Karh Cezaevi’ndeki 184 IŞİD’li Ankara’da, sırada Rusafa’daki 250 kadın var

Bağdat’taki Karh Merkez Cezaevi’nde tutulan ve aralarında Ankara Katliamı sanıklarının da dahil olduğu 184 Türkiye vatandaşı IŞİD’linin tamamı Ankara’ya getirildi. Ankara şimdi Rusafa Cezaevi’nde tutulan yaklaşık 250 Türkiye vatandaşı kadının sevkine hazırlanıyor.

Hale Gönültaş
Fakülte stajıyla Cumhuriyet Ankara Büro'da 1992 yılında başladı. Kadrolu olarak Cumhuriyet, Evrensel, Sabah ATV (Dinç Bilgin dönemi), Vatan gazetelerinde savunma, radikal İslami yapılanmalar alanında çalıştı. Çatışmalı...

Bağdat’taki Karh Merkez Cezaevi’nde tutulan 184 Türkiye vatandaşı IŞİD’linin tamamı Ankara’ya getirildi. İşlemleri tamamlanan bazı IŞİD’liler Türkiye’deki ailelerini aradı. Ankara’ya geldiklerini söyledi: ‘Türkiye’ye getirildim. Şu anda Ankara’dayım.’

4 Eylül’deki haberinde Karh’taki 184 kişilik gruptan ilk grubun Ankara’ya getirildiğini duyurmuştu. Ankara’ya sevkler sonraki günlerde devam etti. Bugün itibariyle listenin tamamı Ankara’da.

Türkiye’ye getirilenlerle ilgili işlemler sürüyor. Haklarında açık soruşturma, dava ya da yakalama kararı bulunanların ilgili illere gönderilmesi bekleniyor. 184 kişilik listede Türkiye’nin yıllardır süren IŞİD soruşturma ve davalarından tanıdığı isimler de var. Bunlardan biri, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nın firari sanığı Savaş Yıldız.

Firari sanıklar yönünden süren 10 Ekim Ankara Gar Katliamı davasının bir sonraki duruşması 25 Eylül’de görülecek. Yıldız’ın duruşmaya çıkarılıp çıkarılmayacağı henüz bilinmiyor.

El-Hol Kampı'ndan genel görünüş/shafaq.com
El-Hol Kampı’ndan genel görünüş/shafaq.com

MAHKEME İKİ KEZ ADRES VE ÜLKE BİLGİSİ İSTEDİ

Savaş Yıldız’ın adına Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin açık yazışmalarında da rastlanıyor. Dava dosyasındaki belgelere göre mahkeme, 6 Mayıs 2026’da Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığına yazı gönderdi. Mahkeme, Suriye’den Irak’a sevk edildikleri yönünde bilgi bulunan ve haklarında yakalama emri olan firari sanıkların iade işlemlerinin başlatılabilmesi için adres veya ülke bilgisini istedi. Savaş Yıldız bu isimlerden biriydi. Yanıt gelmeyince mahkeme 7 Temmuz’da ikinci kez yazı gönderdi. Savaş Yıldız’ın adı ikinci yazıda da yer aldı.

Dava dosyasında açık yazışmaların yanı sıra “GİZLİ” ibareli kurumlar arası yazışma da bulunuyor.

ADIYAMAN, İSTANBUL VE ADANA DOSYALARINDAN İSİMLER

184 kişilik listede Türkiye’deki başka IŞİD soruşturmalarından bilinen isimler de bulunuyor. Mahmut Gazi Tatar’ın adı Mustafa Dokumacı çevresinde oluşan Adıyaman grubuna ilişkin soruşturmalarda geçti.

Suruç saldırısının ardından hazırlanan olası canlı bombalar listesine alınan Tatar, bir dönem İçişleri Bakanlığının terörden arananlar listesinde mavi kategoride aranıyordu. İlyas Aydın da listede yer alıyor. IŞİD içinde “Ebu Ubeyde” kod adını kullanan Aydın’ın gerçek kimliği yıllardır biliniyordu.

Aydın, 2019 yılında Haseke’nin Rimelan ilçesinde tutulduğu cezaevinde bir grup gazeteciyle görüştü. İstanbul IŞİD Ana Davası iddianamesinde Aydın’ın örgütün İstanbul yapılanmasında yönetici düzeyinde faaliyet yürüttüğü ileri sürüldü.

Listede Burak Hazar da bulunuyor. Hazar’ın adı Adana’daki IŞİD yapılanmasına ilişkin soruşturmalarda geçti. Emniyet kayıtlarında “Sanayi Grubu” olarak geçen çevreden bazı isimler 2014’ten itibaren Suriye’ye giderek IŞİD’e katıldı. Hazar da Suriye’ye geçen isimlerden biriydi.

Karh’taki 184 kişinin tamamının Türkiye’ye getirilmesiyle Tatar, Aydın ve Hazar da Türkiye’ye getirildi.

BAZI IŞİD’LİLER KİMLİKLERİNİ VE TABİİYETLERİNİ GİZLEDİ

Kürt güçleri; Suriye’de IŞİD’in kontrolündeki bölgeleri ele geçirdikçe yakalanan örgüt mensuplarını Kuzeydoğu Suriye’deki cezaevlerine götürmüştü. Türkiye’den IŞİD’e katılanlar da farklı tarihlerde bu cezaevlerine konulmuştu. Mart 2019’da Bağuz’un düşmesiyle IŞİD Suriye’de kontrol ettiği son toprak parçasını da kaybetmişti. Ancak örgüt mensuplarının Kuzeydoğu Suriye’deki cezaevlerine götürülmesi Bağuz’dan yıllar önce başlamıştı.

