6 Şubat depremlerinin ardından kadınların regl ürünlerine erişememesiyle görünür hale gelen sağlık ve hijyen krizinden doğan “Regl Çemberi”, bugün regl dostu alan haritası ve sohbet botu özellikleriyle menstrüel adalet alanında dijital bir dayanışma ağı kurmayı hedefliyor.
Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler, kadınların afet dönemlerinde temel ihtiyaçlara erişimde yaşadığı eşitsizlikleri de görünür hale getirdi. Deprem bölgesinde regl ürünlerine erişimin aksamasıyla ortaya çıkan hak ihlallerinden yola çıkan Toplumsal Cinsiyet Eşitliği İçin Dijital Çözümler Derneği’nin (Femin-Up) sosyal girişimi “Regl Çemberi”, bugün regl dostu alan haritalaması ve sohbet botu özellikleriyle bir “kız kardeşlik ağı” kurmayı hedefliyor.
DEPREM BÖLGESİNDE REGL ÜRÜNLERİNE ERİŞİM SAĞLIK KRİZİNE DÖNÜŞTÜ
Femin-Up Yönetim Kurulu Başkanı Halide Olgun Ak, depremin ardından birçok kentte yaptıkları saha çalışmalarında kadınların benzer deneyimler anlattığını söylüyor. Ak, görüştükleri kadınların büyük bölümünün “Deprem oldu, sabaha karşı regl oldum” diyerek yaşadıkları zorlukları aktardığını belirtiyor.
Regl ürünlerinin günlerce ulaştırılamamasının yalnızca hijyen sorunu yaratmadığını ifade eden Ak, bunun zamanla sağlık hakkı ihlaline dönüştüğünü; enfeksiyon gibi ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıktığını vurguluyor. Bu gözlemler sonrası harekete geçtiklerini anlatan Ak, Regl Çemberi’nin tam da bu ihtiyaçtan doğduğunu söylüyor.
Ak, regl deneyiminin özellikle stres, korku ve travma anlarında daha yoğun yaşandığını, depremin de bunu tetiklediğini anlatıyor. Saha çalışmalarında görüştükleri birçok kadının “Deprem oldu, sabaha karşı regl oldum” dediğini aktaran Ak, afetin ilk günlerinde regl ürünlerine erişimin neredeyse tamamen kesildiğini söylüyor.

Kadınların temel hijyen ürünlerine ulaşamadığı için ağır koşullarla baş etmek zorunda kaldığını belirten Ak, “Yıkılan evlerden perdeleri kesip ped yerine kullanan kadınlar olduğunu öğrendik. Enfeksiyon yaşayanlar vardı. Regl ürünlerine erişememek, doğrudan sağlık hakkı ihlaline dönüştü” diyor.
Yaşananları gördükten sonra Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Merve Olgun ile birlikte harekete geçmeye karar verdiklerini ifade eden Ak, 2023 yılının Kasım ayında Femin-Up’ın dernekleşme sürecine girdiğini anlatıyor. Başlangıçta regl konusunda atölye çalışmaları planladıklarını söyleyen Ak, zamanla bu fikrin dijital dayanışma ağına dönüştüğünü ve “Regl Çemberi” platformunun böyle ortaya çıktığını belirtiyor.
“KONU GÖRÜNÜRLÜK KRİZİ ETRAFINDA ŞEKİLLENİYOR”
Ak’a göre mesele yalnızca regl ürünlerine erişememek değil asıl sorun “menstrüel adalete” erişilememesi. Menstrüel adaletin, herkesin regl deneyimini sağlıklı, güvenli ve eşit koşullarda yaşayabilmesi anlamına geldiğini söyleyen Ak, kavramın yalnızca genç kadınları değil, kadın mahpusları, engelli kadınları ve kırılgan grupları da kapsadığını vurguluyor.
Ak, dünyada uzun süredir “regl tabusu” ve “regl yoksulluğu” kavramlarının tartışıldığını ancak regl yoksulluğunun çoğu zaman ped fiyatları ya da ekonomik erişim gibi başlıklara sıkıştığını ifade ediyor. Menstrüel adalet yaklaşımının ise daha bütünlüklü bir perspektif sunduğunu belirten Ak, yaşanan sorunun aynı zamanda büyük bir “görünürlük krizi” olduğunu fark ettiklerini söylüyor.

