Kadınların şiddet gördükleri erkeklerden ayrılması, şiddetin her zaman sona erdiği anlamına gelmiyor. Tehdit, takip, ekonomik baskı ve barınma hakkının engellenmesi, boşanmanın ardından kadınları kontrol altında tutmanın araçlarına dönüşebiliyor.
Kocaeli’nin Darıca ilçesine bağlı Emek Mahallesi’nde yaşayan Emine Akçam da Ferdi Sağır’dan boşandıktan sonra ekonomik şiddet ve barınma güvencesizliğiyle karşı karşıya kaldığını anlatıyor.
Akçam, 2009 yılında evlendiği Sağır’ın kendisine yıllarca fiziksel ve psikolojik şiddet uyguladığını, boşanmak istediğinde ise kezzap saldırısı ve ailesini öldürmekle tehdit edildiğini söyledi. Tehditlere rağmen 2022 yılında boşanma davası açan Akçam’ın evliliği, 4,5 yıl süren yargılamanın ardından iki ay önce sona erdi.
Ancak boşanma kararı Akçam ve çocukları için şiddetin sona ermesi anlamına gelmedi. Akçam’ın anlatımına göre Sağır, mahkemenin çocuklar için belirlediği nafakayı ve hükmettiği tazminatı ödemedi. Ardından da Akçam’ın iki kızıyla yaşadığı evin 10 gün içinde boşaltılması için noter aracılığıyla ihtarname gönderdi.
“ÇOCUKLARIMIN YANINDA DA ŞİDDET UYGULADI”
Evlendiği günden itibaren şiddete maruz kaldığını anlatan Akçam, ayrılma girişimlerinin tehditlerle engellendiğini söyledi:
“2009 yılında görücü usulüyle evlendik. Evlendiğimden beri sürekli şiddete maruz kaldım. Çocuklarım daha doğmadan boşanmak istedim. Yüzüme kezzap atmakla ve ailemi öldürmekle tehdit etti. Daha sonra iki kızımız oldu. Bu kez de çocuklarımla tehdit edildim. Beni çocuklarımın yanında, sokakta, gittiğimiz lokantada, her yerde dövdü.”
Akçam, şiddetin ardından tehdit edilerek ortak konuta dönmeye zorlandığını belirtti:
“Her şiddet gördüğümde tehditlerle beni eve geri getirdi. Yıllarca yaşadıklarıma daha fazla dayanamadım ve 2022 yılında boşanma davası açtım. Boşanma sürecinde de fiziksel ve psikolojik şiddet devam etti.”
FERDİ SAĞIR ELEKTRONİK KELEPÇEYLE İZLENİYOR
Akçam’ın başvuruları üzerine Ferdi Sağır hakkında birden fazla uzaklaştırma kararı verildi. Son olarak Sağır’ın elektronik kelepçeyle izlenmesine karar verildi.
Elektronik kelepçe nedeniyle Sağır’ın kendisine ve çocuklarına yaklaşamadığını belirten Akçam, buna karşın şiddetin farklı biçimlerde sürdüğünü söyledi.
Akçam’ın aktardığına göre mahkeme, iki çocuğun her biri için aylık 6 bin lira nafaka ile toplam 200 bin lira maddi ve manevi tazminata hükmetti. Ancak Sağır bu ödemeleri yapmadı.
Akçam, biri 10, diğeri 12 yaşında olan iki kızının bakımını sosyal hizmetlerden aldığı 11 bin liralık destekle karşılamaya çalışıyor. Düzenli bir işi bulunmayan Akçam, çocuklarının okul ve temel yaşam giderlerini karşılayabilmek için ev ve merdiven temizliğine gidiyor.

BİRLİKTE ALDIKLARI EVDEN ÇIKMASI İSTENDİ
Akçam, boşanmanın kesinleşmesinden sonra Sağır’ın kendisine noter aracılığıyla ihtarname gönderdiğini anlattı. İhtarnamede, iki çocuğuyla yaşadığı evi 10 gün içinde boşaltması istendi.
Evin 2010 yılında evlilik devam ederken ortak imkânlarla alındığını söyleyen Akçam, kendi altınlarını ve çalışarak biriktirdiği parayı da ev için kullandığını belirtti:
“Bu ev ona babasından kalmadı. Birlikte aldık. Düğünde bana takılan altınları ve çalışırken biriktirdiğim parayı verdim. Ailem evin ferforjelerini yaptırdı, kombisini taktırdı. Evlilik sürerken evi satmasını önlemek için tapuya şerh koydurdum. Şimdi beni iki kızımla birlikte bu evden çıkarmaya çalışıyor.”
“BİLDİĞİM VE KENDİMİ GÜVENDE HİSSETTİĞİM YER BURASI”
Akçam, yaşadığı mahalleden ayrılmasının kendisi ve çocukları açısından yalnızca bir taşınma anlamına gelmeyeceğini söyledi. Yıllardır yaşadığı mahallede insanları tanıdığını ve bu nedenle kendisini daha güvende hissettiğini belirtti:
“Gidebileceğim bir yer yok. Bildiğim yer bu mahalle. Buradaki insanları tanıdığım için kendimi güvende hissediyorum. Kızlarımın okula hangi yoldan gidip geldiğini biliyorum. Başka bir yere gidersek ne yapacağımızı ve nasıl yaşayacağımızı bilmiyorum.”
Akçam, yaşadığı şiddete rağmen Ferdi Sağır’ın ceza almadığını, hakkında uygulanan tek tedbirin elektronik kelepçe olduğunu söyledi. Yaşadıklarını kamuoyuna anlatmasının ardından şiddet tehdidinin artmasından da endişe ettiğini dile getirdi:
“Yardım çağrımı görüp gelip bana ve kızlarıma zarar vermesinden korkuyorum. Artık korkmadan, çocuklarımla huzur içinde yaşamak istiyorum.”
“KIZLARIMLA SOKAKTA KALMAK İSTEMİYORUM”
Akçam, güvenliğinin sağlanması, ödenmeyen nafaka ve tazminatın tahsil edilmesi ve ev üzerindeki hakkının korunması için yetkililere çağrıda bulundu:
“Bir mesleğim olsaydı belki bunların hiçbirine katlanmak zorunda kalmazdım. Bu evdeki hakkımın korunmasını istiyorum. Evi elimizden alırlarsa kızlarımla nereye gideceğim? Çocuklarımla sokakta kalmak istemiyorum. Yetkililerin bizi görmesini ve sesimizi duymasını istiyorum.”