İzmir Körfezi’nin kıyısından dik yamaçlara doğru uzanan Karataş, sokakların merdivenlerle birbirine bağlandığı bir semt. Bu yokuşlu coğrafyanın simgelerinden Tarihi Asansör. İzmir’i ziyaret edenlerin uğrak noktalarından Tarihi Asansör, körfeze açılan manzarasını fotoğraflamak isteyenleri kendine çekiyor. Ancak merdivenlerden çıkıp çevredeki sokakların kaldırımlarında konteynerlerden taşan çöpler kaldırımları işgal ediyor. Ağır koku yürümeyi zorlaştırıyor.
Kediler, sokakların tarihini de bugünkü çöp sorununu da insanlarla birlikte yaşıyor. Tarihi Asansör’ün yukarısındaki âtıl yapılar, kedilerin sığındığı yerler arasında. Kedilerin bazılarının tek ya da iki gözü yok; bazılarının gözlerinde ise akıntı ve açık yaralar var.

“KEDİLERİN ETKİLENMEMESİ MÜMKÜN DEĞİL”
Karataş’taki çöp ve hijyen sorununu, kedilerin sağlık problemlerini ve belediyenin müdahale kapasitesini mahalle sakinleri, veteriner hekimler ve belediye yetkilileriyle konuştuk.
Mahallede düzenli besleme yapan 55 yaşındaki H.A., taşındığı ilk günlerde parktaki kedilerin bakımını üstlenmeyi düşünmese de bir gün karşılaştığı manzaranın kararını değiştirdiğini söylüyor.
“Bütün yuvaların içinde ölü kediler buldum” diyen H.A., o dönem kedilerin beslendiğini, ancak sağlıklarının ve çevre hijyeninin yeterince takip edilmediğini anlatıyor.
Karşılaştığı durumun ardından eski yuvaları kaldırdığını, besleme alanının temizliğini ve hasta kedilerin tedaviye gönderilmesini üstlendiğini ifade ediyor. Yere bırakılan yemek artıklarını gördüğünde topladığını, çöpe attığını ve çevreyi yıkadığını aktarıyor.
H.A., belediyenin temizlik hizmetlerinin de yetersiz kaldığını belirtiyor.
“Belediye neredeyse 2 yıldır çevre temizliği konusunda yetersiz kalıyor. Bu durum da kedilerin sağlığını etkiliyor. Hepimiz biliyoruz, kediler her zaman çöpten yemek arar. Ama buradaki çöp sorunu artık çok farklı boyutta. Buralarda dolaşan kedilerin sağlıklarının etkilenmemesi mümkün değil.”

“ARABA ÇARPMASI DIŞINDA GELİP ALMIYORLAR”
Başka bir mahalle sakini, bazı kedilerin belirgin bir biçimde zayıfladığını, dengesini kaybettiğini ve yürüyemeyecek duruma geldiğini anlatıyor. Böyle zamanlarda belediyeleri aradıklarını ancak ‘araç bulunmadığı’ yönünde yanıtlar aldıklarını aktarıyor:
“Araba çarpması dışında hayvanları gelip almıyorlar, gözlemlediğim ağır hastalıklarda ya da acil müdahale gerektiren anlarda yine yoklar.”

“BELEDİYE, GÖZ SORUNLARINI TEDAVİ ETMİYOR”
Belediyenin göz sorunlarına yönelik tedaviyi yapmaması nedeniyle hasta kedileri özel veteriner kliniklerine götüren vatandaş, tedavi masraflarını karşılamakta zorlandığını ve çevredeki üç ayrı kliniğe yüksek miktarda borcu olduğunu belirtiyor.
SOKAKTA GÖZ HASTALIĞI TEDAVİSİ ZOR
Bölgede özel bir klinik işleten veteriner hekim Oğuzhan Şahin, göz sorunları yaşayan çok sayıda kedinin kendisine getirildiğini söylüyor. Olası nedenler arasında kalisi ve gibi viral enfeksiyonların öne çıktığını ve hasta kedileri diğer kedilerden ayrı tutmanın sokak koşullarında güç olduğunu belirtiyor.

