Depremlerin ardından Antakya’da, yıkılan tarih ve toplumsal hafıza da şehir ile birlikte yeniden inşa edilmeye çalışılıyor. “Bu kenti terk etmeyeceğiz” direnişi; yürürken birlikte hatırlayarak, birlikte hatırlarken dayanışarak güçleniyor. Şehir Plancısı Dr. Tuğçe Tezer’in öncülüğünde yapılan “Yürünebilir Tarih Turu” ile Antakya’nın sokakları, “unutmamak” için adımlanıyor.
Tuğçe Tezer’in Antakya ile tanışması doktora çalışması sürecine dayanıyor. Bir daha da bu kentten kopamıyor. 2020’de Salt Araştırma Fonu desteğiyle hazırladığı Antakya Yürünebilir Tarih Rehberi, Tezer için sevdiği iki şeyin birleşmesi; yürümek ve Antakya…
Tezer, neredeyse her ay İstanbul’dan Antakya’ya gelerek; Antakyalılar, Antakya severler ve merak edenlerle beraber kenti adımlıyor.
İlki depremden sonra, 2024 yılının Temmuz ayında “Evvel Temmuz Festivali” kapsamında düzenlenen Yürünebilir Tarih Turu’nun 14’üncüsü, bu yıl Nisan ayında yapıldı.
“Köprübaşı” denilen kent merkezinden başlayan tur, Eski Antakya’nın sokaklarında devam ediyor. Antakya dışından da katılımın da olduğu turlar bazen 30-35 kişi oluyor. Bu sayı 70-80 kişiye kadar da çıkıyor.
Tuğçe Tezer turda; Antakya’nın yapılarını, sokaklarını, Habib-i Neccar Dağı’nı, Asi Nehri’ni ve Antakya’nın kültürel çevresini anlatıyor.
Tura katılan Antakyalılar ve Antakya’yı sevenler, anılarını paylaşıyor, yıkılan hafızalarını dayanışmayla inşa ediyor.