Bu farkındalıkla Türkiye’nin farklı şehirlerinden kadınların regl deneyimlerini anlattığı bir paylaşım çalışması yaptıklarını aktaran Ak, birbirinden farklı hayatlar yaşayan kadınların aslında benzer sorunlarla mücadele ettiğini gördüklerini anlatıyor. “Kadınlar yoğun regl ağrıları yaşıyor ama bunu gizliyor. Pedlerini saklıyorlar. Hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam etmeleri bekleniyor” diyen Ak, regl deneyiminin toplumsal olarak görünmez kılındığını ifade ediyor.
Ak, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) ve Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) raporlarının da bu görünmezlik sorununa dikkat çektiğini belirtiyor. Sorunun yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda bilgiye erişim meselesi olduğuna dikkat çeken Ak, bu nedenle bilgiyi demokratikleştirmeyi hedeflediklerini söylüyor.
REGL ÇEMBERİ DİJİTAL BİR KIZ KARDEŞLİK AĞI OLMAYI AMAÇLIYOR
Bu süreçte Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Merve Olgun’un uzmanlığından da yararlandıklarını anlatan Ak, Regl Çemberi’nin zamanla genç kadınların kolayca anlayabileceği bir bilgi platformuna dönüştüğünü ifade ediyor. Platformda yalnızca regl döngüsüne değil; beden farkındalığına, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara ve menstrüel sağlığa ilişkin bilgilere de yer verildiğini söylüyor.
Şu an App Store ‘dan indirilerek kullanabilen Regl Çemberi iki ana özellik sunuyor; sohbet botu(chatbot) ve regl dostu alan haritalaması. Sohbet botu özelliğiyle önceden belirlenmiş sorulara yönelik cevaplar uzman doktorların cevaplarıyla otomatik yanıtlanıyor. Ak, bu özellikle kişilerin doğru bilgiye ulaşılmasının amaçlandığını, bedenleriyle ilgili alacakları cevaplardan kimsenin korkmaması gerektiğini şu şekilde ifade ediyor:
“İlk aşamada önleyici sağlık olarak kişi ne sorun yaşadığını bilsin, korkmasın yaşadığı deneyimden, bu regl de olabilir, cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon da olabilir, HPV’de olabilir, herhangi bir sebeple bedeninde yaşadığı deneyimden korkmamasını sağlamak.”
Ak, toplumsal tabular veya cinsel normlar nedeniyle doktora gitmekten çekinenlerin olduğunu, ayrıca devlet hastanelerinde bilgilerin kayıt altına alınması ailelerin görme ihtimali nedeniyle de endişe yaratabileceğinden bu nedenle de çekimser kalınabildiğini, özel hastanelerin ise dezavantajlı gruplar için ekonomik açıdan zorlayıcı olduğunu anlatıyor. Bu alanların yokluğuyla bilginin internette arandığı noktalarda ise arama motorlarının direkt tanı koyabildiğini hem yanlış yönlendirme yaparak hem de kişinin kendi bedeninden korkmasına sebebiyet verebildiğini söylüyor.
Ak, bedenleri üzerinde söz hakkı zayıflatılan ve bu nedenle kendi bedenine yabancılaşmaya itilen kadınların varlığına dikkat çekiyor. Menstrüel sağlık ve beden bilgisine erişimin bir hak meselesi olduğunu vurgulayarak, “Regl Çemberi uygulaması tam da bu haklara erişimi güçlendirmek üzere bu noktalarda devreye giriyor” ifadesini kullanıyor.
Regl Çemberi’nin dikkat çeken özelliklerinden biri de “regl dostu alan haritası.” Halide Olgun Ak, kullanıcıların uygulama üzerinden bulundukları konumu işaretleyerek mekanları regl dostu olup olmamasına göre değerlendirebildiğini anlatıyor. Kullanıcılar harita üzerinde bir noktaya basılı tutarak, beş soruluk kısa bir değerlendirme formunu gülen, nötr ya da üzgün yüz ifadeleriyle yanıtlıyor. Böylece mekanların hijyen koşulları, erişilebilirliği ve kullanıcı deneyimi açısından regl dostu olup olmadığı ortak bir veri ağıyla görünür hale geliyor.
