Avrupa sahnesindeki korfbolda hedef ilk dört

Türkiye Korfbol A Milli Takımı, 24 Ekim’e kadar sürecek Avrupa Şampiyonası’nda 8 takım arasında yer alarak, dünya şampiyonasına katılım hakkı elde etmek için mücadele ediyor. Başantrenör Yüksel Abdikoğlu hedeflerini anlatırken; sporcular Dilruba Abdikoğlu ve Önay Özkurt ise kadın ve erkeğin aynı takımda yer aldığı korfbolun dayanışma, iletişim ve eşitliği güçlendirdiğine dikkat

Didem Çam
Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. Fotomaç Gazetesinde stajyer muhabir olarak görev aldı. 2012 yılından bu yana çeşitli TV, gazete, dergi ve haber portallarında...

Kadın ve erkek sporcuların aynı takımda yer aldığı, fiziksel güç mücadelesinin kurallarla sınırlandırıldığı korfbol, Türkiye’de daha fazla tanınmak ve uluslararası başarılarını artırmak istiyor. Türk korfbolunun önemli isimlerinden Türkiye Gelişmekte Olan Spor Branşları Federasyonu Korfbol Genel Koordinatörü ve Türkiye Korfbol A Milli Takımı Başantrenörü Yüksel Abdikoğlu ile sporcular Dilruba Abdikoğlu ve Önay Özkurt, hem milli takımın Avrupa Şampiyonası hedeflerini hem de korfbolun Türkiye’deki gelişimini anlattı. Üç isim, Kocaeli Üniversitesi Spor Kulübü Korfbol Takımı’nın bu sezon elde ettiği şampiyonluğu da değerlendirirken sporun eşitlikçi yapısına, takım ruhuna ve daha fazla destek görmesi gerektiğine dikkat çekti.

Dünyada 1902 yılında ortaya çıkan korfbol, Türkiye’de ise 1995 yılından bu yana oynanıyor. Yaklaşık 20 yıl önce Türkiye Gelişmekte Olan Spor Branşları Federasyonu bünyesine katılan ve 2008 yılında resmî faaliyetlerine başlayan branş, bu tarihten itibaren uluslararası müsabakalarda da yer aldı. Uzun yıllardır Avrupa’da mücadele eden Türkiye Korfbol A Milli Takımı, şimdi yeni başarılar elde etme hedefinde.

AVRUPA ŞAMPİYONASI’NDA HEDEF SON DÖRT

Türkiye Korfbol A Milli Takımı, 16-24 Ekim tarihleri arasında Çekya’da düzenlenecek IKF Avrupa Korfbol Şampiyonası 2026’da mücadele ediyor. Toplam 16 takımın katıldığı organizasyonda C Grubu’nda yer alan Türkiye; Almanya, Slovakya ve Sırbistan ile zirve mücadelesi verecek.

A Milli Takım Başantrenörü Yüksel Abdikoğlu, kura sonucunda iyi bir grupta yer aldıklarını belirterek öncelikli hedeflerinin son sekiz takım arasına girmek olduğunu söyledi. Bu hedefin aynı zamanda dünya şampiyonasına katılma hakkı elde etmek anlamına geldiğini belirten Abdikoğlu, bunun ardından son dört takım arasına yükselmek istediklerini ifade etti.

Türkiye’nin Avrupa Ligi B Grubu’nda daha önce ikincilik ve üçüncülük elde ettiğini hatırlatan Abdikoğlu, Avrupa Şampiyonası’nda A Grubu klasmanına yükselmeyi de amaçladıklarını vurguladı.

‘BAŞARI TAKIM RUHUYLA GELİYOR’

Türk korfbolunda önemli başarılara imza atan Dilruba Abdikoğlu ve Önay Özkurt, Avrupa Şampiyonası öncesinde milli takıma başarı diledi. Her iki sporcu da milli formayla mücadele etmenin taşıdığı anlamı ve takım ruhunun önemini vurgularken, bu kez farklı nedenlerle milli takımın yanında olacaklarını belirtti.

Dilruba Abdikoğlu: Elde edilen başarılar yeterince duyurulmuyor.

En son 2023 yılında Tayvan’da düzenlenen Dünya Şampiyonası’nda milli takım forması giyen Dilruba Abdikoğlu, o tarihten itibaren takımdan ayrıldı. Milli formayla mücadele etmenin kendisi için çok özel bir duygu olduğunu belirten Abdikoğlu, takımın Avrupa Şampiyonası’nda başarılı olacağına inandığını söyledi.

