İktidarın COP31 projesi, Üsküdar’da 10 yıldır var, hem de artık dijital

İktidar, Türkiye’nin dönem başkanı ve ev sahibi olacağı COP31 Konferansı’na “evsel atıkların, ambalaj atıklarından kaynağında ayrıştırılması” projesi ile hazırlanıyor. Oysa Üsküdar, bu projeyi yaklaşık 10 yıldır uyguluyor. Vatandaşlar salı ve cuma günleri sadece ambalaj atıklarını belirlenen noktalara bırakıyor. Belediye araçlara kamera takarak çöpleri dijital olarak takip etmeye de hazırlanıyor. Ayrıştırma İstanbul için şart, çünkü depo sahalarının 10 yıllık kapasitesi kaldı.

Melike Ceyhan
Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü'nden 2015'te mezun oldu.  Medyascope, Artı Tv, Halk Tv, KRT, Tele1'de çalıştı. Serbest gazetecilik yapıyor.

İktidar, Türkiye’nin dönem başkanı ve ev sahibi olacağı COP31 Konferansı’na “evsel atıkların, ambalaj atıklarından kaynağında ayrıştırılması” projesi ile hazırlanıyor. Oysa Üsküdar, bu projeyi yaklaşık 10 yıldır uyguluyor. Vatandaşlar salı ve cuma günleri sadece ambalaj atıklarını belirlenen noktalara bırakıyor. Belediye araçlara kamera takarak çöpleri dijital olarak takip etmeye de hazırlanıyor. Ayrıştırma İstanbul için şart, çünkü depo sahalarının 10 yıllık kapasitesi kaldı.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında düzenlenen ve ülkelerin iklim politikalarının değerlendirildiği Taraflar Konferansı’nın 31’incisi (COP31) bu yıl Türkiye’nin ev sahipliğinde yapılacak. Konferansta; karbon salımının azaltılması, kaynakların verimli kullanılması ve sürdürülebilir şehirlerin oluşturulması gibi başlıklar tartışılacak.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ev sahibi olarak hedefi ise iklim kriziyle mücadeleyi “yerelde” güçlendirmek. Karbon salımını, evsel atıkları kaynağında ayrıştırarak azaltmak. Henüz taslak aşamasındaki plana göre; her belediye tüm evlere iki ayrı renkte poşet dağıtacak. Hürriyet’in haberine göre iki günde bir evlerden toplanacak atıklar böylece birbirine karışmayacak; ambalaj atıklar ile atık gıdalar daha kaynağında birbirinden ayrılmış olacak.

Hükümetin “COP31 projesi” aslında İstanbul Üsküdar Belediyesi tarafından yıllardır uygulanıyor. 2016 yılından bu yana Üsküdar’da atıklar evde ayrıştırılıyor. Çöpler salı ve cuma günleri ayrı ayrı toplanıyor. Böylece haneler, sürece doğrudan dahil ediliyor.

“VATANDAŞ ÖNCE TEPKİ GÖSTERDİ, TOPLAMADIK”

15 yıldır Üsküdar Belediyesi’nde farklı çalışmalar yürüten Çevre Yüksek Mühendisi Fatma Ukşal’a göre, bu sistemle vatandaşın çöp çıkarma alışkanlıkları değişti:

“800’e yakın sokak personelimiz vardı. Önce konuyla ilgili hepsine eğitim verdik, ardından mahalle mahalle, sokak sokak, kapı kapı dolaşıp bu modeli anlattık. Salı ve cuma günleri sadece kâğıt, karton, plastik gibi ambalaj atıklarının, diğer günler çöplerin çıkarılmasını istedik. Vatandaş önce tepki gösterdi, salı ve cuma günleri evsel atık çıkaranlar oldu, toplamadık. Bir süre sonra alıştılar.”

“SİSTEM OTURDU, MAHALLELİ MEMNUN”

Kandilli Mahallesi Muhtarı Vildan Özbörü ise belediye ekiplerinin mahalleye ayda iki kez geldiğini ve bilgilendirme toplantıları düzenlediklerini söyledi. Özbörü’ye göre mahallede bu konuda bilinç oluştu, ambalaj atıklarının ayrıştırılması sistemi oturdu. Özbörü, “Mahalle sakinleri ambalaj atıklarını belirlenen noktalara bırakıyor, salı ve cuma günleri ekipler gelip düzenli şekilde alıyor” dedi.

ÇÖPLER İZLENECEK

Belediye, bu yıl itibarıyla bu sistemi dijitalleştirmeyi de planlanıyor. Plana göre, ambalaj atıklar toplama yapan araçlara takılacak kameralarla takip edilecek. Ukşal’ın verdiği bilgiye göre toplama araçları kameralarla sokakları ve caddeleri tarayacak. Araçlar, ambalajların biriktiği tespit edilen sokaklara girecek, ya da o sokaklara başka araç yönlendirilecek. Sahadaki araç yoğunluğu anlık olarak izlenebilecek. Vatandaş da atıklarını bıraktığı yerde işaretleme yapacak. Online olarak atık grafiğini hem vatandaş görecek hem belediye.

