İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, 6 Ağustos 2025’te başlattığı planlı su kesintisi uygulaması 6 Şubat’ta sona erdi. İzmir Su Kanalizasyon İdaresi’nin (İZSU) kesinti uygulaması, başından itibaren “kuraklık” ve “azalan su kaynakları” gerekçelerine dayandırıldı. Peki İzmir’in su kaynakları nasıl azaldı? Barajları boşaltan İzmirli mi, maden ocakları mı?
İZSU’nun 2024 yılı verilerine göre İzmir’in baraj, gölet gibi yüzeysel su kaynaklarının toplam kapasitesinin yaklaşık yarısını tek başına Tahtalı Barajı sağlıyor. İZSU verilerine göre, barajın doluluk oranı 5 Şubat itibarıyla yüzde 10’du. Barajda doluluk oranının çok düşük seyretmesi yeni değil. 2024’te seviye o kadar düşmüştü ki, su altında kalan Bulgurca Camii, minaresi ile birlikte gün yüzüne çıkmıştı.
Kentin bir diğer su kaynağı Gördes’in doluluk oranı yüzde 4, 95. Baraj uzun yıllardır yapısal sorunları ile tartışılıyor. Dibinin delik olduğu, sızıntı nedeniyle su tutmadığı, inşaatının tamamlanmasından bir yıl sonra ortaya çıkmıştı.

Balçova Barajı’nın doluluk oranı yüzde 37,96’ya kadar yükseldi ancak yılın en yağışlı döneminde olduğumuzu unutmamak gerek. Güzelhisar Barajı’nın aktif doluluk oranı yüzde 54,22, Ürkmez Barajı’nın yüzde 31,7, Alaçatı Kutlu Aktaş Barajı’nın ise yüzde 36,97.
İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan’ın verdiği bilgiye göre İzmir’in su ihtiyacının sadece yüzde 26’sı barajlardan karşılanıyor. Erdoğan bir kıyaslama da yapıyor ve İzmir’in su konusunda Ankara ve İstanbul’a göre dezavantajlı olduğunu iddia ediyor. Çünkü bu illerde ihtiyacın yüzde 99’u barajlardan karşılanıyor. İzmir’de ise açığı su kuyuları kapatıyor.
Yine İZSU verilerine göre, İzmir’in saniyede 7 bin 500 litre suya ihtiyacı var. Günlük ihtiyaç 648 bin metreküp. TÜİK ise daha detaylı bir veri sunuyor. 9 Aralık 2025’te yayınlanan su ve atıksu istatistiklerine göre; “İzmir’de içme ve kullanma suyu şebekesine kişi başı günlük ortalama 215 litre su çekiliyor.” Bu rakam, 203 litre suyun çekildiği İstanbul’u bile geride bırakıyor. Listede 270 litre ile Ankara başa oturuyor.
İzmir’de yedi aydır her gün, 23.00 ile 05.00 saatleri arasında suyu kesilen dört kişilik bir aile, günlük 860 litre su tüketiyor. Bu aile ayda 25 bin 800 litre, yılda ise 309 bin 600 litre su harcıyor. Peki bu sayılar ne anlama geliyor?
258 BİN HANENİN SUYU KADAR KAYIP-KAÇAK
İZSU’nun 2024 yılı faaliyet raporuna göre kente yılda 314 milyon 457 bin 735 metreküp su veriliyor. 314,4 milyon metreküp suyun yaklaşık 26’sı kayıp/kaçak. Son kayıp/kaçak verileri ise kent merkezinde yüzde 24,9, kent genelinde ise yüzde 25,8. Yani İzmir’de 81,1 milyar litre su “kayboluyor” veya “kaçak kullanılıyor.” Bu miktar, dört kişilik 258 bin 362 hanenin bir günlük su ihtiyacına eşit. İZSU’ya göre bu, “iyi bir seviye.” Çünkü, “Avrupa Birliği ortalaması da yüzde 25 civarında.”
Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Biyomühendislik Bölümü’nden Prof. Dr. Nuri Azbar’a göre, kayıp miktarını azaltmak, yeni baraj inşa etmekten çok daha hızlı ve ucuz bir kaynak yaratma yöntemi. Önerisi, şehir şebekesinin küçük parçalara bölünerek incelenmesi ve eski altyapının kademeli olarak yenilenmesi. Dijital kaçak tespit ve basınç yönetimlerinin kurulumu da önemli bir başlık.
ÇUKURALAN’IN BİR GÜNLÜK SUYU, 990 HANENİN İHTİYACI
Bir maden ocağı, bir hanenin kullandığı suyun kaç katını kullanır? Dikili’deki Çukuralan Altın Madeni Kırma Eleme Tesisi için verilen ÇED Raporu, bu karşılaştırmayı yapmaya imkân veriyor. Buna göre, Çukuralan Altın Mad
eni İşletmesinin ihtiyacı olan su miktarı yılda 311 bin 40 metreküp, yani yılda 311 milyon 40 bin litre. Bu da Çukuralan Madeni, günde yaklaşık 852 bin 164 litre su kullanıyor demek. Yani TÜİK’in hesabıyla karşılaştırıldığında bir maden bir günde 990 hanenin kullanacağı suyu tüketiyor.
EFEMÇUKURU BİR GÜNDE 581 HANENİN SUYUNU KULLANIYOR
Bir diğer maden, Efemçukuru Altın Madeni ise Tahtalı Barajı’nın koruma alanı sınırları içinde. Buna rağmen 2015 yılında verilen ÇED Olumlu Raporu’na göre “madenin yıllık ortalama su tüketimi yaklaşık 186 bin metreküp. Bu da yine raporda yapılan hesaba göre günlük yaklaşık 500 metreküp demek. TÜİK’in hesabıyla karşılaştırıldığında Efemçukuru bir günde 581 dört kişilik ailenin kullandığı suyu kullanıyor.
TARIMDA YÜZDE 10’LUK TASARRUF BARAJ DOLDURUR
Öte yandan, Prof. Dr. Azbar, İzmir’deki su krizinin sadece madenlerle açıklanamayacağı görüşünde. Çukuralan Altın Madeni için bildirilen yıllık 311 milyon litre su kullanımının tek başına bakıldığında yüksek gibi algılanabileceğini, ancak bilimsel bir değerlendirme ve sektörel bir kıyaslama yapılması gerektiğini belirtti. Azbar, “Türkiye genelinde su kullanımının yaklaşık yüzde 70-75’i tarımsal sulama, yüzde 15’i kentsel kullanım, yüzde 10-12’si ise sanayi ve madencilik kaynaklıdır” dedi.
Vahşi sulama yöntemleri, tarım nedeniyle gereksiz kaybedilen suyun en büyük nedeni. Oysa tarımda sağlanacak yüzde 10’luk bir tasarruf bile Tahtalı Barajı büyüklüğünde yeni bir su kaynağı yaratmak anlamına geliyor.
Azbar’a göre sürdürülebilir bir su yönetiminin anahtarı, mevcut suyun akıllı kullanılmasında saklı. Kullanılan suyun dönüşümü için arıtma tesislerine dikkat çeken Azbar, “Yeni nesil su kaynağı olarak nitelendirilen arıtılmış atık suların geri kazanımı, kentin kaderini değiştirecek bir potansiyel taşıyor; zira Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nden her yıl denize deşarj edilen 300 milyon metreküp su, aslında kentin ana içme suyu barajlarından birinin kapasitesine denk düşüyor” dedi.
