İzmir-Çanakkale karayolu kenarına yerleştirilen levhada “Eşinizden sonra göreceğiniz en harika yer” diye tanıtılan ve yaz mevsiminde serinlemek isteyen on binlerce kişinin ziyaret ettiği Nebiler Köyü yakınındaki Aşıklar Şelalesi, bölgede üretim yapan Çukuralan Altın Madeni’nin atık sularının tehdidi altında.
Çevre örgütlerine göre, Bergama’da yılda 170 milyon ton toprak işleyerek 2,5 – 3,7 ton saf altın elde eden Çukuralan Altın Madeni’nin kadmiyum, arsenik ve civa içeren atık suları sit alanında yer alan koruma altındaki Aşıklar Şelalesi’ne kadar ulaşıyor.
ZEHİRLİ ATIK SU ŞELALE VE OVAYA ULAŞIYOR
Ege Çevre Platformu (EGEÇEP) Eşsözcüsü Süleyman Eryılmaz’ın verdiği bilgiye göre, 2010 yılında açılan maden önce açık ocaklarda, daha sonra yeraltında üretime başladı. İçinde altın ve gümüş gibi değerli metaller barındıran cevherin, yerin yüzlerce metre altındayken hiçbir etkileşime girmediğini belirten Eryılmaz “Bu halde insan sağlığına bir zararı yok. Ancak hafriyat işlendikten sonra elde edilen cevher hava ve suyla temas ederek tehlikeli hale gelir. Arsenik, civa, kadmiyum gibi ağır metaller açığa çıkar” hatırlatmasında bulundu.

Çukuralan Altın Madeni’nde yılda 170 milyon ton toprak işlendiğini ve yaklaşık 500 bin ton cevher elde edildiğini belirten Eryılmaz, oluşan riski şöyle anlattı:
“Cevherin parçalanması ve ufalanması için yapılan işlemler sırasında yılda yaklaşık 600 bin metreküp su kullanıldığını biliyoruz. Maden işletmesi işlemlerden sonra oluşan bu atık suyu Çekek ve Müsellim derelerine bırakıyor. Çekek Deresi de Dikili’deki Aşıklar Şelalesi’ni besliyor. Atık suların bir kısmı Dikili ve Ayvalık ovalarını sulayan 79,4 milyon metreküp su kapasiteli Madra Barajı’na ulaşıyor. Madra Barajı’ndan verilen suyla beslenen tarlalarda domates, salatalık, biber, mısır ve ayçiçeği yetiştiriliyor. Halk da bu sebzeleri alıp tüketiyor. Atık suyun içinde cevherin hava ve suyla temas etmesi sonucunda açığa çıkan bol miktarda arsenik, civa ve kadmiyum gibi ağır metaller var. Bu maddeler insan sağlığı için çok tehlikeli. Aşıklar Şelalesi’ndeki işletmeciler de bu tehlikenin farkında değil. Aşıklar Şelalesi’nden akan sular şimdiye kadar tahlil edilmedi. Dikili Belediyesi ya da İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü’nün bir an önce detaylı tahlil yapması gerekiyor.”

YER ALTI SULARI DA TEHLİKEDE
Bergama Çevre Platformu Başkanı Erol Engel de madende cevher elde etme işleminde kullanılan suyun arsenik, kadmiyum, nikel, kobalt ve civa gibi zehirli maddeler içerdiğini belirterek, şu uyarıda bulundu:
“Biz platform olarak bu konuda yasal başvurularımızı yaptık, endişelerimizi bildirdik. Mahkeme şirkete uyarı yazma kararı aldı. Ama sonuç alınamadı. Madenin yaklaşık 1000 metreden çıkarıp kirlettiği suyun bir bölümü Aşıklar Şelalesi’ne bir bölümü Madra Barajı’na gidiyor. Hem çevreyi kirletiyorlar hem de tek kuruş para ödemeden yeraltı sularını tüketiyorlar. Bu altın madeni yüzünden bölgenin yeraltı suları da tehlikede.”
VERİLER KAMUOYUNA AÇIKLANMALI
Çevre Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Teknik Sorumlusu Selma Akdoğan ise açılan davalarla ÇED olumlu belgeleri iptal edilmiş olmasına rağmen madenin faaliyetlerine devam ettiğine dikkat çekti.
Maden sahasının Dikili ve Bergama çevresinin en önemli içme, kullanma ve sulama suyu ihtiyacını karşılayan Madra Barajı havzasında yer aldığını vurgulayan Akdoğan “Sızıntılar ve atık suların karışması halinde havzada ağır metal kirliliği riski bulunmaktadır. Oluşan atık suların yüzeysel sulara karışması halinde yeraltı sularına da sızma ve kirletme riski var. Bu risklerin giderildiğine dair kamuoyu ile paylaşılmış kapsamlı bir veri ve izleme sonucu bulunmamaktadır. Aksine atıksuların derelere deşarj edildiği ve kirliliğin arttığı konusunda iddialar bulunuyor. Bu aşamada Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından iddialar araştırılmalı, su, toprak ve havayla ilgili kapsamlı izleme verileri kamuoyu ile paylaşılmalıdır” dedi.



