Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, gıda satışı yapılan işletmelerde evcil hayvanların bulunmasını yasaklamaya hazırlandığı öne sürülüyor. Düzenlemenin yapılması halinde restoran, kafe ve benzeri işletmelerde hayvanların müşterilere hizmet verilen alanlara alınmasına izin verilmeyecek. Düzenlemeye uymayan işletmelere idari para cezası kesilecek.
Mevcut mevzuatta kafe ve restoranlara evcil hayvan girişini bütün işletmeler açısından doğrudan yasaklayan genel bir hüküm yok. Gıda işletmeleri ise gıda güvenliği ve hijyen kurallarına tabi. İşletmelerin, gıdanın bulaşma riskine karşı korunmasını sağlayacak hijyen koşullarını yerine getirmesi şart.
Gündeme gelen yeni düzenleme ise evcil hayvanların gıda satışı ve toplu tüketim yapılan işletmelerde bulunmasına ilişkin kuralların yeniden belirlenmesini öngörüyor. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde uygulama, işletmelerin kendi tercihleri yerine mevzuatla belirlenen ortak kurallara bağlanacak.
Hayvanseverler tepkili, ancak düzenleme hazırlığını savunanlar da var… Kadıköy ve Üsküdar’da bulunan kafe ve restoranlara sorduk. İki ilçede ortaya çıkan görüşler, aynı düzenlemenin farklı kent dokularında farklı karşılık bulduğunu gösteriyor.
Kadıköy; Çarşı, Altıyol, Bahariye ve Moda gibi yoğun ticari ve sosyal alanları, kültür-sanat ve eğitim kurumları, kafeleri ve barlarıyla İstanbul’un önemli kent merkezlerinden biri. İlçenin gündelik yaşamında kamusal alanlar ve işletmeler, yalnızca alışveriş yapılan yerler değil, aynı zamanda sosyal hayatın önemli parçaları olarak öne çıkıyor.
Üsküdar ise daha geniş bir mahalle dokusuna sahip. Tarihi yapıları, Boğaz kıyıları, farklı karakterdeki konut alanlarıyla ilçede mahalle yaşamı ve yerleşik kent kültürü daha belirgin bir özellik taşıyor. Üsküdar Belediyesi de ilçeyi “köklü mahalle kültürü” olarak tanımlıyor.
İki ilçedeki işletmecilerin görüşleri de bu farklı kent dokularının izlerini taşıyor. Üsküdar’da hijyen, gıda güvenliği, alerji ve diğer müşterilerin rahatsız olabilmesi gerekçeleriyle düzenlemeyi destekleyenler ağırlıktayken, Kadıköy’de hayvanların sosyal hayatın bir parçası olarak işletmelerde bulunabilmesini savunan görüşler öne çıkıyor.
Ancak her iki ilçede de ortak bir sorun alanı var: Büyük köpekler, kapalı alanlar, hayvanlardan korkan veya hayvanlara karş alerjisi bulunan müşteriler ve gıda güvenliği.

ÜSKÜDAR’DA MAHALLE YAŞAMININ İÇİNDE “HİJYEN” KAYGISI
Üsküdar’da görüştüğümüz işletmelerin büyük bölümünde olası düzenlemeye destek veren görüşler öne çıkıyor. İşletmeciler, özellikle yemek yenilen kapalı alanlarda hayvan tüyleri, hijyen ve hayvanlardan rahatsız olan müşteriler nedeniyle sorun yaşanabileceğini belirtiyor.
Üsküdar’ın tarihsel olarak mahalleler, ibadethaneler, kıyı alanları ve konut dokusunun iç içe geçtiği yapısı, ilçenin gündelik yaşamında farklı kullanıcı gruplarını bir araya getiriyor. Bu yapı içinde kafe ve restoran işletmecileri, mekânı yalnızca hayvan sahibi müşterinin değil, farklı beklenti ve hassasiyetlere sahip müşterilerin ortak kullanım alanı olarak değerlendiriyor.
