Artvin Hopa’da yaşayan emekli işçi Şükrü Mısırlıoğlu, Facebook hesabında paylaştığı fotoğraflar nedeniyle 82 bin 244 lira idari para cezasına çarptırıldı. Çünkü fotoğraflar içki içerken çekilmişti. Tarım ve Orman Bakanlığı paylaşımları “alkollü içki reklamı” olarak değerlendirdi. Benzer cezaların farklı illerde de kesildiğinin ortaya çıkması, kişisel sosyal medya paylaşımlarının reklam sayılıp sayılamayacağı tartışmasını başlattı.
Muğla’da oyuncu Yiğit Dören de, aynı miktarda (82 bin 244 TL) ceza aldığını açıkladı. Dören’e göre cezaya dayanak gösterilen paylaşımlardan biri 2023 yılına ait. Oyuncunun sosyal medya hesabındaki paylaşımlarda tek bir tür ya da marka alkollü içki yok. Birbirinden farklı içkiler görünüyor. Barış Demircan adlı bir başka sosyal medya kullanıcısı da ailesiyle kamp yaparken yaptığı içkili paylaşımlar nedeniyle ceza aldığını duyurdu.

Mısırlıoğlu’nun paylaştığı fotoğrafların çoğunda, birbirinden farklı içki markalarına ait ürünler görünüyor. Ceza tebligatına göre Tütün ve Alkol Dairesi Başkanlığı 31 Aralık 2025’te yaptığı sosyal medya taramasında bu paylaşımları tespit etti. Ardından Emniyet Genel Müdürlüğü’ne yazı yazarak hesap sahibinin kimlik ve adres bilgisini istedi; Emniyet bu bilgileri Bakanlığa iletti.
Ceza belgelerinde, Mısırlıoğlu’nun herhangi bir içki firmasından reklam ya da tanıtım karşılığında ücret aldığına veya bir anlaşma yaptığına dair bir bulguya yer verilmiyor. Cezaya konu edilen paylaşımlardan biri 2024 yılına ait.
KANUNDA İKİ AY ÖNCE YAPILAN DEĞİŞİKLİK
Haziran 2026’da 4250 sayılı Kanun’un 6. maddesinde yapılan değişiklikle, alkollü içki reklamı yasağının kapsamı sosyal medya paylaşımlarını da içerecek şekilde genişletildi. Düzenlemeye eklenen “Alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayanlar, her ne surette olursa olsun hiçbir etkinliğe veya her tür mecrada yapılacak yayın ve paylaşımlara ticaret unvanları ile ürünlerinin marka, amblem, logoları ile ürünlerin arz ambalajında yer alan ifade, şekil, isim, işaret ve görselleri kullanarak destek olamazlar” hükmüyle, üretici ve pazarlayıcıların sosyal medya dahil tüm mecralardaki tanıtım faaliyetleri yasak kapsamına alındı. Ancak düzenlemenin öznesi değişmedi; yasa metninde bireylerin kendi sosyal medya hesaplarından yaptıkları kişisel paylaşımları yasaklayan açık bir hüküm bulunmuyor. Bu nedenle, kişisel hesaplardan yapılan paylaşımlar nedeniyle kesilen idari para cezalarının kanunun kapsamına girip girmediği açılan davaların temel hukuki tartışma başlıklarından birini oluşturuyor.
BAKANLIĞIN SAVUNMASI
Mısırlıoğlu’na verilen ceza mahkemeye taşındı. Avukatı Orhan Turan, 29 Haziran’da Hopa Sulh Ceza Mahkemesi’ne itiraz etti. Bakanlık, dosyaya verdiği cevapta şu değerlendirmeyi yaptı:
“Dilekçemiz ekinde sunduğumuz ekran görüntülerinde açıkça görüleceği üzere, muteriz tarafından yapılan paylaşımlarda alkollü içkilere ait marka, amblem ve logolara yer verilmiş, bu suretle doğrudan alkollü içkilerin tanıtımı yapılmıştır. Söz konusu paylaşımların sayıca birden fazla olduğu ve süreklilik arz ettiği açıktır. Muteriz, bu içeriklerin kendi iradesi dışında yayımlandığına dair herhangi bir iddia veya savunma da ileri sürmemiştir. Bu husus, kabahat fiilinin varlığını tereddüde mahal bırakmayacak derecede ortaya koymaktadır.
Kaldı ki, mevzuatın açık hükümleri uyarınca alkollü içkilerin reklam ve tanıtımına yönelik her türlü faaliyet yasaklanmıştır. Bu yasağın ihlali, kişisel tercih çerçevesinde değerlendirilemeyecek kadar net ve bağlayıcıdır. Muteriz tarafından yapılan paylaşımların yalnızca bireysel görüş açıklaması veya sıradan bir sosyal medya faaliyeti olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Zira kullanılan görsel unsurlar, markalar ve logolar doğrudan reklam ve tanıtım niteliğinde olup, fiilin kabahat kapsamında değerlendirileceği açıktır.”
Bakanlık savunmasında paylaşımın nasıl bir tanıtım ya da reklam faaliyetine dönüştüğünü açıklamıyor. Herhangi bir ticari kanıt da cevap metninde yer almıyor. Süreklilik konusunda bir sınır ortaya konmuş değil.
MEVZUAT NE DİYOR?
Kesilen cezalar, 4250 sayılı İspirto ve İspirtolu İçkiler İnhisarı Kanunu’nun 6. maddesinin birinci fıkrasına dayanıyor. Madde, 2013 yılında 6487 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenmiş ve şu hükmü getirmişti:
“Alkollü içkilerin her ne surette olursa olsun reklamı ve tüketicilere yönelik tanıtımı yapılamaz. Bu ürünlerin kullanılmasını ve satışını özendiren veya teşvik eden kampanya, promosyon ve etkinlik yapılamaz… Alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayanlar, her ne surette olursa olsun hiçbir etkinliğe ürünlerinin marka, amblem ya da işaretlerini kullanarak destek olamazlar.”