Abdikoğlu, milli takım deneyimini şöyle anlattı:

“Milli formayla ülken için mücadele edip başarı elde etmek bambaşka bir duygu. Takımın elinden gelenin en iyisini yapacağına ve ülkemizi orada en iyi şekilde temsil edeceğine inanıyorum.”

Yaşadığı sakatlık nedeniyle Avrupa Şampiyonası’nda forma giyemeyecek olan milli oyuncu Önay Özkurt da milli takımın yalnızca sahada mücadele eden sporculardan ibaret olmadığını, bir ruhu temsil ettiğini söyledi. Takım ruhunu yansıtmanın ve ülke için mücadele etmenin başarıda belirleyici olduğunu dile getiren Özkurt, bu kez takım arkadaşlarına destek verecek.

Özkurt, milli takımın kendisi için ne ifade ettiğini ise şu sözlerle dile getirdi:

“Milli takım, sadece destek verilecek bir şey değil, aslında o bir ruh. Takım ruhunu kim daha çok yansıtabilirse, kendi ülkesi için kim daha çok savaşıyorsa o kazanıyor. Milli takım olarak bu zamana kadar çok büyük başarılara imza attığımızı düşünüyorum. Orada olamasam da bunun savaşını verecek kişilerden biriyim. Onların en büyük destekçilerinden biriyim. Milli takımımız, Avrupa Şampiyonası’nda inşallah çok başarılı olur.”

KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ BEŞİNCİ ŞAMPİYONLUĞUNU KAZANDI

Avrupa Şampiyonası’nı heyecanının yanısıra Kocaeli Üniversitesi Spor Kulübü Korfbol Takımı da Türkiye’de elde ettiği başarıyla gündemde. Türkiye Korfbol Ligi’nde mücadele eden takım, 2025-2026 sezonunu şampiyon tamamlayarak toplamda beşinci kez Türkiye’nin en iyisi oldu.

Takımın başantrenörlüğünü de yapan Yüksel Abdikoğlu ile sporcuları Dilruba Abdikoğlu ve Önay Özkurt, elde ettikleri şampiyonluğun kendileri için büyük mutluluk kaynağı olduğunu belirtti.

55 yaşındaki deneyimli çalıştırıcı Yüksel Abdikoğlu, kulübün başarılarının bir yıldızla taçlandırılabileceğini söyledi. Abdikoğlu, “Federasyonumuz uygun görürse bir yıldız takacağız” dedi.

2025-2026 sezonunda kazandığı şampiyonlukla birlikte toplam beş kez Türkiye şampiyonu olan Kocaeli Üniversitesi Spor Kulübü Korfbol Takımı, 2024 yılında da namağlup şampiyon olmuştu.

Geçen sezon Türkiye şampiyonu oldukları için ocak ayında Avrupa müsabakalarına katılacaklarını belirten takım oyuncusu Dilruba Abdikoğlu, şampiyonluğun hem kendisi hem de takım arkadaşları açısından büyük bir sevinç yarattığını söyledi. Abdikoğlu, “Şampiyon olmak beni ve takım arkadaşlarımı inanılmaz mutlu etti. Takım olarak Avrupa’da ülkemizi temsil edeceğimiz için ayrıca gururlu ve mutluyuz” diye konuştu.

ÜÇ SEZONDA İKİ ŞAMPİYONLUK, BİR TÜRKİYE İKİNCİLİĞİ

Kocaeli Üniversitesi Spor Kulübü Korfbol Takımı’na üç yıl önce transfer olan Önay Özkurt, bu süre içerisinde iki şampiyonluk ve bir Türkiye ikinciliği yaşadı. Takımın kilit oyuncuları arasında bulunan 30 yaşındaki Özkurt, son şampiyonluğun tüm takımın ortak emeğiyle kazanıldığını vurguladı.

Özkurt, “Bu şampiyonlukta, gençlerden büyüklere kadar tüm takımın emeği var. Gayet başarılı, istekli ve iyi ilerleyen bir takımız” dedi.

