“Ev sahibi oldular, giderleri karşılayamıyorlar”

Diyarbakır’ın Oğlaklı bölgesindeki deprem konutlarına yerleşen yurttaşlar; aidat, ortak gider, farklı su ve doğal gaz bedelleri ile yüksek gecikme faizlerinin bütçelerini zorladığını söylüyor. Kent merkezine ulaşımın saatler sürdüğünü belirten sakinler, konutların teslim edilmesinin barınma sorununu tek başına çözmediğine dikkat çekiyor.

Ensar Özdemir
Gazetecilik mesleğine lise yıllarında Malatya’da başladı. 2006–2014 yılları arasında Anadolu Ajansı Yurt Haberleri servisinde Malatya, Adana, Diyarbakır ve Hatay’da adliye muhabiri olarak görev yaptı. 2014–2018 yıllarında...

Depremde evlerini kaybeden binlerce yurttaş, aradan geçen üç yılın ardından yeni konutlarına yerleşti. Ancak Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Oğlaklı’daki deprem konutlarında yaşayanlar, bu kez yüksek aidatlar, ortak giderler ve farklı kalemlerde düzenlenen faturalarla karşı karşıya kaldı.

Diyarbakır Valiliğinin 2025 yılı sonu verilerine göre Oğlaklı’da yapımı planlanan 13 bin 190 deprem konutunun tamamı tamamlandı. Bunlardan 10 bin 664’ü için kura çekilirken, 8 bin 340 konutun anahtarı hak sahiplerine teslim edildi. Valilik, bölgede yaklaşık 6 bin ailenin yaşamaya başladığını açıkladı.

Ancak yeni yerleşim alanında hayat, konutların teslim edilmesiyle düzene girmedi. Oğlaklı sakinleri, daha önce karşılaşmadıkları aidat ve ortak giderlerin yanı sıra ulaşım ve altyapı sorunlarının da yaşamlarını zorlaştırdığını anlatıyor.

“BORÇ BİR HAFTADA 8 BİN LİRADAN 13 BİN LİRAYA ÇIKTI”

Oğlaklı’da yaşayan 68 yaşındaki Aysun Bayram, aidatların nasıl hesaplandığını bilmediklerini ve gecikme bedellerinin kısa sürede ana borcu aşabildiğini söyledi.

Geçen kış atık su, sıcak su ve içme suyu bedellerinin yanı sıra elektrik, iki ayrı doğal gaz faturası ve aidat için yaklaşık 10 bin lira ödediğini belirten Bayram, yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Gecikmiş aidatlarım vardı. Sekiz bin liralık borcumu kapatmak için yönetime gittim. Bir hafta içinde borcun 13 bin liraya çıktığını öğrendim. Şaşkınlık içinde eve döndüm. Bu faiz oranıyla borcumu nasıl kapatacağım? Depremde evimi kaybettim, çocuklarımla kendimizi sokağa attık. Orada da kiracıydım, burada da kiracıyım. Hayatım boyunca ödemediğim kadar çok faturayı burada ödüyorum.”

Sıcak suyun güneş enerjisi sistemiyle sağlanması gerektiğini söyleyen Bayram, sistemin arızalı olduğu ve bu nedenle doğal gaz kullanıldığı bilgisinin verildiğini aktardı:

“Üç ayrı su bedeli neden ödüyoruz diye soruyoruz. Sıcak suyun güneş enerjisiyle sağlandığını söylüyorlar. Ancak sistem arızalı olduğu için suyun doğal gazla ısıtıldığını belirtiyorlar. Çocuklarım adeta yalnızca bu faturaları ödeyebilmek için çalışıyor.”

“ULAŞIM SORUNU ÇİLEYE DÖNÜŞTÜ”

Yaklaşık 16 ay önce Oğlaklı’ya taşınan Saim Bati de konutların yapılmaya başlandığı 2023 yılından bu yana birçok altyapı sorununun çözülemediğini söyledi. Aidatlara bir anda yüzde 30 zam yapıldığını belirten Bati, şikâyetlerini iletebilecekleri yetkili bir muhatap bulamadıklarını ifade etti.

Bölgedeki en ağır sorunlardan birinin ulaşım olduğunu anlatan Bati, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesine çok sayıda başvuru yaptıklarını ancak kayda değer bir iyileşme görmediklerini söyledi:

“Buradan Diyarbakır’ın herhangi bir noktasına ulaşmak için yaklaşık üç saatimizi yolda geçiriyoruz. Kent merkezine 15 kilometre uzaklıktayız ama en yakın hastaneye ulaşmak iki saati bulabiliyor. Ulaşım artık çileye dönüştü. Konut sahibi olduğum için mutluyum fakat yaşadığımız sorunlar hayatımızı çok zorlaştırıyor. Ne zaman çözüleceğini de bilmiyoruz.”

