Bingöl’de sokak hayvanlarının bakımı ve barınma koşulları üzerinden yerel yönetim ile Empati Bingöl Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği arasında, hazır halde bulunan bir kedi yaşam alanının kullanımı konusunda yaşanan kriz derinleşiyor. Bu anlaşmazlık nedeniyle çok sayıda kedinin geçici bakım koşullarında ve kapanma riski altındaki sınırlı alanlarda yaşamını sürdürmek zorunda kaldığı belirtiliyor. Taraflar arasındaki gerilim, sahadaki hayvan bakım hizmetlerini aksatma noktasına gelirken, çözüm bekleyen kedi yaşam alanının atıl kalması sorunun büyümesine yol açıyor.
Empati Bingöl Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği, faaliyetlerini sürdürmek için ilk etapta Çarşı merkezinde bir apartman dairesi kiralayarak kedi bakım alanını buraya taşıyor. Ancak apartman sakinlerinin kedilerin binada bulunmasını istememesi üzerine dernek, Yenimahalle’de iki katlı müstakil bir eve geçiyor; burada da çevresel şikayetlerin devam ettiği ifade ediliyor.
Empati Bingöl Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği, Bingöl Belediyesi’ne ait hayvan barınağındaki mevcut koşulların yetersiz olduğunu, özellikle hasta ve yavru kedilerin tedavi süreçlerinde ciddi eksikler yaşandığını öne sürerek kamu kaynaklarıyla inşa edilen kedi yaşam alanının kendilerine tahsis edilmesini talep ediyor. Dernek yetkilileri, söz konusu alanın kullanıma hazır olduğunu ancak bürokratik nedenlerle devreye alınmadığını savunuyor.
Yaşadıkları süreci anlatan Dernek Başkan Yardımcısı Zehra Baraç Korlaelçi kendilerine verilen sözün tutulmadığını şu sözlerle aktarıyor:
“Valilikle yürüttüğümüz çalışma sonucunda çok güzel bir yaşam alanı yapıldı. Şu an mama kaplarına kadar her şeyiyle kullanıma hazır durumda bekliyor. Biz belediyeye, ‘Tesis hazır. Bize izin verin burayı gönüllü olarak kullanalım, hayvanları tedavi edelim’ diyoruz. Herhangi bir ücret ya da maddi karşılık talep etmiyoruz. Kedilerin mamalarını, ilaçlarını kendi cebimizden ve dernek bütçesinden karşılayacağımızı taahhüt ediyoruz. Belediyenin yapacağı tek şey bize kapıyı açmak ve oraya bir güvenlik personeli koymak. Ancak buna rağmen tesis bize tahsis edilmiyor ve içerideki her şey çürümeye terk edilmiş durumda.”
Korlaelçi, mevcut hayvan barınağının fiziksel ve tıbbi açıdan yeterli olmadığını, kediler için ayrılan kapalı alanın “bir banyo büyüklüğünde” olduğunu öne sürüyor. Korlaelçi ayrıca, odada yalnızca küçük bir kalorifer peteği bulunduğunu ifade ederek, “Kutuların içinde hiçbir minder yok. Yavru kediler kışın soğuktan korunabilmek için o küçük peteğin üzerine yığılıyor. Isıtıcıya yapışarak orada ölen yavru kedileri kendi ellerimizle kaldırdık” dedi.
Barınakta tedavi süreçlerinin yetersiz olduğunu savunan Korlaelçi, iyileşen kedi görmediklerini de iddia ederek şunları söyledi: “Barınaktan aldığımız ağır durumdaki bir kedinin bacağı çürüme noktasındaydı. Platin takılması gerekirken sadece ağrı kesici verilerek geçiştirilmişti.”
Bir başka vakaya da değinen Korlaelçi, barınak veterinerinin “ayağı kırık” dediği bir kediyi dışarıdaki bir kliniğe götürdüklerini, burada yapılan kontrollerde kedinin aslında kanser hastası olduğunun ve yanlış ilaç uygulaması yapıldığının ortaya çıktığını, tüm müdahalelere rağmen hayvanı kaybettiklerini ifade etti.
KEDİ EVİ KAPANMA NOKTASINA GELDİ
Dernek, Kasım 2025’te kurulduktan sonra özellikle kış aylarında sokakta yaşam mücadelesi veren kediler için geçici bakım alanları oluşturduğunu, ancak artan hayvan sayısı, mali yük ve çevre şikayetleri nedeniyle mevcut kedi evinin kapanma noktasına geldiğini bildiriyor. Gönüllüler, barınaktan aldıkları hasta kedileri tedavi ettiklerini ve çoğunu yeniden doğaya bıraktıklarını ifade ediyor.
Dernek ayrıca, geçmişte hazırlanan kedi yaşam alanı ve kent geneline yayılması planlanan kedi evi projesinin hayata geçirilmediğini, bu nedenle kalıcı çözüm bulunamadığını ileri sürüyor.

“MEVCUT BARINAĞIMIZ VARKEN BİR BAKIMEVİNE İHTİYAÇ YOK”
Söz konusu iddialara ve dernek yönetiminin eleştirilerine ilişkin ulaştığımız Bingöl Belediyesi yetkilileri ise suçlamaların asılsız olduğunu ve barınakta kurumsal prosedürlerin eksiksiz işletildiğini vurguluyor.
Bingöl Belediyesi Veteriner İşleri Müdürü Yunus Sav, barınak şartlarına yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek mevcut tesisin kapasite ve teknik olarak yeterli olduğunu ifade etti. Herhangi bir eksikliğin ya da hizmette aksamanın söz konusu olmadığını dile getiren Sav, “Mevcut barınağımız varken kentte başka bir bakımevine ihtiyaç bulunmamaktadır. Barınağımızdaki tüm tedaviler, uzman personelimizce en iyi şekilde ve modern tıbbi imkanlarla yapılmaktadır. Tesisin yerden ısıtması da vardır, kışın ekstra olarak kalorifer açıyoruz. Buradaki tüm kedi ve köpekler en iyi şekilde tedavi oluyorlar. Mama ihalemiz yeni yapıldı. Bu iddiaların hiçbirini kabul etmiyoruz” diyor.
Tartışmanın bir diğer boyutunu ise alan tahsisi oluşturuyor. Belediye, bir derneğe yer verilmesi halinde benzer taleplerin artacağını ve bunun kamusal alan yönetimi açısından uygun olmayacağını ifade ediyor.
Taraflar arasındaki görüş ayrılığı sürerken, dernek hem barınak koşullarına ilişkin eleştirilerini hem de kedi evinin kapanma riski bulunduğunu dile getiriyor. Belediye ise mevcut sistem içinde hayvanların korunması için çalışmaların devam ettiğini vurguluyor.