Özkurt’un bireysel başarıları da takımın uluslararası alandaki performansına eşlik etti. Geçen sezon Portekiz’de düzenlenen 2025-2026 IKF Korfbol Şampiyonlar Ligi Satellite Kupası’nda mücadele eden Kocaeli Üniversitesi Spor Kulübü Korfbol Takımı, turnuvayı ikinci sırada tamamladı. Organizasyonda 26 sayı atan Önay Özkurt ise Şampiyonlar Ligi’nde ‘sayı kralı’ unvanını kazandı.

Elde ettiği ödülden dolayı onur duyduğunu belirten Özkurt, başarısının yalnızca bireysel yetenekleriyle açıklanamayacağını, takım arkadaşlarının desteğinin de büyük önem taşıdığını söyledi. Özellikle kadın sporcu arkadaşlarının kendisine katkı sunduğunu dile getiren Özkurt, ödülü takımın ortak başarısının bir parçası olarak gördüğünü ifade etti ve ekledi:

“Sayı kralı oldum ancak turnuvada takımımın bana çok büyük bir desteği vardı. Bireysel yeteneklerim, o anki isteğim bana çok büyük katkı sağladı ama özellikle de kadın sporcu arkadaşlarımızın bana büyük bir desteği vardı. Belki başka takımda oynasaydım o süreçte böyle bir ödül alamazdım. O yüzden bu ödülün bireysel olarak alınan bir ödül olduğunu düşünmüyorum.”

KORFBOLDA SPORCU VE KULÜP SAYISI ARTIYOR

Türkiye Gelişmekte Olan Spor Branşları Federasyonu Korfbol Genel Koordinatörü Yüksel Abdikoğlu, Türkiye’de korfbolun yaygınlaşması için yürütülen çalışmalar ve son yıllarda yaşanan gelişimi de anlattı.

Yüksel Abdikoğlu ile Dilruba Abdikoğlu.

Federasyon bünyesinde yaklaşık 2 bin-2 bin 500 kadın ve erkek sporcu bulunduğunu belirten Abdikoğlu, 20-25’i aktif olmak üzere yaklaşık 40 kulübün faaliyet gösterdiğini söyledi. Korfbolun gelişiminde geçmişte görev yapan isimlerin katkılarına da değinen Abdikoğlu, kurucu federasyon başkanı Enver Oral’ın çalışmalarının unutulamayacağını belirtti. Mevcut başkan Hasan Öztürk döneminde ise branşın önemli bir ivme kazandığını ifade etti.

Son 10 yılda edinilen tecrübenin ve sporcuların gelişiminin başarıları artırdığını söyleyen Abdikoğlu, korfbolun artık yalnızca üniversitelerde değil, lise ve ortaokullarda da oynandığını vurguladı. Abdikoğlu, gelişimi ve federasyonun çalışmalarını şu sözlerle anlattı:

“Özellikle, son 10 yılda edindiğimiz tecrübeler ve sporcularımızın da kendilerini geliştirmesiyle birlikte başarılarımız gitgide yükseldi. Başlangıçta sadece üniversitelerde olan korfbol, şimdi lise ve ortaokulda da oynanıyor. Bu bir ekip çalışması. Federasyonumuz, sporcularımız ve teknik heyetimizle birlikte bu işi en iyi şekilde yapmaya ve ülkemizi en iyi şekilde temsil etmeye çalışıyoruz. Sporcu, antrenör, hakem sayımız ve milli takım başarılarımız hep Hasan Öztürk döneminde geldi. Hasan Bey, milli takım, kulüp takımları, kulüp sayılarının artması ve daha fazla organizasyona gitme konusunda büyük bir katkıda bulundu. Sağ olsunlar, çok çaba sarf ettiler.”

AYNI TAKIMDA KADIN VE ERKEK, AYNI KURALLAR

Korfbolu diğer takım sporlarından ayıran en önemli özelliklerden biri, kadın ve erkek sporcuların aynı takımda mücadele etmesi. Hollandalı beden eğitimi öğretmeni Nico Broekhuysen tarafından 124 yıl önce bulunan spor dalı, kadın ve erkeklerin ortak takım yapısı içinde yer alması ve eşit kurallara tabi olmasıyla öne çıkıyor.

Yüksel Abdikoğlu, korfbolun bu yönünün yalnızca bir oyun kuralından ibaret olmadığını, birlikte çalışma ve ortak çözüm üretme anlayışını da güçlendirdiğini söyledi. “Korfbol, iki cinsi birleştiren yegâne spor” diyen Abdikoğlu, bu yapının kolektif çalışmanın, stratejinin ve birlikte çözüm üretmenin önemini ortaya koyduğunu belirtti.