HAK SAHİPLERİ KONUTLARINI KİRAYA VERİYOR

Oğlaklı’da çok sayıda kiralık konut ilanı bulunduğuna dikkat çeken Bati, hak sahiplerinin bir bölümünün ulaşım güçlüğü nedeniyle bölgeye taşınmak istemediğini öne sürdü.

Bati, “Oğlaklı’da yaşayanların önemli bir bölümü kiracı. Konutların kiraya verilemeyeceği söylense de bazı hak sahipleri ulaşım ve yaşam koşulları nedeniyle buraya taşınmak yerine evlerini kiraya veriyor” dedi.

“KONUT TAKSİDİ 8 BİN, AYLIK GİDER 6 BİN LİRA”

Oğlaklı sakinlerinden Adnan Bayrak da eski evlerinde elektrik, su ve doğal gaz olmak üzere üç temel fatura öderken yeni konutlarda gider kalemlerinin arttığını söyledi.

İçme suyu, atık su ve sıcak su için ayrı bedeller ödendiğini belirten Bayrak, doğal gaz için de iki farklı ödeme çıkarıldığını anlattı:

“Üç ayrı su bedeli ödüyorum. Üstelik bunlar yüksek tutarlar. Biri su, biri atık su, biri sıcak su deniliyor. Doğal gaz için iki ayrı fatura, elektrik için bir fatura ve ayrıca aidat ödüyoruz. Aidatın miktarı da her ay değişiyor. Birkaç gün geciktiğinde çok yüksek bir gecikme bedeli ekleniyor.”

Deprem konutlarının aylık geri ödemesinin yaklaşık 8 bin lira olduğunu söyleyen Bayrak, yalnızca faturalar ve aidat için ayda yaklaşık 6 bin lira ödediğini belirtti:

“Bu şekilde devam ederse yakında konutun giderleri taksitini geçecek.”

“ANAHTARIN TESLİM EDİLMESİ BARINMA SORUNUNU ÇÖZMÜYOR”

Diyarbakır Barosu avukatlarından Devrim Barış Baran, meselenin yalnızca “depremzedeye konut yapıldı ve teslim edildi” yaklaşımıyla ele alınamayacağını söyledi.

Deprem konutlarına yerleşenlerin önemli bir bölümünün daha önce yüksek aidatların ve ortak giderlerin bulunmadığı mahallelerde yaşadığını hatırlatan Baran, yeni giderlerin yurttaşların kendi konutlarında yaşamalarını güçleştirdiğini ifade etti:

“Bir konutun teslim edilmesi kadar hak sahibinin o konutta yaşamını sürdürebilmesi de önemlidir. Konut kendilerine teslim edilmiş olmasına rağmen yüksek giderler nedeniyle kendi evinde oturmakta zorlanan insanlar var.”

Toplu yapılarda aidat ve ortak gider alınmasının hukuki bir dayanağı bulunduğunu belirten Baran, bu bedellerin gerçek bir hizmet karşılığında alınması, makul olması ve hesaplama yönteminin hak sahiplerine açıkça gösterilmesi gerektiğini söyledi.

Özellikle suyla ilgili farklı bedellerin açıklığa kavuşturulması gerektiğini vurgulayan Baran, “İki ya da üç ayrı su bedeli tahsil ediliyorsa bunların hangi hizmetlerin karşılığı olduğu açıklanmalı ve mükerrer tahsilat yapılıp yapılmadığı denetlenmelidir” dedi.

Yüksek gecikme bedellerinin depremzedeler açısından yeni bir ekonomik çıkmaza dönüştüğünü belirten Baran, ödenemeyen aidatların kısa sürede ağır bir borç yükü yaratabileceğine dikkat çekti:

“Hak sahibi giderleri ekonomik nedenlerle ödeyemediğinde borcun üzerine yüksek gecikme bedelleri ekleniyor ve ardından icra takibiyle karşılaşabiliyor. Başlangıçta ödenemeyen bir aidat ya da ortak gider, kısa sürede çok daha ağır bir borca dönüşüyor.”

Bu durumun sosyal devlet ilkesi bakımından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Baran, konut tesliminin tek başına yeterli olmadığını vurguladı:

“Depremde evini kaybeden bir yurttaşa barınması için konut veriliyor. Ancak yurttaş, o konutun giderlerini karşılayamadığında faiz ve icra tehdidiyle karşı karşıya bırakılıyor. Depremzedeye konut sağlamak önemli ama mesele anahtarı teslim etmekle bitmiyor. Asıl mesele, insanların kendilerine verilen konutlarda borç ve icra baskısı altında kalmadan yaşamalarını mümkün kılmaktır.”