Bu yıl haziran ayında maddede yeni bir değişikliğe gidildi. “Her tür mecra” ibaresi eklenerek sosyal medya paylaşımları da kapsama alındı:
“Alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayanlar, her ne surette olursa olsun hiçbir etkinliğe veya her tür mecrada yapılacak yayın ve paylaşımlara ticaret unvanları ile ürünlerinin marka, amblem, logoları ile ürünlerin arz ambalajında yer alan ifade, şekil, isim, işaret ve görselleri kullanarak destek olamazlar.”
Yasa metni açık bir şekilde içki üreticilerini ve pazarlayanları işaret ediyor. Kişisel paylaşımlara dönük bir ibare söz konusu değil.
CEZA MİKTARINDA HANGİ YIL ESAS ALINDI?
Kesilen cezaların tutarı da ayrı bir tartışma konusu. Düzenlemeye göre bu tür ihlallerde 2025 yılı için alt limit 82 bin 244 TL, 2026 yılı için ise 103 bin 207 TL. Mısırlıoğlu hakkındaki inceleme 2025 yılında yapılmasına rağmen, ceza kararı 2026 yılında verildi. Buna karşın Daire Başkanlığı, kararında güncel (2026) tarife yerine 2025 yılına ait, daha düşük tutarı esas almayı tercih etti.
“BU KADAR ABSÜRT BİR DURUM GÖRMEDİM”
Sadece Şükrü Mısırlıoğlu değil, Yiğit Dören de idari cezaya karşı dava açtı.
Mısırlıoğlu’nun avukatı Orhan Turan, itirazında paylaşımların anı amacıyla yapıldığını ve herhangi bir ticari menfaat ilişkisi bulunmadığını vurguladı. Turan, meslek hayatında bu kadar sıra dışı bir vakayla karşılaşmadığını dikkat çekerek şunları dile getirdi:
“Reklam yapabilirsiniz. Cezasını göze alır, reklamınızı yaparsınız. Bir çıkarınız olur. Ancak burada böyle bir durum söz konusu değil. Bir işçi emeklisinin yaptığı kişisel bir paylaşım var. Bu kadar absürt bir durumu daha önce görmedim. Hukuken cezayı gerektirecek bir durum yok. Keyfi ceza kesilmez.”
“İÇKİLİ MASA PAYLAŞIMI REKLAM SAYILIR MI?
Sosyal medya hesabında arkadaşlarıyla kurduğu içkili sofrayı paylaştığı gerekçesiyle Şükrü Mısırlıoğlu’na idari para cezası kesilmesi, kişisel sosyal medya paylaşımlarının hangi koşullarda “reklam” olarak değerlendirilebileceği tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Kararın ardından “Kişisel hesapta yapılan bir paylaşım reklam sayılabilir mi?”, “Fotoğrafta marka görünmesi ceza için yeterli mi?” ve “Ticari bir ilişki bulunmadan idari para cezası uygulanabilir mi?” soruları kamuoyunda tartışılmaya başlandı. Anayasa hukuku ve ifade özgürlüğü alanında çalışmalar yapan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ulaş Karan, bu soruları yanıtladı.
“Kişisel paylaşım reklam sayılabilir mi?”
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden anayasa hukukçusu Doç. Dr. Ulaş Karan’a göre idare, bu tür paylaşımları “gizli reklam” olarak değerlendirmeye çalışıyor. Ancak reklamın hukuken ticari bir faaliyet olduğunu vurgulayan Karan, bir paylaşımın reklam sayılabilmesi için ya gizli reklam niteliği taşıması ya da paylaşımı yapan kişinin reklam ilişkisi bulunan bir influencer olması gerektiğini belirtiyor. “Bunun reklam olması mümkün değil” diyor.
“Marka görünmesi tek başına yeterli değil”
Karan’a göre bir fotoğrafta içki şişesi ya da kadeh üzerindeki marka adının görünmesi tek başına reklam anlamına gelmiyor.
“İş birliği, sponsorluk ya da reklam karşılığı elde edilmiş bir kazanç ilişkisinin bulunması gerekir. Böyle bir ticari ilişki yoksa salt görünürlük reklam sayılamaz.”
“Bu yorum caydırıcı etki yaratır”
Karan, kişisel paylaşımların reklam olarak yorumlanmasının ifade özgürlüğü bakımından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor.
“Bu yorum benimsenirse insanlar içki içerken çektikleri fotoğraf ve videoları paylaşmaktan kaçınmaya başlayacak. Ortaya net bir caydırıcı etki çıkar. Bunun hukuki bir dayanağı yok.”
“Yeni düzenleme eski paylaşımları kapsamıyor”
Karan, 2026 yılında yapılan mevzuat değişikliğinin bireysel sosyal medya kullanıcılarına yönelik yeni bir düzenleme getirmediğini, dolayısıyla değişikliğin bu tür kişisel paylaşımlar açısından yeni bir yasak oluşturmadığını ifade ediyor.
“İspat yükü idarede”
Karan’a göre idarenin, paylaşımın reklam niteliği taşıdığını somut delillerle ortaya koyması gerekiyor.
“Ticari ilişkinin varlığını idarenin ispatlaması gerekir. Varsayım üzerinden ceza kesilemez. Kişilerden de böyle bir anlaşmanın olmadığını ispatlamaları istenemez.”