Kadın ve erkeklerin aynı takımda bulunmasının fiziksel avantaj ve dezavantaj tartışmalarına yol açabildiğini ifade eden Abdikoğlu, oyunun kurallarının bu konudaki soru işaretlerini ortadan kaldırdığını söyledi. Korfbolda kadınların kadınlarla, erkeklerin erkeklerle mücadele ettiğini ve fiziksel temasın kurallarla engellendiğini belirten Abdikoğlu, şöyle konuştu:

“Her ne kadar, ‘Kadın erkek nasıl oynar?’ algısı varsa da kadınlar ve erkekler beraber oynuyorlar ama herkes kendi cinsiyle oynuyor. Kadın kadınla erkek erkekle oynuyor. Oyunda bir güç kullanılmıyor. Kadın kadına da olsa erkek erkeğe de olsa bir güç mücadelesi yok. Fiziki bir temas yok. Çünkü oyun kuralları buna engel oluyor.”

Takımda kadın ve erkek sporculara uygulanan kuralların eşitliğe dayandığını belirten Önay Özkurt da korfbolun her iki cinsin de birbirine karşı fiziksel müdahalede bulunmasını engelleyen bir yapıya sahip olduğunu anlattı. Özkurt, kadın sporcuların performansının da bu branşın önemli bir parçası olduğuna dikkat çekerek, “Erkek oyuncu kadını tutamaz, erkek oyuncu kadına temasta bulunamaz, erkek oyuncu kadının üstüne gidemez gibi bir anlatım var. Ancak, bu sporda o kadar iyi kadınlar var ki, bazı erkeklerden çok daha başarılı ve iyiler. Kimi zaman ortak bir topa koşulduğunda kadınlar daha üstün kalabiliyor. Bu anlamda kural tam tersini de söylüyor. Eşitlik aslında oradan geliyor. Kadın erkeğe müdahale edemez, kadın erkeğin elindeki topu alamaz, kadın erkeğe savunma yapamaz. Yani tamamen hem kadınları erkeklerden koruyan hem de erkekleri kadınlardan koruyan bir branş aslında” diye konuştu.

BAŞARIDA İLETİŞİM BELİRLEYİCİ

Korfbolun yalnızca teknik beceri ve fiziksel hazırlık gerektirmediğini belirten Önay Özkurt, takım arkadaşları arasındaki iletişimin de başarı üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyledi. Takım içindeki bir oyuncunun moralinin bozulmasının diğer sporcuları da olumsuz etkileyebildiğini belirten Özkurt, iletişimin bu sporda özel bir önem taşıdığını vurguladı. Özkurt, “Ne kadar yetenekli olursanız olun veya ne kadar iyi takımınız olursa olsun, bir kadın arkadaşın moralini bozacak bir şey yaptığınızda bile bu durum tüm takımı olumsuz etkileyebiliyor. Her şeyden önce iletişim şekli çok önemli. İletişime inanılmaz derecede dikkat etmen gereken bir spor” dedi.

Dilruba Abdikoğlu da kadın ve erkek sporcuların birbirinden öğrendiği çok şey olduğunu, korfbolun iş birliği ve dayanışmayı geliştirdiğini ifade etti. Kadın ve erkeklerin birbirlerinin eksiklerini tamamladığını belirten Abdikoğlu, birlikte çalışmanın hem spor alanında hem de günlük yaşamda olumlu sonuçlar doğurduğunu söyledi.

Abdikoğlu, korfbolun eşitlikçi yapısını şu sözlerle anlattı:

“Birbirimizden öğrendiğimiz çok şey var. ‘Birlikten kuvvet doğar’ meselesi diyebiliriz. Mutlaka iş birliği yapmak durumundasınız. Biz erkeklerden daha güçlü olmayı öğreniyoruz. Onlar da her şeye daha kibar yaklaşmayı öğreniyor. Kamplarda, maçlarda, antrenmanlarda ya da sosyal hayatımızda bu durumun artılarını çok fazla hissediyoruz. Bu sporda tamamen eşitiz. Hepimizin yaptığı iş aynı. Onlar bizsiz bir şey yapamıyor, biz de onlarsız bir şey yapamıyoruz. Ya birbirimizin açığını kapatmak ya da birbirimiz için daha iyi olmaya çabalamak… Baktığımız zaman birbirimizi tamamlıyoruz.”

