanlarda 20 bin ağacın kesimi sürüyor. Planlamaya göre madende ilk altın gelecek yıl başında elde edilecek. 

Bu arada Balya ilçesinin çevresini kuşatan mermer ocaklarının sayısı da artıyor. Kocacami, Akpınar, Patlak, Kocaköy ve Kavakalan köylerini de kapsayan 25 kilometrelik bir hat boyunca açılan mermer ocaklarına her geçen gün bir yenisi ekleniyor. ÇED engeline takılmamak için başlangıçta 25 hektarlık alanda üretime başlayan mermer ocakları kısa sürede kapasite artışı ile 100 hektarlık alanlara yayılıyor. 

“GENÇLERİMİZ İŞ ARIYOR” 

“İlçemizde yaş ortalaması yüksek. İş bulamayan gençler şehirlere göç ediyor. Gençler gitsin istemiyoruz. Bu yüzden gençlerin iş umudu ile bölgemize onarılamayacak zararlar veren maden işletmeleri arasında çaresiz kaldık” diyen Balya Belediye Başkanı Orhan Gaga ise şöyle konuştu: 

“Bin 800 nüfusumuz var. Gençler ilçemizi terk etmesin diye belediye olarak üzerimize düşeni fazlasıyla yaptık. Çeşitli hizmetler için 104 kişiyi istihdam edebildik. Belediyemizde çalışanların tamamı Balyalı. Çinko ve kurşun madeni ilçemizde 1800’lü yıllardan beri varmış. Maden ilçe halkının geçim kaynağı olmuş. İlçe nüfusu bir ara 50 bini aşmış. Hastane, okullar, barlar varmış Balya’da. 1930’ların sonunda maden kapanmış. 4 milyon ton zehirli atığı burada bırakıp gitmişler. İlçemizin çevresi ormanlarla kaplı, halkın imkanları kısıtlı, tarım ve hayvancılık yapılıyor. 2009 yılında çinko ve kurşun madeni yeniden açıldı. İlçemiz halkından birçok kişiyi tesislerde istihdam ettiler. Zaten tamırcisinden, manavına kadar herkesin umudu maden. Kamyoncularımız kooperatif kurdu, madende hafriyat taşıyorlar. Maden işletmesi yönetimi ile alışverişlerini Balya ilçesi esnafından yapmaları için anlaştık. Maden sayesinde esnafımızın cebine birkaç kuruş fazla para girmeye başladı. Biz belediye yönetimi olarak ilçe esnafı ve iş umudu olan gençler ile bu tesislerin yarattığı kirliliğin arasında çaresiz durumdayız. Balya çevresinde yaşayanların yüzde 70’i kanser hastalığından ölüyor. Toprağımız, suyumuz, havamız kirleniyor bunun farkındayız. Yılda 130 bin ton çinko-kurşun konsantresi üretiliyor. 850 metre derinlikte tünellerde çalışıyorlar. Ama milyonlarca ton zehirli maden atığı 100 yıl önce olduğu gibi yine doğaya terkediliyor.” 

TARLALARA DA EL KOYUYORLAR 

Balya’nın çevresine mermer ocaklarının da açılmaya başladığını hatırlatan Başkan Gaga şunları ekledi: 

“Mermer ocakları bölgemizin su kaynaklarının üzerinde. Bu durum artık bir devlet politikası. Hemen ÇED olumlu raporu verip ruhsat sahası tahsis ediyorlar. Şimdilik çalışmaya başlayan 3-4 mermer işletmesi var ama onlarcası sırada biliyoruz. Bunlar yetmezmiş gibi dağlarımızda RES projeleri başladı. Tarım alanlarımıza da göz diktiler. Halk yıllardır geçimini sağladığı topraklarını vermemek için direniyor ama Ankara’dan acele kamulaştırma kararı gelince tarlalara hemen el koyuyorlar.” 

4 MİLYON TON ATIK BIRAKTILAR 

Belgelere ve buluntulara göre Balya çevresinde kurşun madenciliği antik çağlarda Perikles döneminde başladı. Truva Antik Kenti’nde bulunan kurşun nesnelerin Balya’dan çıkarılan madenlerden yapıldığı tahmin ediliyor. Bölgeye Osmanlı’nın son döneminde 1892 yılında Fransız şirketleri geldi ve 1930’lu yılların sonuna kadar çinko ve kurşun çıkardılar. Üretilen cevher kurulan dekovil hattı ile Akçay limanına taşınıyordu. Küçük İstanbul olarak adlandırılan ilçede o yıllarda sinema bile vardı. Fransızlar maden için enerji elde etmek üzere Mancılık Köyü yakınlarında termik santral kurdu. Böylece Balya İstanbul’dan bile önce elektriğe kavuşan ilk Anadolu kentlerinden biri oldu. 

Madenin kapanmasından sonra işsiz kalan binlerce kişi çalışmak üzere başka madenlerde çalışmak üzere bölgeden göç etti. Geriye eski tesislerin ve binaların kalıntıları ile derin bir vadiye bırakılmış 4 milyon ton zehirli ağır metal içeren maden atığı (Pasa) kaldı. Bu atık hala su ve hava ile birleşip hala çevreyi kirletmeye, insan sağlığını tehdit etmeye devam ediyor.