Bir kilometrelik koşu bitiyor, bu kez kızak itme başlıyor. İstasyon tamamlandığında dinlenmek yerine yeniden koşmak gerekiyor. Her etapta yorgunluk biraz daha artıyor; parkurun sonunda ise yalnızca kas gücü değil, devam etme kararlılığı da sınanıyor.
Koşu ile fonksiyonel fitnessı bir araya getiren Hyrox, sporcuları art arda gelen sekiz koşu etabı ve sekiz egzersiz istasyonuyla karşı karşıya bırakıyor. İzmir’de düzenlenen yarışmaya katılan sporcular ve antrenörlere göre bu formatın çekiciliği de burada yatıyor. Hyrox, farklı egzersizleri aynı parkurda buluştururken sporcuya kendi sınırlarını görme fırsatı veriyor.
Spor antrenörü ve Hyrox yarışmacısı Orhan Bircan, parkurda yaşadıklarını “kendinle yarışmak” sözleriyle anlatıyor.
“Her yarış yeni bir tecrübe, tabii ders alabiliyorsan. Orada biraz daha kendini görüyorsun, hasta gidiyorsun, bazen kasların yoruluyor, sen yoruluyorsun, orada kendinle kalıyorsun, kendinle yarışıyorsun, en büyük mücadele o. Bu da benim çok hoşuma gidiyor.”

BİR KİLOMETRE KOŞ, İSTASYONU TAMAMLA, YENİDEN KOŞ
Hyrox’ta sporcular, her biri bir kilometrelik sekiz koşu etabının arasında sekiz farklı egzersiz istasyonunu tamamlıyor. Böylece yarış boyunca toplam sekiz kilometre koşarken güç ve dayanıklılık gerektiren hareketleri de yapıyor.
İstasyonlar, kayak hareketini taklit eden SkiErg cihazıyla başlıyor. Ardından kızak itme, kızak çekme, burpee hareketiyle ileri sıçrama, kürek çekme, iki elde ağırlık taşıma, kum torbasıyla öne adımlayarak çömelme ve sağlık topunu duvardaki hedefe atma geliyor.
Sıralamanın ve yarış formatının standart olması, farklı yerlerde yarışan sporcuların derecelerini karşılaştırmasına olanak sağlıyor. Ancak parkuru tamamlamak, bir egzersizde iyi olmaktan fazlasını gerektiriyor. Sporcuların koşu ile kuvvet hareketleri arasında geçiş yapabilmesi ve biriken yorgunluğu yönetebilmesi gerekiyor.
SALON ANTRENMANINDAN YARIŞ PARKURUNA
Hyrox’a ilgi duyanlar için yarış, alışılmış antrenman rutinine yeni bir hedef ekliyor. Koşanlar kuvvetlerini, ağırlık çalışanlar ise koşu ve kondisyonlarını sınayabilecekleri bir parkura giriyor.
Hyrox yarışmacısı Tuba Şanlı, formatın yalnızca makinelerle yapılan egzersizlerden oluşmadığına dikkat çekiyor. Öne adımlayarak çömelme ve topu duvardaki hedefe atma gibi hareketlerin de yarışın parçası olduğunu belirten Şanlı, istasyonlarda kullanılan ekipmanlara spor salonlarında ulaşılabilmesinin ilgiyi artırdığı görüşünde.
Spor antrenörü ve Hyrox yarışmacısı Furkan Aksoy ise bu ilginin yayılmasında sosyal medyanın etkili olduğunu söylüyor. Aksoy’a göre koşu ve fitness yapanların yeni bir hedef araması da Hyrox’a yönelmelerini sağlıyor.
“İnsanlar spor yaparken eğlenmekten hoşlanıyor. Hyrox bunun için bir yol açtı diyebilirim. Çok fazla koşan, koşu gruplarına dahil olan, maratonlara katılan insan vardı. Bunların da büyük çoğunluğu Hyrox’u deneyimleyerek başka bir aşamaya geçti.”
PARKUR HAZIRLIK İSTİYOR
Yarışmacı Arzu Deniztekin, Hyrox’a hazırlanırken kondisyon kadar ağırlık antrenmanı deneyiminin de önemli olduğunu vurguluyor. Farklı hareketleri art arda yapmanın bir altyapı gerektirdiğini belirtiyor.
“En azından ağırlık çalışmış olması gerekiyor. Alt yapı ve hazırlık gerektiren bir spor dalı. Kondisyon çok önemli burada. Herkes katılabilir ama bitirdiğin süre önemli tabii.”
Deniztekin’in sözleri, parkuru tamamlamakla hedeflenen dereceye ulaşmak arasındaki farka da işaret ediyor. Yarış boyunca gücü dengeli kullanmak, koşu temposunu korumak ve sonraki istasyona hazırlanmak performansın parçaları haline geliyor.
YORGUNLUK BİTMİYOR, MÜCADELE SÜRÜYOR
Yarışmacıların anlatımlarında öne çıkan ortak nokta, zihinsel dayanıklılık. Çünkü Hyrox’ta bir istasyonun bitmesi, yorgunluğun da sona erdiği anlamına gelmiyor. Önünde yeni bir koşu etabı, ardından başka bir egzersiz bekliyor.
Parkur ilerledikçe soru değişiyor. Başlangıçta “Ne kadar hızlı koşabilirim?” ya da “Bu ağırlığı taşıyabilir miyim?” diye düşünen sporcu, bir süre sonra “Yorulduğumda devam edebilir miyim?” sorusuyla karşılaşıyor.
Bircan’ın “Orada kendinle kalıyorsun” sözleri de bu anı tarif ediyor. Hyrox’ta derece zamana karşı belirleniyor; ancak yarışmacıların anlattığı en büyük mücadele, kendi sınırlarıyla yaşanıyor.



