Pek çok popüler yerli dizinin yapım şirketi olan Ay Yapım, kendi prodüksiyon imkanlarıyla hayata geçirdiği yapay zeka tabanlı dizi projesi Castle Walls’un ilk tanıtım videosunu sosyal medya hesaplarında paylaştı. Her biri 15’er dakikalık üç bölümden oluşan mini dizi, “Assassin’s Creed Mirage” adlı video oyunuyla popüler hale gelen Alamut Kalesi’nin hikayesini merkezine alıyor.
Dizi oluşturulurken fikirler, görsel tasarım, karakter entegrasyonu ve seslendirme gibi kalemlerde ChatGPT, MidJourney, Runway ve Google Nano Banana gibi pek çok yapay zeka aracı kullanıldı.

Peki bundan sonra “insanın hayal gücüyle yapay zekanın imkanları” yeni fırsatlar mı sunacak, yoksa bu gelişmeler dizi/film sektörünün yapısal krizlerine yenilerini mi ekleyecek?
Sektör bileşenleri, olumlu yönlerini inkar etmemekle birlikte, istihdam, fikri mülkiyet hakları, kişisel verilerin güvenliği ve sanatsal üretimlerin özgün niteliğinin korunması gibi başlıklarda endişeli.
‘HENÜZ BİR TEHDİT DEĞİL’
Senarist ve yönetmen Deniz Akçay, yapay zeka kullanımının sektörde henüz çok yeni olduğunu hatırlatarak, söylenecek her şeyin şimdilik spekülasyon düzeyinde kalacağının altını çiziyor:

“Yapay zeka araçlarının henüz alanı tehdit ettiğini düşünmüyorum ama kısa süre içinde edebilir. Bu araçlar ne kadar ilerlemiştir, ne önerebilir diye arada denemeler yapıyorum. Senaryo yazarlığı bakımından şimdiye kadar dişe dokunur bir önerisiyle karşılaşmadım, fakat yönetmen olarak baktığımda henüz bebek adımlarında olmasına rağmen son derece etkili işler ortaya çıkarabiliyor. Gözlemleyebildiğim kadarıyla, yapay zekanın kendisi yaratıcı kaynak olmadığı için devasa bir havuzdan çektiği görselleri toparlayıp neredeyse bir kolaj gibi sunuyor. Bu da fikri hakların ihlal edilmesi riskini doğuruyor.”
Büyük bütçe ve ekiplerle çekilen yapımlar, özellikle ekonomik kriz dönemlerinde yapımcılar için çok maliyetli hale geliyor. Son yıllarda pek çok yerli dizi, daha sezon ortasında final kararı aldı. Yaz aylarına yönelik dizi projeleri tamamen durma noktasına geldi. Dolayısıyla yapay zeka, yapımcılar için daha düşük maliyet imkanları sunabilir.
Bu ihtimale dair de konuşan Akçay, “Bu ilk olarak teknik ekiplere zarar verecek demektir, orada çok ciddi bir istihdam tehdidi yaratabilir. Çünkü birkaç kişinin yaptığı işi yapay zeka belki de saniyeler içinde yapacak” dedi.
YAPAY ZEKA ÇOKTAN EĞİTİLMEYE BAŞLANMIŞ OLABİLİR
Oyuncular Sendikası Seslendirme Birimi’nden Arda Kavaklıoğlu da gerekli önlemlerin alınmadığı durumlarda yapay zeka kullanımının getireceği çok boyutlu sorunlara dikkat çekti:
“Seslendirme alanında yapay zeka, yazılımcıların beklediği performansı henüz verebilmiş değil. ‘Sesli altyazı’ denebilecek bir seviyede çakılı kalmış gibi görünüyor. Ama iş bir oyuncunun yüzü ve bedenini modellemeye geldiğinde başka bir boyut kazanıyor. YZ, animasyon denen türü, gerçeğe çok yakın görüntüler haline getirebilme becerisine sahip gibi. Bu durum mesleğimizi tehdit eder mi? Evet bu bir olasılık. Oyuncunun bedeni, yüzü ve sesi belli telif bedelleri ödenerek yapay zeka hakkı ile devralındığında ortaya çıkacak görüntülerde, o oyuncunun kontrol ve söz hakkının olmamasından tutun da oyuncuların beden ve seslerinin belli oranlarda kullanımının doğuracağı hak ihlallerine kadar pek çok olası sorunla karşı karşıyayız.”
