Bir yanda olimpiyat, Avrupa ve dünya şampiyonlukları bulunan 37 yaşındaki milli sporcu Abdullah Öztürk, diğer yanda olimpiyat madalyaları kazanan, Avrupa ve dünya şampiyonu 33 yaşındaki milli sporcu Ali Öztürk. İki şampiyon kardeş…
Yaklaşık 20 yıldır para masa tenisine gönül veren Abdullah Öztürk ve Ali Öztürk kardeşler, 13-19 Kasım tarihleri arasında Tayland’ın Pattaya kentinde düzenlenecek 2026 ITTF Dünya Para Masa Tenisi Şampiyonası’na hazırlanıyor.
Adını dünyanın en iyi sporcuları arasına 2018 yılında yazdıran Ali Öztürk, 2022 yılında düzenlenen dünya şampiyonasında ikincilik elde etti. Bu yıl 8 sporcunun yarışacağı dünya şampiyonasında kota elde ettiği için mutlu olduğunu belirten Öztürk, son 13 yıldır uluslararası arenadaki tüm turnuvalarda madalya aldığını ve hedefinin yine final görmek olduğunu söyledi.
‘KARDEŞİMLE BİRLİKTE MADALYA ALMAK İSTİYORUM’
Dünya şampiyonası hazırlıklarının çok iyi ve verimli geçtiğini dile getiren ağabey Abdullah Öztürk ise ellerinden gelenin en iyisini yapıp milli takım olarak en az 4-5 madalyayla dönmek istediklerini vurguladı.
Uluslararası Masa Tenisi Federasyonu’nun (ITTF) birkaç yıl önce ‘kategori birleştirme’ kararı aldığını belirten Öztürk, bu nedenle bir süre ‘bocalama dönemi’ yaşadıklarını ancak şu an birleşme sürecine adapte olduklarını ifade etti.
Madalya rengini belirtmek istemediğini ancak kürsüde olmayı çok hayal ettiğini dile getiren Abdullah Öztürk “Bu yıl tüm gücümle çalıştım. Uluslararası son 5 turnuvada, 3 altın, 1 bronz madalya elde ettim. Şartlar zorlaştıktan sonra bile gösterdiğim bu performans, dünya şampiyonasında da madalyaya oynayabileceğimi ortaya koydu aslında. Bizim sporda kritik eşik, çeyrek final müsabakalarıdır. Eğer çeyrek finali geçersem altın için her şeyimi veririm. Kardeşimle birlikte madalya almayı çok arzuluyorum” dedi.
PARALİMPİK OYUNLARINDA 7 MADALYA
Avrupa ve dünya şampiyonalarında altın, gümüş ve bronz olmak üzere çok sayıda madalyanın sahibi olan Öztürk kardeşler, bugüne kadar yer aldıkları paralimpik oyunlarında toplam 7 madalya kazandı.

Meslektaşı Kübra Korkut ile birlikte ‘paralimpik oyunları tarihinde en fazla madalya elde eden sporcu’ unvanına da sahip olan Abdullah Öztürk, turnuva boyunca 2 altın, 2 bronz madalya kazandı. Kariyerinde 100’ün üzerinde madalya bulunan Öztürk, 2016 Rio ve 2020 Tokyo Paralimpik Oyunları’nda şampiyon olmuştu.
Kardeşi Ali Öztürk ise kariyerinde 100’e yaklaşan madalyalarından en önemlilerinden birini 2016 Rio Paralimpik Oyunları’nda ikinci olarak elde etti. Milli para masa tenisçi, 2020 Tokyo ve 2024 Paris Paralimpik Oyunları’nda da bronz madalyaların sahibi oldu.
ALİ ÖZTÜRK: HEP OMUZ OMUZAYIZ
Paralimpik oyunlarında iki kez şampiyonluk elde eden ağabeyi Abdullah Öztürk’ün tarihi başarısı hakkında konuşan Ali Öztürk, “Böyle bir sporcu gelmedi. Dünyaya adını altın harflerle yazdırdı. Bu çok büyük bir başarı” dedi. Kardeşi olarak kendisiyle gurur duyduğunu belirten Öztürk, “Bu duygunun tarifi yok” diye konuştu.