Kandilli Mahallesi Muhtarı ise evsel atık miktarının çok fazla olduğunu söyledi. Eşyaların sokağa bırakıldığını ve bunu her zaman anında fark edemediklerini belirtti. Özbörü, dijital takip sisteminin devreye girmesiyle birlikte bu tür durumların daha hızlı tespit edileceği görüşünde. Ona göre; yeni araç ve teknolojik sistemler sahadaki denetimi de kolaylaştıracak.

İSTANBUL’UN DEPO SAHASI 10 YIL DAHA DAYANIR

Ukşal’a göre; atık yönetiminde dijitalleşme, tercih değil zorunluluk. Zira kaynaklar sınırlı:

“Toplanan çöpler düzenli olarak depolama sahalarına gömülüyor. Ancak gömülecek alanlar giderek azalıyor. İstanbul’daki depo sahaları 10 yıla kadar atığı biriktirebilecek kapasiteye sahip. Ayrıca bu sahalar sızıntı suları ve metan gazı nedeniyle ciddi çevresel maliyetler oluşturuyor. Bu nedenle ne kadar ayrıştırabilirsek o kadar iyi. Ambalaj atıklarının çöp değil hammadde olduğunu unutmamak gerekir. İki kutu attığınızda çöpünüz dolar. Ama ayrıştırmaya başladığınızda her gün çöp çıkarmak zorunda olmadığınızı göreceksiniz.”

Çöp atık üretimindeki en büyük maliyet kalemi toplama, taşıma. Bununla ilgili atılan her adım ekonomik ve çevresel kazanıma dönüşüyor. Çevre Yüksek Mühendisi Ukşal, projenin yatırım maliyetinin yüksek görünmesine rağmen işletme maliyetlerinin düşük olduğunu, sistemin süreçleri kolaylaştırdığını söyledi.

Uygulamanın diğer belediyeler için de örnek olabileceğini ifade eden Ukşal, özellikle trafik yoğunluğu daha az, nüfusu görece düşük ve cadde-sokak yapısı uygun olan Anadolu belediyelerinde bu modelin daha rahat uygulanabileceğini belirtti.

APARTMAN GİRİŞLERİNE AYRIŞTIRMA ÜNİTESİ ÖNERİSİ

Yaklaşık 3 bin nüfuslu mahallede iki senedir muhtarlık görevini sürdüren Kandilli Muhtarı Vildan Özbörü, bu sistemin güçlenmesi için bir öneri getirdi:

“Sistemin güçlenerek yaygınlaşabilmesi için okul ve iş yerlerinde olduğu gibi apartman girişlerine ayrıştırmaya uygun üniteler koyulmalı. Bu hem mahallelinin sürece katılımını artırır hem de toplanan atıkların kalitesini yükseltir. Böylece belediyenin sahada yürüttüğü çalışmalar daha verimli hale gelir. Bu tür uygulamalar yaygınlaştıkça sıfır atık anlayışının da günlük hayatın bir parçası haline geleceğini düşünüyorum.”

Özbörü’ye göre; bu uygulamalar ve bilinçlendirme yine de tek başına yeterli değil. Atık yönetimi yasalarla desteklenmeli, bir yaptırımı olmalı.

PAZARDAN BAHÇEYE

Üsküdar’da dönüştürülen yalnızca ambalaj atıkları değil. Semt pazarlarında ortaya çıkan organik atıklar da komposta dönüştürülüyor. 2024’te çalışmalarına başlanan proje laboratuvar onaylamalarının ardından 2025 Eylül ayında hayata geçirildi. Ukşal, şunları söyledi:

“Bulgurlu semt Pazar yerimize bin ton kapasiteli kompost cihazımız var. Daha önce çöpe giden organik atıklar gün sonunda cihaza atılıyor. 24 saatte kullanılabilir toprak iyileştiricilerine dönüştürülüyor. Diğer pazarlardaki atıklar da buraya taşınarak aynı işlem tekrar ediliyor. Bir sonraki hafta personelimiz pazar yerinde vatandaşa önceki hafta toplanan atıkların kompostunu paketler halinde dağıtıyor. Böylelikle hem faydalı atıklar çöpe gitmemiş oluyor hem de bahçelerde çiçeklerde gübre gibi kullanılabiliyor.”

Üsküdar sakinlerinin yanı sıra Bayburt’tan İzmir’e pek çok belediyenin projeye ilgi gösterdiğini, söyleyen Ukşal, çevre dostu bu adımın sürdürülebilir yaşam anlayışını desteklerken aynı zamanda bilinçli tüketim kültürünü güçlendiren önemli bir örnek olduğunu ifade etti.