Hafız Mustafa 1864’te ismini vermek istemeyen bir yetkili, evcil hayvanları sevmesine rağmen yemek yenilen alanlarda hayvan bulunmasını hijyen açısından doğru bulmadığını söylüyor. “Masalardan bir tanesinde bile rahatsız olan olursa o bizim sorumluluğumuza giriyor” diyen yetkili, işletmelerinde zaten evcil hayvan kabul etmediklerini belirtiyor.
Üsküdar merkezdeki Doyuyo’nun restoran müdürü Elif Hanım da benzer bir yaklaşımda. Daha önce çalıştığı işletmelerde müşterilerin hayvanlardan rahatsız olduğu durumlarla karşılaştığını, hayvan tüylerinin uçuşmasının da gıda güvenliği açısından sorun oluşturabileceğini söylüyor. İşletmelerinde evcil hayvan kabul etmediklerini belirten Elif Hanım, düzenlemeyi desteklediklerini ifade ediyor.

Ancak Üsküdar’daki destek, hayvanlara karşı bir tutum olarak ortaya çıkmıyor. Çıtır Kahve’nin sorumlusu Selim Bey, hayvanların yemek yenilen kapalı alanlarda bulunmasının tüy gibi nedenlerle sorun yaratabileceğini söylerken, hayvanların yaşamdan tamamen dışlanmasına da karşı olduğunu dile getiriyor. Hayvanların işletmelerin dış alanlarında bulunabileceğini belirtiyor.
Lema Tatlı Kahve’den Mücahit Koska da hayvanları sevdiğini ancak alerjisi nedeniyle hayvanlara yaklaşamadığını söylüyor. İnsanların ve hayvanların farklı yaşam alanlarına sahip olması gerektiğini savunan Koska, ortak alanların da mümkün olduğunu ancak gıda güvenliğinin öncelikli olması gerektiğini belirterek düzenlemeyi destekliyor.
Mihrimah Cafe’den ismini vermek istemeyen bir yetkili de hayvanların hayatın parçası olduğunu kabul ederken, kedilerden korkan müşterilerinin olduğunu söylüyor. Bu nedenle hayvanların mekânlara girmemesi yönündeki düzenlemeyi desteklediğini ifade ediyor.
Üsküdar’daki işletmelerin önemli bir bölümünde mesele böylece “hayvanlar olsun mu olmasın mı?” tartışmasından çok, aynı mekânı farklı hassasiyetlere sahip insanların nasıl kullanacağı üzerinden şekilleniyor.
BÜYÜK KÖPEKLER ORTAK SORUN
Üsküdar’daki görüşlerde en belirgin ortaklaşma ise büyük köpekler konusunda ortaya çıkıyor.
Berlin Bakery müdürü Fuat Aktan, kedi, köpek ve daha küçük hayvanlarla ilgili ciddi bir sorun yaşamadıklarını ancak büyük köpeklerin kapalı alana alınması konusunda sıkıntılarla karşılaştıklarını söyledi. Aktan, özellikle ağızlıksız büyük köpeklerin mekânda bulunmasını istemediklerini belirtiyor.
Kafeler Sokağı’ndaki Gallant’tan Ümit Bey de hayvanı olan müşterileri geri çevirmediklerini ancak büyük köpekler konusunda sorun yaşayabildiklerini anlatıyor. Yakın zamanda bir köpeği işletmenin içine almak yerine dış bölümde oturttuklarını, bu kez de yan masadaki küçük bir çocuğun köpekten korkması nedeniyle sorun yaşandığını söylüyor.
Ümit Bey, hayvanlara karşı olmadıklarını, hatta kızına barınaktan köpek sahipleneceğini belirtirken, gıda güvenliği, hayvan tüyleri ve diğer müşterilerin rahatsızlığı nedeniyle özellikle iri cins köpekler konusunda “iki arada kaldıklarını” ifade ediyor.