Kavaklıoğlu’nun, bu olasılığın çoktan gerçek olduğuna dair şüpheleri de var. Yani şu anda yayında olan yapımlarda, görüntü ve seslerinin izinsiz olarak yapay zeka araçlarının eğitiminde kullanıldığından endişe ediyor:

“Bize imzalatılan hakların devri sözleşmelerinin satır aralarında, fark edilmeyen ibarelerle seslerimizin yapay zeka eğitiminde kullanılmak istenmesi olasılığına karşı bir deklarasyon yayınladık. Bunun nedeni, sözleşmelerde yapay zeka eğitimi ile ilgili bir madde olmasının hem yasal olarak sorunlu hem de hukukun temel mantığına aykırı olduğunu düşünmemizdi.”
‘MÜTEFERRİKA’NIN MATBAASINA KARŞI OLAN ŞEYHÜLİSLAM DEĞİLİZ’
“Oyuncuların bu gelişmenin karşısındaymış gibi gösterildiğine defalarca tanık oldum” diyen Kavaklıoğlu’nun, bu önyargıya da itirazı var:
“Hayır, biz İbrahim Müteferrika’nın matbaasına karşı olan Şeyhülislam gibi tepki göstermiyoruz. Yapay zeka kullanımını biz kontrol etsek, onu aramızda olmayan ustalarımızı tekrar canlandırmaktan tutun da tehlikeli sahneleri güvenle çekmeye, yaşlandırma/gençleştirme ya da fiziki engelleri ortadan kaldırma gibi alanlarda bir araç veya asistan gibi kullanır ve pek çok açıdan kazançlı çıkarız. Kârdan bahsetmiyorum. Ama kârı önceleyerek davranan anlayışın önünde yapay zeka, yasal düzenlemelere muhtaç bir alan. Bunu istemek de teknolojiye karşı olmak değil mesleğimizi korumak, o kadar.
‘SEKTÖR İNSANDAN VAZGEÇEMEZ’
Kavaklıoğlu’na göre, yapay zekanın insan oyuncunun izleyicide yarattığı etkiyi yakalaması imkansız:
“Bir oyuncunun neden iyi oynadığını, ne kadar donanımlı olduğunu sıradan seyirci anlamaz. Ama bu, seyircinin iyi ve nitelikli olanı fark edemeyeceği anlamına gelmez. Oyuncu biricik enstrümanını iyi çalabildiği oranda büyüleyicidir. Eğer iyi çalamaz ise seyircinin ilgisi kopar ve hemen başka bir esere ya da platforma yönelir. Dolayısıyla sinema/TV endüstrisi insandan vazgeçmez. Yapay zeka bizim için kolaylaştırıcı bir araç hatta köle olduğu sürece sektör için yeni fırsatlar doğacağına inanıyorum. Ne istediğini bilen ama bütçesi düşük olan yapımcı ve yönetmenler için görkemli, büyük bütçeliymiş gibi duran yapımlar üretmek artık daha kolay olabilir. Burada mesele, sektör emekçilerinin işlerini kaybetmemeleri.”
DUYGUSAL DERİNLİĞİN YERİNİ TİCARİ METALAŞMA ALIRSA
Oyuncular Sendikası Set Çalışma Birimi/ Yapay Zeka Grubu’ndan Cem Yiğit Üzümoğlu da, yapay zekanın çalışanlar aleyhine bir kâr aracı haline getirilmesine karşı uyardı. İzleyicinin yakından tanıdığı bir isim olan Üzümoğlu, dizi/film sektörünün büyümesinde çalışanların rolüne dikkat çekti:
“Türkiye, dizi-film sektörü ile dünyada en çok ihracat yapan ülkelerin başında geliyor. Bunun böyle olabilmesini sağlayan, geçmişten günümüze tüm set işçilerinin, senaristlerin, oyuncuların ve tüm birimlerin insan emeği ve azmidir. Yapay zekanın sınırları belirlenmeden kullanımı, emekçilerin yıllardır verdikleri emekleri hiçleştirme ve daha da kötüsü, sektörün bugün bu kadar büyümesinde çok büyük payı olan kişilerin işlerini elinden alma gibi korkunç bir sorun yaratacaktır.”

Yapay zekanın yaratıcı süreci devralmasının sadece istihdama değil, üretilen işlerin sanatsal/estetik niteliğine de zarar vereceğini belirten Üzümoğlu, “Sanat ürünündeki duygusal derinliğin yerini ticari metalaşma aldığında, izleyiciyle kurulan insani bağ da zayıflayacak, uzun vadede sinema ve televizyonun insana dair hikâye anlatma gücünü törpüleyecektir” dedi.
