Vatandaş ödüyor, özel hastaneler neden yine de batıyor?

Sabaha karşı, İstanbul Kavacık Medistate Hastanesi’nin acil servisine gıda zehirlenmesi şüphesiyle gelen iki kız kardeşe kan tahlilleri yapılıyor, serum veriliyor. Çıkan fatura ise 17 bin lirayı buluyor. Bir yanda yüksek ücretlerden şikâyet eden hastalar, SGK ödeme sisteminin sürdürülebilir olmadığını söyleyen özel hastaneler var. Sektör temsilcilerine göre 2025 yılında 10 özel hastane konkordato ilan etti. Yaklaşık 20 hastanenin daha 2026 sonuna kadar benzer risklerle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor.

Murat Bayar
Dünya Gazetesi, Cumhuriyet Gazetesi'nde çalıştı. Show Radyo'da haber ve programlar yaptım. Kanal e, brt'de muhabir, Finans Dünyası Dergisi'nde haber müdürlüğü, Yurt Gazetesi ve Sokak TV'de ekonomi...

Sabaha karşı, İstanbul Kavacık Medistate Hastanesi’nin acil servisine gıda zehirlenmesi şüphesiyle gelen iki kız kardeşe kan tahlilleri yapılıyor, serum veriliyor. Çıkan fatura ise 17 bin lirayı buluyor.

Bir yanda yüksek ücretlerden şikâyet eden hastalar, SGK ödeme sisteminin sürdürülebilir olmadığını söyleyen özel hastaneler var. Sektör temsilcilerine göre 2025 yılında 10 özel hastane konkordato ilan etti. Yaklaşık 20 hastanenin daha 2026 sonuna kadar benzer risklerle karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor.

OECD verilerine göre Türkiye, sağlığa ayrılan kamu harcamalarında alt sıralarda yer alıyor. Kamu hastanelerinin kardiyoloji bölümlerinde tahlil için aylar sonrasına randevu veriliyor. Vatandaş, özel hastanelere yöneliyor.

Mevzuata göre acil servis hizmetlerinden ücret alınmaması gerekiyor. Ancak uygulamada bunun kapsamı ve sınırları tartışma konusu.

Tamamlayıcı sağlık sigortası, ücret sorununa çözüm olamıyor. Çok da gerekli olmayan tahliller ve kontroller ücretsiz muayene hakkının hızla tüketilmesine neden oluyor.

Acilde de olsa basit bir tedavi sonrasında çıkan faturaya itiraz eden gençler, “Hani acil servisler ücretsizdi? Lokantada menüde yazmayan 100 liraya itiraz ediyoruz. Ama özel hastanede nasıl bir faturayla karşılaşacağımızı bilmiyoruz.. Ama özel hastanede nasıl bir fatura ile karşılaşacağımızı bilmiyoruz” diyor.

DEVLET, ÖZELE BAĞIMLI

Medipol Üniversitesi Rektörü iken Sağlık Bakan Yardımcısı olarak atanan, Fahrettin Koca’nın bakanlığı döneminde 2020-2023 yılları arasında sürdürdüğü bu görevden sonra aynı üniversitede öğretim üyeliğine devam eden Prof. Dr. Sabahattin Aydın, devletin özel hastanelere bağımlı olduğuna dikkat çekiyor. Ama tüm özel hastanelerin sistemden çekilmesinin de imkânsız olduğunu savunuyor.

Aydın, sorunun SGK’nın ödeme sisteminde aranması gerektiğine dikkat çekiyor. Ona göre sistemde gelirler öngörülebilir değil. Bu, planlama yapmayı zorlaştırıyor:

“Kamu ve özel hastanelerden önce SGK’yı öldürdük. Çünkü karar verici bakanlık SGK’yı sadece imza atar hale getirdi. Ve bugünkü açmazlar kaçınılmaz oldu.”

SGK, “QR KOD” ÖNERİYOR

Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürü Doç. Dr. Eren Usul ise özel hastaneye giren hasta için oyunun kurallarının daha girişte belli olması gerektiğini savunuyor.

1 Nisan’da Antalya’da düzenlenen Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği’nin (OHSAD) kurultayında konuşan Usul, “Hasta, hastaneye girerken QR kodla okutarak, neyle karşılaşacağını ve ne ödeyeceğini bilsin” diyor.

Sağlığa ayrılan bütçenin belli olduğunu ve bunun değişmeyeceğini kaydeden Usul, “O halde SGK kapsamında bazı kalemler azaltılabilir. Gerçekten gerekli kalemlere doğru ve yeterli ödeme yapılmalı” değerlendirmesini yapıyor.

“ÖZEL, KAMU İLE İŞ BİRLİĞİNDEN VAZGEÇMELİ”

Özel hastane sektörü ise SGK ödeme sisteminin artık sürdürülemeyeceği görüşünde…

Erdem Hastanesi Müdürü Nesrin Topçu, sektörün hırsız muamelesi gördüğünü söylüyor. Geri ödeme sisteminde kamu tarafının sık sık ağır cezalar kestiğine işaret eden Topçu, “Tüm hastaneler, kamu ile iş birliğinden vazgeçmeli” diyor.

ÖZEL HASTANE DERNEĞİ BAŞKANI BİLE ÜÇ HASTANE KAPATTI

OHSAD Başkanı Reşat Bahat, özel sağlık sektörünün küçülme eğilimine girdiğine dikkat çekiyor. Veriler, Bahat’ın tespitini destekliyor. 2021’de 571 olan özel hastane sayısı, 2023’te 565’e, 2024’te ise 552’ye geriledi. Sağlık Bakanlığı, 2024 yılından bu yana Faal Özel Hastane Sayısı listesini güncellemiyor.

Bahat’ın verdiği bilgilere göre ise 10 hastanenin ruhsatı, yenidoğan çetesi skandalı ile birlikte bakanlık kararı ile iptal edildi. Ancak 10 başka hastane ise skandal ile ilgili yargılama sürerken konkordato ilan etti. Yaklaşık 20 hastane de 2026 yılı sonuna kadar faaliyetlerini sürdürememe riski ile karşı karşıya.

Bahat, kendisine ait hastane sayısının da dörtten bire indiğini söylüyor. Kamunun hazineden aldığı sağlık bütçesinden özel sektöre aktarılan paranın, özel sağlık sektörüne yansımadığını, global bütçe modeline geçişin kırılma noktası olduğuna işaret ediyor:

“Siz global bütçeden çıkmayı düşünürken, üniversiteler ayakta kalabilmek adına sisteme dahil oldu. Bu haksızlık, çünkü aynı şartlarda değiliz. Kamunun global bütçesi var, ama özel sektörün yok. Siz bazı alanlarda daha fazla ödeme alırken, bizim muayene ücretlerimiz ya düşüyor ya da artmıyor. Biz tamamlayıcı sistemlerle ayakta kalmaya çalışıyoruz, ama bunun sürdürülebilirliği belirsiz.”

Özel sektörün global bütçeden maliyetleri kontrol altına alarak çıkmak istediğini, üniversitelerde de global bütçeye geçiş sonrası üretimin azaldığını gözlemlediklerini kaydediyor. Bahat, özellikle nitelikli işlemlerdeki düşüşe işaret ederek, “Bunun temel nedeni, bazı işlemlerin maliyetinin karşılanmadığı düşüncesi. Bu da uzun vadede sistemin kalitesini etkiliyor” diyor.