Cezaevlerindeki Türkiye vatandaşlarının tespitinde sorunlardan biri, bazı IŞİD mensuplarının gerçek kimliklerini ya da tabiiyetlerini gizlemesiydi. Daha önce ulaştığımız bilgilere göre bazı Türkiye vatandaşları yakalandıktan sonra başka ülkelerin vatandaşı olduklarını beyan etti.

Arapça ve Farsçayı iyi konuşan bazı kişilerin kendilerini Suriyeli veya İranlı olarak tanıttıkları, Darice ve Peştuca bilen bazı kişilerin ise Afganistan vatandaşı olduklarını söyledikleri belirlendi.

Tabiiyetin gizlenmesi örgüt mensuplarının kullandığı yöntemlerden biri. Bu durum, Türkiye’deki soruşturma ve dava dosyalarında adı bulunan kişilerle Kuzeydoğu Suriye cezaevlerindeki tutukluların eşleştirilmesini zorlaştırıyor.

BEŞ AİLEDEN DNA ÖRNEĞİ ALINDI

Türkiye’de yıllardır yürütülen IŞİD soruşturmalarında, örgüte katılan çok sayıda kişinin adı yer alıyordu. Şüpheli ve sanık listeleri, yakalama kararları, dava dosyaları ile nüfus ve aile kayıtları bu kişilerin kimliklerinin belirlenmesinde önemli kaynaklardı. Türkiye’de gerçekleştirilen IŞİD saldırılarının firari sanıklarının isimleri de biliniyordu.

Ancak cezaevlerinde farklı veya eksik kimlik bilgileriyle kayıtlı bazı kişilerin gerçek kimliklerinin teyit edilmesi gerekiyordu. Bu haber kapsamında, yakınları daha sonra Irak’a sevk edilen beş aileyle yüz yüze görüşüldü. Beş aile de Aralık 2023 ile Ocak 2024 arasında ilgili kurumlar tarafından kendilerinden DNA örneği alındığını anlattı. Ailelerden alınan örneklerden oluşturulan DNA profilleri Emniyet kayıtlarına işlendi.

SEVKTEN ÖNCE KİMLİKLER YENİDEN İNCELENDİ

Kuzeydoğu Suriye’deki cezaevlerinde tutulan binlerce IŞİD mensubunun Irak’a sevkine Ocak 2026’da başlandı. 23 gün içinde 5 bin 700’den fazla yetişkin erkek IŞİD tutuklusu Irak’a gönderildi. Sevk öncesinde Türkiye vatandaşı olduğu değerlendirilen tutukluların kimlikleri de incelendi. Edinilen bilgiye göre bağımsız denetçilerin de yer aldığı çalışmada tutuklulardan alınan DNA profilleri, Türkiye’de ailelerden daha önce alınarak Emniyet kayıtlarında tutulan profillerle karşılaştırıldı. Kimlik tespitinde tutukluların beyanları, cezaevi kayıtları, Türkiye’deki adli kayıtlar, nüfus ve aile bilgileri ile DNA eşleşmeleri birlikte değerlendirildi.

Nihai Irak listesinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı 184 kişi yer aldı. 184 kişilik Irak listesi Türkiye’deki IŞİD dosyalarıyla karşılaştırıldığında, on yılı aşkın süredir firari olan bir isim de listede çıktı: Savaş Yıldız.

SIRADA RUSAFA’DAKİ KADINLAR VAR

Karh’taki sevkin tamamlanmasının ardından Ankara, Bağdat’taki Rusafa Cezaevi’nde tutulan Türkiye vatandaşı kadınların Türkiye’ye getirilmesine hazırlanıyor.

Edinilen bilgilere göre Rusafa’da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu belirlenen yaklaşık 250 kadın bulunuyor. Kadınların büyük bölümü 2017’den bu yana Irak’ta tutuluyor. Aralarında Irak mahkemelerince idam, müebbet ve uzun süreli hapis cezalarına çarptırılanlar var.

Türkiye’ye getirilmelerine yönelik hazırlık Eylül 2025’te başladı. Adalet ve güvenlik birimlerinden oluşan Türk heyeti Bağdat’a giderek kadınlarla tek tek görüştü. Parmak izleri ve fotoğraflar ile Türkiye’deki nüfus kayıtları, Irak’taki cezaevi kayıtlarıyla karşılaştırıldı.

Çalışmaya, anneleriyle birlikte cezaevinde kalan çocuklar da dahil edildi. Çocuklardan DNA örnekleri alındı. Anneleriyle soy bağları ve babalarının vatandaşlıkları incelendi. Çocukların babalarının 14 farklı ülkenin vatandaşı olduğu belirlendi. Irak’ta doğan çocukların doğum, nüfus ve vatandaşlık kayıtları ayrıca ele alındı.

Edinilen bilgiye göre Türkiye vatandaşı kadınların eylül ayı içinde Türkiye’ye getirilmesi planlanıyor. Rusafa’da anneleriyle birlikte kalan çocukların aynı sevkle Türkiye’ye getirilip getirilmeyeceği henüz bilinmiyor.

ETİKETLER