BAŞARILAR VAR, TANINIRLIK YETERSİZ

Türk korfbolunun uluslararası alanda elde ettiği derecelere rağmen Türkiye’de yeterince tanınmadığını düşünen sporcular, branşın daha fazla görünür olması gerektiğini söyledi.

34 yaşındaki Dilruba Abdikoğlu, Avrupa’da ve milli takımlarda elde edilen başarıların ülkede yeterince duyurulmadığını belirterek, korfbolun televizyon haberlerinde ve spor kanallarında daha fazla yer bulmasının insanların bu branşı tanımasına katkı sağlayacağını ifade etti.

Abdikoğlu, “Avrupa’da dereceler, milli takımlarda güzel başarılar elde ediyoruz ama bunun ülkede duyurulması çok yetersiz oluyor” dedi. Türkiye’de spora verilen değerin genel olarak yeterli olmadığını düşündüğünü söyleyen Abdikoğlu, futbolun farklı bir konumda bulunduğunu, basketbol ve voleybolun da son yıllarda daha fazla ilgi görmeye başladığını belirtti. Buna karşın birçok kişinin korfbolun ne olduğunu hâlâ bilmediğini vurgulayan Abdikoğlu, medyada daha fazla yer almanın branşın tanınması açısından önemli olduğunu dile getirdi.

Abdikoğlu, şöyle konuştu:

“Tabii, futbol bambaşka bir dünya. Biraz da basketbol ve voleybol son yıllarda ülkemizde değer görmeye başladı. Baktığımızda insanlar, hâlâ korfbolun ne olduğunu bilmiyor. Televizyon haberlerinde, spor kanallarında yer alırsa en azından insanlar korfbolun ne olduğunu daha iyi anlayabilir.”

Yüksel Abdikoğlu da korfbolun henüz olimpik bir spor olmaması nedeniyle yeterli ilgiyi görmediğini söyledi. Müsabakaların televizyonda yayımlanmamasının branşın tanınırlığını sınırladığını belirten Abdikoğlu, karşılaşmaların yalnızca YouTube üzerinden yayımlandığını ifade etti. Abdikoğlu, “Korfbol, henüz olimpik bir spor olmadığı için maalesef gerekli ilgiyi görmüyor. Medya olarak da gerekli ilgiyi görmüyoruz. Televizyonda yer almıyoruz. Müsabakalarımız sadece YouTube’da yayınlanıyor. Bu spor, çok fazla bilinmediği için maalesef yeteri kadar destek de alamıyoruz” dedi.

‘ÇOCUKLAR BEN YERİNE BİZ DEMEYİ ÖĞRENECEK’

Eski bir futbol kalecisi olan ve 1997 yılından bu yana korfbol ile ilgilenen Yüksel Abdikoğlu, bu sporla tanışmasının ardından önce kendisini geliştirmeye, ardından öğrendiklerini öğrencilerine aktarmaya çalıştığını söyledi. Her yaştan insanın korfbolu deneyimlemesi gerektiğini belirten Abdikoğlu, sporun yalnızca fiziksel gelişime değil, uzun süre devam eden arkadaşlıklara ve dayanışma duygusuna da katkı sağladığını ifade etti.

Korfbolun keyifli bir spor olduğunu ve bu branşla ilgilenen kişilerin uzun yıllar birbirleriyle iletişimlerini sürdürdüğünü söyleyen Abdikoğlu, korfbola başlayan bir oyuncunun 15-20 yıl boyunca bu sporu yapabildiğini belirtti. Milli takım yardımcı antrenörü Vahit Berk Polat’ın yaklaşık 20 yıl milli takım kaptanlığı yaptığını hatırlatan Abdikoğlu, ailelere çocuklarını korfbol ile tanıştırmaları çağrısında bulundu.