Levent Börek ve Zülküf Seyidoğlu işletmelerinin tutumu ise daha net. İşletme yetkilileri, zaten evcil hayvan kabul etmediklerini ve düzenlemeyi desteklediklerini belirtiyor. Speedy Pizza’dan Ergin Bey de özellikle köpeklerin havlaması veya diğer müşterileri rahatsız etmesi nedeniyle işletmede hayvan bulunmasını istemediklerini söylüyor.
KADIKÖY’DE HAYVANLAR SOSYAL HAYATIN PARÇASI
Bu nedenle Kadıköy’de görüştüğümüz işletmeciler, hayvanların işletmelerde bulunmasını yalnızca bir hijyen meselesi olarak değerlendirmiyor. Evcil hayvanıyla birlikte dışarı çıkmak ve sosyalleşmek isteyen müşterilerin de kentin gündelik yaşamının bir parçası olduğu görüşü öne çıkıyor.
Kadıköy Berlin Bar’dan Semih, birkaç kedi veya köpeğin işletmede bulunmasının kendileri açısından sorun olmadığını söylüyor. Evcil hayvanıyla gelen müşteri sayısının fazla olmadığını belirten Semih, buna rağmen bu müşterilerin hayvanlarıyla birlikte işletmeye girmesinin tamamen engellenmesini desteklemediklerini ifade ediyor.
Kadıköy Antika Cafe’den Rozerin ise hayvanların zaten işletmelerinin gündelik yaşamının bir parçası olduğunu anlatıyor. Kafede baktıkları kedilerin yanı sıra bir karga ve bir martının da bulunduğunu belirten Rozerin, müşterilerin bu hayvanların varlığından rahatsız olmadan kafeye gelmeye devam ettiğini söylüyor.
Mahle Bar’dan Oğuz da mekânlarında hâlihazırda hayvanların bulunduğunu belirterek düzenlemeyi desteklemediklerini söylüyor. Oğuz, Kadıköy esnafının ve müşterilerinin böyle bir yasağı benimsemeyeceğini savunuyor.
Ancak Kadıköy’deki karşı çıkış da “her hayvan her koşulda içeri alınmalı” anlamına gelmiyor.
Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nden Ümit Bey, açık alanlarda evcil hayvanı olan müşterilerin bulunduğunu, küçük hayvanların kapalı alanlarda ciddi bir sorun yaratmadığını söylüyor. Ancak özellikle iri köpeklerle ilgili sorun yaşanabildiğini belirten Ümit Bey, bu hayvanları zaten içeri almadıklarını aktarıyor. Buna rağmen bütün hayvanların kapalı alanlara girişinin yasaklanmasını yanlış bulduğunu söylüyor.
Kafe Küf yetkilisi Serhat da büyük hayvanların ağızlıksız olması veya bakımlarının yeterli olmaması halinde diğer müşterilerin rahatsız olabileceğini belirtiyor. Özellikle açık alanlarda evcil hayvanı olan müşterileri kabul ettiklerini söyleyen Serhat, hayvanlardan rahatsız olan müşterilerin kaygılarının da anlaşılması gerektiğini vurguluyor.
İKİ İLÇEDE AYNI TARTIŞMA, FARKLI YAKLAŞIMLAR
Kadıköy ve Üsküdar’da görüştüğümüz işletmecilerin görüşleri farklılaşsa da hijyen, gıda güvenliği, alerji ve hayvanlardan korkan müşteriler konusunda ortak kaygılar bulunuyor. Ayrışma ise çözümde ortaya çıkıyor: Bir grup yasaktan yana olurken, diğerleri işletmelerin kendi koşullarına göre karar vermesi gerektiğini savunuyor.
Görüşmelerde öne çıkan yaklaşımlardan biri, mevcut hijyen ve gıda güvenliği kurallarının uygulanması ve evcil hayvan kabul edip etmeme kararının işletmelere bırakılması. Olası düzenlemede tüm işletmelere tek tip bir yasak getirmek yerine, evcil hayvan kabulünün işletmelerin kararına bırakılması ve hijyen kurallarının uygulanmasının esas alınması seçeneklerden biri olarak öne çıkıyor.