Ak, bedenleri üzerinde söz hakkı zayıflatılan ve bu nedenle kendi bedenine yabancılaşmaya itilen kadınların varlığına dikkat çekiyor. Menstrüel sağlık ve beden bilgisine erişimin bir hak meselesi olduğunu vurgulayarak, “Regl Çemberi uygulaması tam da bu haklara erişimi güçlendirmek üzere bu noktalarda devreye giriyor” ifadesini kullanıyor.
“ANONİM BİLGİ ERİŞİMİ GENÇ KADINLAR İÇİN GÜVENLİ ALAN YARATIYOR”
Üniversite üçüncü sınıf öğrencisi İdil Altun uygulamanın en önemli yönlerinden birinin anonim şekilde bilgiye erişim sağlaması olduğunu söylüyor. Regl Çemberi’ni özellikle regl döngüsünü takip etmek için kullandığını anlatan Altun, chatbot özelliği sayesinde regl sürecine ilişkin güvenilir bilgilere ulaşabildiğini belirtiyor.
“Regl döngümü takip edebiliyorum, kanama yoğunluğu yaşadığımda bu konuda hakkında bilgi alabiliyorum. Özellikle adet düzensizliği yaşadığım dönemlerde bedenimdeki değişimleri daha yakından gözlemlememi sağlıyor. Bu süreç bedenimle kurduğum ilişkiyi güçlendirdi” diyen Altun, uygulamanın kendisini daha güvende hissettirdiğini ifade ediyor.
Altun’a göre uygulamanın en güçlü yanlarından biri de kapsayıcı dili. Özellikle “myths vs facts” bölümünde regl deneyiminin yalnızca kadınlara özgü olmadığına dikkat çekildiğini söyleyen Altun, farklı kimliklerden kişilerin de regl deneyimi yaşayabileceğini anlatan içeriklerin önemli olduğunu düşünüyor. “Bu yaklaşım kendimi daha görünür ve anlaşılmış hissetmemi sağlıyor” diyor.
Regl dostu alan haritasının gündelik yaşamda da kolaylaştırıcı bir işlev gördüğünü anlatan Altun, uygulamanın genç kadınlar için güvenli bir alan sunduğunu belirtiyor. “Bulunduğumuz şehirde ihtiyaçlarımıza uygun mekanları görebilmek kamusal alanda daha rahat hareket etmemizi sağlıyor” diyen Altun, Regl Çemberi ile Femin-Up Derneği’nin toplumsal cinsiyet eşitliği ve menstrüel adalet çalışmalarında sahada yer aldığı süreçte tanıştığını aktarıyor.
Femin UP Derneği ve Regl Çemberi’ne özellikle tıbbi bilgi içeriklerinin hazırlanması sadeleştirilmesi konusunda destek verdiğini belirten Kadın Hastalıkları Doğum Uzmanı Op. Dr. Merve Olgun, kadın sağlığının yalnızca muayene ve tedavi süreçleriyle sınırlı olmadığını, bilgiye erişim ve mahremiyet, güvenli iletişim ve toplumsal tabularla da doğrudan ilişkili olduğunu söylüyor.
Regl görünmezliğinin en temel sorunlardan biri olduğunu belirten Olgun, bu sorunun sonucunda; regl ağrısının, adet düzensizliğinin, yoğun kanamanın, hijyen ürünlerine erişimin veya regl döneminde yaşanan ruhsal fiziksel değişimlerin çoğunlukla görmezden gelindiği veya normalleştirildiğini aktarıyor.
Regl görünmezliğinin yol açtığı “normalleştirme” sorununa dikkat çeken Olgun, endometriozis ve dismenore gibi tıbbi açıdan değerlendirilmesi gereken durumların, çoğu zaman “her kadının yaşadığı normal ağrı” olarak görülerek göz ardı edilebildiğini belirtiyor. Olgun, bu yaklaşımın yalnızca şiddetli regl ağrılarının değil, düzensiz kanama, aşırı kanama ya da uzun süre adet görememe gibi klinik açıdan önemli belirtilerin de yeterince ciddiye alınmamasına yol açtığını ifade ediyor.
Regl Çemberi’nin, bu tür sorunlara karşı bireylerin yaşadığı belirtileri daha iyi anlamalarına yardımcı olmayı ve ne zaman takip edilmesi ya da bir uzmana başvurulması gerektiğine dair farkındalığı artırmayı hedeflediğini de vurguluyor.
