Gadir-Hum: Tüm felaketlerin ardından bir kez daha

Deprem, yangın ve sel felaketlerinin ardından Hatay’da Arap Aleviler, Gadir-Hum Bayramı’nı bu yıl da büyük bir dayanışmayla kutladı.

Burcu Özkaya Günaydın
Başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin çeşitli illerinde gazetecilik yaptı. 2018’den beri Antakya’da yaşayan Özkaya, deprem sonrası afet gazeteciliği üzerine yoğunlaştı. Gazete Duvar, Yeşil Gazete, Anka Haber...

Her yıl dini takvime göre tarihi değişen Gadir-Hum Bayramı bu yıl 2 Haziran’a denk geldi. Suriye’de, Lübnan’da ve Türkiye’de özellikle Hatay, Adana ve Mersin’de yaşayan Arap Aleviler için yılın en önemli günlerinden biri bu.

İnanca göre bugün, Hz. Muhammed’in Hz. Ali’yi manevi önder olarak ilan ettiği gün. Ama Gadir-Hum yalnızca dini bir bayram değil; aynı zamanda bir kimliğin, hafızanın korunması ve birlikte yaşama kültürünün de hatırlanışı.

Nüfusunun büyük çoğunluğu Arap Alevi olan Hatay’ın Samandağ ilçesinde bayram coşkusu bir gün önceden başladı.

Mahalle aralarında ya da köylerde ekonomik gücü yerinde olan aileler Hırisi kazanlarını kaynattı.

Fakat en büyük kazanlar Samandağ’da Hz. Musa ve Hızır’ın buluştuğu yer olarak inanılan Hızır Türbesi’nde kuruldu. Samandağ Hz. Hızır Türbesi, deniz kıyısında yer alan ve Kur’an-ı Kerim’de anlatılan Hz. Hızır ile Hz. Musa’nın buluştuğu kutsal nokta olduğuna inanılan önemli bir inanç merkezi olarak kabul ediliyor.

HIRİSİ: EMEKLE VE DAYANIŞMAYLA PİŞEN YEMEK

Arife günü Hızır Türbesi’nde Hırisi yapımı için odunlar taşınıyor, buğday yıkanıyor, et hazırlanıyor. Saatler sürecek uzun bir gecenin hazırlığı yapılıyor. Anadolu’da keşkek, Ermenilerde “harisa” diye bilinen; Arap Alevilerinin ise Hırisi dediği yemek için insanlar bir araya geliyor.

Hırisi, odun ateşinde ağır ağır pişen bir yemek. Kazanın başında biri ateşi kontrol ediyor, biri karıştırıyor, biri buğdayla etin kıvamını tutturmaya çalışıyor. Çünkü Hırisi tek kişinin yapabileceği bir yemek değil. Emek istiyor, sabır istiyor, birlikte olmayı istiyor.

TÜRBELERDE DUALAR, SOFRALARDA BULUŞMALAR

Gece boyunca duman yükseliyor. Kazanların etrafında insanlar sohbet ediyor, çocuklar koşuyor, yaşlılar eski bayramları anlatıyor. Sabah olduğunda ise el birliğiyle Hırisi dağıtıma hazır hale getiriliyor; komşulara, ihtiyaç sahiplerine ve yoldan geçenlere ulaştırılıyor. Hırisiyi ne kadar fazla kişinin yemesi ve ne kadar çok haneye ulaşması sağlanırsa hayrının o kadar büyüyeceğine inanılıyor.

Bayram sabahı ise türbelerin yolu doluyor. Başta Samandağ’daki Hızır Türbesi olmak üzere insanlar ibadet yerlerine gidiyor. Mumlar ve bahhurlar (tütsü) yakılıyor, dualar ediliyor. Aileler büyük sofralarda buluşuyor, insanlar birbirini ziyaret ediyor.

“HALÂ BURADAYIZ”

Samandağ’da bu bayramın anlam depremden, yangınlardan ve sellerden sonra bugün artık daha da büyük. Çünkü insanlar bütün yıkıma rağmen kazanları yeniden kaynatıyor. Hırisi yeniden pişiyor. Türbelerde dualar yeniden yükseliyor.

Bir anlamda herkes birbirine aynı şeyi söylüyor:

“Hâlâ buradayız.”