Ağabeyiyle birlikte aynı spor dalıyla ilgilenmenin avantajlarına da değinen Ali Öztürk, “Sürekli birbirimizle oynayıp var olan eksiklerimizi gördük. Daha iyi çalışıp eksiklerimizi kapatmaya çalıştık. Yanlışlarımızı birbirimize söyleyip hızlı bir şekilde ilerledik. Onun meyvesini de zaten Avrupa, dünya ve olimpiyatlarda aldık. Tüm büyük organizasyonların hepsinde madalya sahibi olduk” ifadelerini kullandı.
Abdullah Öztürk de aynı sporu yapmaktan büyük keyif aldıklarını söyledi:
“Düştüğümüzde, kalktığımızda, kazandığımızda, kaybettiğimizde hep beraber omuz omuzayız. Hep yan yanayız. Birbirimizden güç alıyoruz, birbirimize destek oluyoruz. Sonuçta aynı ülkenin bayrağı için savaşıyoruz. Bunu kardeşimle yaptığım için çok mutlu ve şanslı olduğumu ifade etmek istiyorum. Hem o şanslı hem de ben şanslıyım. Bu gururu ülkemize yaşattığımız için de ayrıca çok mutluyum.”
‘ALİ, BENDEN DAHA YETENEKLİ’
Kardeşi Ali Öztürk’ün kendisinden daha yetenekli olduğunu ifade eden Abdullah Öztürk, “Eğer benim kadar antrenman yapmış olsaydı, şu an onun da paralimpik oyunları şampiyonluğu vardı” diyerek şöyle konuştu:
“Ali, masa tenisi için çok yetenekli bir sporcu, hatta benden daha yetenekli olduğunu söyleyebilirim. Teknik ve taktik anlamda inanılmaz yetenekli. Saha içi psikolojisini de çok güzel yönetiyor. Bir sette 5-0, 6-0 geride olsa bile o seti çevirebiliyor. Çok sağlam bir psikolojisi var yani. Masa tenisi tarihinin en başarılı sporcularından biri. Ama ufak bir eleştiri yapayım ona. Eğer benim kadar çalışmayı sevseydi, benim kadar antrenman yapmış olsaydı, şu an onun da paralimpik oyunları şampiyonluğu vardı.”
“Uluslararası arenada kazandığım ilk madalyayı dün gibi hatırlıyorum” diyen Abdullah Öztürk, şöyle devam etti:
“İlk turnuvadan son turnuvaya kadar aldığım tüm madalyalar gözümün önünde. Hepsinde ayrı bir emek, çok büyük bir özveri ve yaşanmışlıklar var. Aldığım tüm madalyalar çok kıymetli ama 2016 Rio ve 2020 Tokyo Paralimpik Oyunları’nda elde ettiğim şampiyonlukların bende yeri çok farklı.”
‘MASA TENİSİ HAYATA TUTUNMA DEMEK’
Masa tenisine kardeşiyle birlikte aynı anda başladıklarını dile getiren Abdullah Öztürk, “Tamamen hobi amaçlı başladığımız bu sporda 20’nci yılımıza girdik” dedi.
Kardeş Ali Öztürk, “Masa tenisi, mücadele demek, hırs demek, hayata tutunma demek” derken, ağabey Abdullah Öztürk ise şöyle konuştu:
“Masa tenisi benim için bir yaşam biçimi oldu artık. Şu an masa tenisini hayatımdan çıkardığım anda ne yaparım, nasıl yaşarım inanın hiç bilmiyorum. Tüm hayatımı, planlarımı, enerjimi bu spora göre ayarladım. 20 yıldır bu böyle. Yaptığınız işi severek, emek vererek yapmazsanız o işte zaten başarı gelmiyor. Ben yıllardır bunu yaptım. Ailemi, arkadaşlarımı, sosyal hayatımı, her şeyimi hep ikinci planda bırakmak durumunda kaldım. Tüm önceliğim masa tenisiydi. Çünkü bu branşta başarılı olmak istiyordum. O yüzden de birtakım fedakârlıklar yapmak zorundaydım. Karşılığını da sayısız madalyayla aldığımı düşünüyorum.”