Sektör emekçilerini güvence altına alacak hukuki düzenlemelerin eksikliği, en büyük sorun. Üzümoğlu, iş kanununda düzenlenen mesleki tanımların da belirsiz olduğuna dikkat çekiyor. Mesleki koşullar ve sınırlar belirlenmiş değil. Ona göre, yayıncı ve yapımcı arasında Rekabet Kurulu’na dair olabilecek anlaşmaların düzenlenmesi, maddi kazanç elde edilen içeriklerin belirli sınırlar dahilinde üretiliyor olması gerekiyor.
Oyuncu, bu düzenlemelerin yapılabilmesi için sektörde çalışanlara da görevler düştüğünü hatırlatıyor:
“Kolektif bilinç geliştirilmedikçe, yapay zekanın yol açtığı etik ve hukuki ihlallerin önüne geçmek mümkün olmayacaktır.”
YAPAY ZEKA ÇALIŞTAYI DÜZENLENDİ
Peki yasal düzenlemeler için şimdiye kadar hangi somut adımlar atıldı?
Şu an Türkiye’de yapay zeka için hazırlanmış özel bir yasa yok, daha çok kişisel verilerin korunması ya da siber güvenlik başlığında dolaylı olarak ele alınıyor. Yapay zekanın kullanım alanlarıyla ilgili etik kurulların çalışmaları ve yaptırımlara dair çabalar henüz çok yeni. Bu nedenle hukukçular da kesin beyanlar vermekten kaçınıyor.
Oyuncular Sendikası Hukuk Birimi, sektörde yapay zeka kullanımıyla ilgili hukuki ve somut önlemlerin alınması için 2024’te Başkent Üniversitesi’nde bir çalıştay düzenledi. Çalıştaya Telif hakları Genel Müdürlüğü ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan temsilciler de katıldı. Sendikanın çatı örgütleri olan “Uluslararası Aktörler Federasyonu” (FIA) ve Birleşik Ses Sanatçıları’nın (UVA), yapay zeka alanındaki hukuki çalışmalarının izlenmesi gerektiğine karar verildi. Yayıncı kuruluşların, içeriklere yapay zeka kotası getirmesi önerisi kayıt altına alındı. Ayrıca yapay zeka ile üretilecek içeriklerin, bunu ifade eden bir logo ile yayınlanması önerisi sonuç raporuna girdi.
HOLLYWOOD GREVİ NE GETİRDİ?
Hollywood’da, 2023’te hem Amerikan Yazarlar Birliği (WGA) hem de Ekran Oyuncuları Birliği – Amerikan Televizyon ve Radyo Sanatçıları Federasyonu (SAG-AFTRA) greve giderek sektörü aylarca durma noktasına getirdi. Sendikaların, Universal, Disney gibi pazar hakimiyeti olan dev prodüksiyon şirketleri ile Netflix, Amazon Prime gibi platformlarla yürüttüğü pazarlıkta en önemli maddelerden biri sektörde yapay zeka kullanımına sınırlamalar getirilmesi, sanatçıların ses ve görüntülerinin izinsiz kopyalanmasının önüne geçecek sözleşmelerin düzenlenmesiydi.
WGA, yapay zeka araçlarının senaryo yazımında “kaynak eser” olarak kullanılmasını engelleyen hükümler talep etti. Yeni sözleşme, şirketlerin yapay zekayı senaryo üretimi veya düzenlemesi için kullanamayacağını; bu şekilde üretilmiş metinlerin, senaristlerin telif haklarını etkilemeyeceğini güvence altına aldı. SAG-AFTRA, oyuncuların yüz, ses ve bedenlerinin izinsiz dijital kopyalanmasına karşı koruma istedi. Anlaşma, dijital benzerliklerin yalnızca açık rıza ve ek tazminatla kullanılabileceğini; figüranlar dâhil tüm oyuncular için uzun vadeli kopyalama ve çoğlatma süreçlerinde onay zorunluluğu getirdi.
Her iki anlaşma da yapay zekanın sektördeki kullanımını tamamen yasaklamadan, yaratıcı emeğin izinsiz ikamesini sınırlandıran ilk kapsamlı düzenlemeler olarak öne çıktı. Fakat Oyuncular Sendikası Hukuk Birimi, oradaki yönetmeliklerin de çatı örgütleri FIA ve UVA tarafından hâlâ eleştirildiğini vurgulayarak “AB ve ABD’deki yasal düzenlemelerini titizlikle takip ettiklerini” ifade etti.
Yapay zeka, sinema/TV sektöründe çalışanlar için, fırsatlar ve riskler geriliminde, geleceğin en büyük belirsizliklerinden biri olmaya devam ediyor. Bu arada projeye ilişkin konuşmak üzere aradığımız AI Yapım yetkilileriyle görüşme talebimiz yanıtsız kaldı.