Şahin, Herpes virüsünün göz iltihabı ve gözün saydam ön tabakası olan korneada yaralarla kendini gösterebildiğini belirtiyor. Korneada derinleşen ve tedavi edilmeyen yaraların kalıcı görme kaybına, ağır vakalarda gözün kaybedilmesine kadar varabildiğini ifade ediyor.
“KİRLİLİK DİREKT GÖZÜ ETKİLİYOR”
Yaşamdan Yana Veteriner Hekimler Derneği’nden Veteriner Hekim İlknaz Yalçın, kedilerdeki göz sorunlarının sokakta toplanmayan çöplerle ilişkisini şöyle anlatıyor:

“Evet, çevre kirliliği hayvanların sağlığını doğrudan etkiliyor. Enfeksiyon kapmasına neden oluyor. Gözlerde en sıklıkla görülen hastalık kalisi ve herpes virisü. Bu viral hastalıklardan kaynaklı gözlerde çok ciddi sorunlar yaşanabiliyor. Çevre kirliliğinin yarattığı hem havadan hem yerden hem de gıdalardan aldıkları olumsuz şeyler de, çevresel kirlilik de direkt olarak gözü olumsuz etkiliyor. Maruz kaldıkları olumsuz patojenler de var olan sorunu daha da kötüye götürebilir. İyileşme süresince kokuya da maruz kalınmamasını söylüyoruz. İzmir’de çöplerden kaynaklı koku da gözle ilgili sorunları tetikler.”
KONAK BELEDİYESİ: KAPASİTE VE BÜTÇE YETERSİZ
Konuyla ilgili görüştüğümüz Konak Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü, kedilerin göz sorunlarını tedavi etmek için müdahalede bulunmadıklarını, bunun için yeterli kapasitelerinin olmadığını belirtti. Göz hastalıklarıyla mücadele için aşılamaya işaret eden müdürlük, bu uygulama için yeterli bütçeye sahip olmadıklarını ve sokakta yaşayan kedi sayısının fazla olduğunu ifade ediyor.
Müdürlük, hijyenik olmayan besleme uygulamalarının da kedileri olumsuz etkilediğini söylüyor. Belediye olarak temiz besleme alanları oluşturduklarını, ancak yurttaşları uygun olmayan koşullarda besleme yapmaktan uzaklaştıramadıklarını belirtiyor.
GÖNÜLLÜLERLE BİRLİKTE DÜZENLİ BAKIM VE TAKİP
Mahallede besleme yapan yurttaşlar belediyelerin gönüllülerle birlikte çalışmasını istiyor. Hasta kedilerin veteriner hekim tarafından muayene edilmesi, gerekli ilaçların sağlanması ve tedavinin nasıl uygulanacağının bakım verenlere anlatılması talepler arasında yer alıyor.
Besleme kaplarının yıkanması, suyun taze tutulması ve bozulmuş yiyeceklerin sokaklara bırakılmaması da bakımın önemli bir parçası.
H.A., gönüllülerin çabasının belediyenin düzenli çöp toplama ve sokak temizliği hizmetleriyle desteklenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

H.A., sokakların temiz tutulmasında mahalle sakinlerinin sorumluluğuna da dikkat çekiyor. Evinde hayvanların tüyünden rahatsız olan bazı kişilerin ortak alanları kirlettiğini söyleyerek bu çelişkiyi şöyle anlatıyor:
“Evinde temiz olup kılı, tüyü bahane eden insanın, sokakta, parkta otururken çekirdek kabuklarını yere attığını görüyorsun. Yediği, içtiği şeyleri çöpe değil yere, sahilde denize attığını görüyorsun.”
Hayvanları beslemek adına bozulmuş yiyeceklerin bırakılmasına da karşı çıkıyor:
“Hepimiz kendi bütçemize göre davranıyoruz. Ama bari kokmuş, pis yiyeceği verme. Çöpünü yere değil, çöpün içine at.”