Doğuştan kas erimesi hastalığıyla doğan iki kardeş, çok uzun yıllar spor yaptıkları için bu hastalığı durdurma noktasında olduklarını da söyledi.
Spor sayesinde hayatının değiştiğini ve geliştiğini belirten Ali Öztürk, sporla birlikte sosyal çevre, toplumda saygınlık, maddi ve manevi özgürlük kazandığını ifade etti.
“Her engelli bireyin yapabileceği bir spor dalı mutlaka var” diyen Öztürk, “Hayatta mücadeleyi öğrenmeleri, iyi bir gelecekleri olması ve güzel bir çevreye sahip olmak için mutlaka spor yapmaları lazım. Mücadeleyi asla bırakmamalılar. Zamanı geldiğinde onlar da başarılı olacak” diye konuştu.
‘ENGELLİ ÇOCUKLARINIZI CESARETLENDİRİN’
“Engelli bir bireyseniz, hayatta ‘olmazsa olmazınız’ sporun herhangi bir branşı olmalı” diyen Abdullah Öztürk ise şunları kaydetti:
“Bizler yıllar önce bu tercihi yaptık, masa tenisini seçtik. Bu iş için emek, çaba, fedakârlık göstermeniz lazım ama ondan da önce yapmanız gereken tek şey, spor salonuna gelmek. Spor salonuna gelin, gerisi çorap söküğü gibi gelecek, emin olun. Eğer yetenekliyseniz, ülkemizi uluslararası arenada temsil etme fırsatı da doğuyor. İnanın, bunun maddi bir karşılığı yok. Manevi karşılığı ise muazzam.”
“Burada en büyük görev, anne babalara düşüyor” diyen Öztürk, şöyle devam etti:
“Çocuklarınızı cesaretlendirin. Sporun herhangi bir branşına yönlendirin. Onlara güvenin, destek olun. Yıllar sonraki değişime kendi gözlerinizle şahit olacaksınız. Çocuklarınızı milli formayla görmek, o anlara şahit olmak, emin olun paha biçilemez bir duygu. Kendi anne ve babamdan biliyorum.”
“Aile, bu işin arka planında olan görünmez kahramanlardan” diyen ağabey Öztürk, “Bizler, yurt dışına kamplara, turnuvalara gittiğimizde bizim özlemimizi çekiyor, bizimle üzülüyor, bizimle seviniyorlar. Onların emekleri çok değerli. Bu işi yaparken en büyük desteği onlardan alıyoruz. Bize inanan, güvenen insanların varlığını bilmek bize ekstra bir itici güç oluyor. Emin olun, aile olmazsa biz sporcular o ekstra motivasyonu sağlayamayız. Onların yeri apayrı” ifadelerini kullandı.
ALTIN MADALYAYLA VEDA ETMEK İSTİYOR
Abdullah Öztürk, 2028 Los Angeles Paralimpik Oyunları’nda altın madalya hedeflediğini, ardından sporculuk kariyerini kesin olarak noktalamak istediğini söyledi. Öztürk ayrıca kariyerini noktaladıktan sonra paralimpik sporlara Gençlik ve Spor Bakanlığında yönetici olarak hizmet etmek istediğini belirtti.
Sporculuk kariyerini 40 yaşına kadar devam ettirmek istediğini belirten Ali Öztürk ise 2028 Los Angeles Paralimpik Oyunları’nda kariyerinde tek eksik olan olimpiyat şampiyonluğunu da elde etmek istediğini söyledi.