Abdikoğlu, şöyle konuştu:

“Korfbol, çok keyifli bir oyun. Korfbol sayesinde iyi arkadaşlık, dostluklar da kazanıyorlar. Uzun yıllar korfbol oynayanlar hâlâ görüşüyor. Korfbola başlayan bir oyuncu, en az 15-20 sene oynuyor. Şu an milli takım yardımcı antrenörümüz Vahit Berk Polat, milli takımımızın yaklaşık 20 yıl kaptanlığını yapmıştı. Velilerin çocuklarını mutlaka korfbol sporuyla tanıştırmasını, en azından bu sporu denemelerini tavsiye ediyorum. Çocuklarımız paylaşmayı bu sporla öğrenecek. ‘Ben’ duygusundan çıkıp ‘biz’ duygusunu korfbol ile öğrenecekler. Türkiye’nin hemen hemen her ilinde korfbol çalışmaları oluyor. Bilgi edinmek için federasyonumuzun telefon ve mail adresinden iletişime geçip konuyla ilgili destek alabilirler.”

EN BÜYÜK ÖDÜL

Geçmiş yıllarda profesyonel olarak kürek sporuyla ilgilenen Önay Özkurt, lise döneminde korfbol oynamaya başladı. Sporculuğunun yanı sıra antrenörlük yapan ve hakemlik belgesine de sahip olan Özkurt, korfbolun gönüllülük temelinde yürütülen bir branş olduğunu ve milli takım formasını giymenin sporcular açısından özel bir anlam taşıdığını söyledi.

Önay Özkurt: Korfbol iletişime inanılmaz derecede dikkat etmeniz gereken bir spor.

Sporcuların milli takımda yer alması için öğrencilerini yetenekleri doğrultusunda teşvik ettiğini belirten Özkurt, bu sporun önemli ölçüde kişisel fedakârlık gerektirdiğine dikkat çekti. Özkurt, “Sporcular için milli takım formasını giymek çok özel bir duygu” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Milli forma bütün sporculara nasip olmuyor maalesef. Öğrencilerimi hep yetenekleri doğrultusunda milli takımda yer almaları ve ülkemize katkı sağlamaları konusunda teşvik ediyorum. Çünkü korfbol, gönüllü olarak yapılan bir spor dalı. Herkes kendi cebinden harcayarak, kendi işinden, evinden vakit ayırarak yapıyor bu sporu. Bizler için en büyük ödül, milli takım oluyor.”

‘KORFBOLLA NE KADAR ERKEN TANIŞIRLARSA O KADAR İYİ’

Eski bir basketbolcu olan Dilruba Abdikoğlu, hocası Yüksel Abdikoğlu sayesinde korfbol ile tanıştığını anlattı. Korfbolu ilk duyduğunda “O ne ya?” diyerek güldüğünü söyleyen Abdikoğlu, sporla ilgilenmeye başladıktan sonra bu branştan vazgeçemediğini belirtti.

Sporculuğunun yanı sıra antrenör, hakem ve beden eğitimi öğretmeni olarak da görev yapan 34 yaşındaki Abdikoğlu, çocukların korfbol ile erken yaşta tanışmasının önemini vurguladı. Başarının düzenli çalışma ve istekle mümkün olduğunu söyleyen Abdikoğlu, kendi deneyimlerinden örnek vererek şunları anlattı:

“Üniversitenin salonunda yattığımı, saatlerce antrenman yaptığımı biliyorum. Çünkü çalışmadan hiçbir şeyde başarılı olamıyoruz. Çalışmanın ekmeğini de her zaman yediğimizi düşünüyorum. En önemli şey, istemek. İnsan istedikten sonra, geriye kalan şey çalışmak oluyor. Bence herkesin yapabileceği spor. Korfbol ile ne kadar erken yaşta tanışırlarsa o kadar iyi.”

Abdikoğlu, çocukların bu sporla tanışması ve yeni takımların kurulması için antrenörlere destek olduklarını da söyledi. Farklı bölgelere giderek eğitimler verdiklerini ve takım oluşturmak isteyenlere yardımcı olduklarını belirten Abdikoğlu, gönüllü olarak yürüttükleri çalışmalarla korfbolun yaygınlaşmasına katkı sunmaya çalıştıklarını ifade etti.

Abdikoğlu, “Antrenörlere, çocuklara her zaman destek oluyoruz. Oralara gidip eğitimler veriyoruz. Takım çıkarmaları için yardımcı oluyoruz. Bizler bu işin aynı zamanda gönüllüleri olduğumuz için her zaman elimizden geleni yapıyoruz. Önemli olan istemek. İstedikten sonra her şey olur” dedi.

ETİKETLER