Ermenistan’da Metsamor, Ukrayna’da Zaporijya, İran’da Buşehr, Bulgaristan’da Kozloduy ve Rusya’daki nükleer güç santralleri…
38 milyon 594 bin 977 kişinin yaşadığı 38 kent, Türkiye’nin kuzey, güney ve doğusunda bulunan nükleer santrallerin etki alanında. Mevzuata göre, itfaiye teşkilatı “Kimyasal, Biyolojik, Radyoaktif ve Nükleer (KBRN)” felaketlerde karşısında ilk müdahale ekiplerinin asli unsurlarından biri. Ancak itfaiyecilere göre teşkilatın müdahale kapasitesi yok denecek kadar az.
Tüm İtfaiyeciler Birliği Derneği (TİBDER) tarafından hazırlanan ve mart ayında yayınlanan “KBRN Riski Açısından İtfaiye Kapasitesinin Değerlendirilmesi” raporu, Türkiye’nin kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer (KBRN) tehditlere karşı hazırlık düzeyine ilişkin dikkat çekici tespitler ortaya koydu.
Raporda, son yıllarda mevzuatla itfaiye teşkilatlarına verilen görevlerin önemli ölçüde genişletildiği ancak personel, eğitim, ekipman ve araç kapasitesinin aynı ölçüde geliştirilmediği belirtildi.
TİBDER raporu, Türkiye’de itfaiye teşkilatlarının kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer tehditlere karşı ciddi kapasite eksiklikleri bulunduğunu ortaya koydu.
Rapora göre sınır ülkelerdeki nükleer santrallerden kaynaklanabilecek olası bir felakette birçok il, özellikle sınır iller risk altında, ancak müdahale kapasitesi yetersiz.
Türkiye’deki itfaiye teşkilatları kamuoyunda çoğunlukla yangın söndürme faaliyetleriyle bilinse de günümüzde deprem, sel, arama-kurtarma, trafik kazaları ve KBRN olaylarında da kritik görevler üstleniyor.
SINIRDAKİ NÜKLEER TESİSLER RİSK OLUŞTURUYOR
Ermenistan’daki Metsamor Nükleer Güç Santrali, Ukrayna’daki Zaporijya Nükleer Santrali, İran’daki Buşehr Nükleer Güç Santrali ile Rusya ve Bulgaristan’daki tesislerin olası kaza, saldırı veya savaş durumlarında Türkiye açısından ciddi risk oluşturduğu belirtildi.
Özellikle Türkiye sınırına yaklaşık 16 kilometre uzaklıkta bulunan Metzamor Nükleer Güç Santrali’nin teknolojik ömrünü doldurduğuna ilişkin uluslararası tartışmaların sürdüğünün vurgulandığı raporda, santralde meydana gelebilecek bir kazanın başta Iğdır olmak üzere Doğu Anadolu Bölgesi’ni derinden etkileyebileceği ifade edildi.
Raporda ayrıca Rusya-Ukrayna savaşı ile Orta Doğu’daki çatışmaların nükleer tesislerin güvenliği konusundaki endişeleri artırdığı kaydedildi.
İSTANBUL’DA BİLE
Raporda şu bilgiler yer aldı:
. Türkiye’nin kuzey, güney ve doğusunda bulunan nükleer santraller, 38 kentte yaşayan 38 milyon 594 bin 977 vatandaşı tehdit ediyor.
. İtfaiye teşkilatı, KBRN olaylarına müdahalede görevli ilk müdahale ekiplerinin asli unsurlarından bir. Ama teşkilatın bu görevi yapamayacak boyutta büyük eksikleri var.
. 38 ilde toplam 9 bin 856 itfaiye personeli var. Bu illerde yaşayan her 3 bin 916 kişiye bir itfaiye personeli düşüyor.
. 9 bin 856 itfaiye personelinin sadece yüzde 7,62’si, yani 751’i KBRN eğitimi almış durumda. Bu kadar itfaiye personeline verilen KBRN kıyafeti sayısı ise sadece 299.
. Örneğin İstanbul. Ukrayna’daki Zaporijya Nükleer Santrali’nin etki alanında. Zaporijya, Avrupa’nın en büyük nükleer güç santrali. 4 bin 394 itfaiye personelinden hiçbirisinin KBRN eğitimi yok, teşkilatın KBRN malzemesi de yok.
. Örneğin Van. Nüfus 1 milyon 112 bin 13. Metsamor Nükleer Santrali’nin etki alanında. 370 itfaiye personeli, 42 de itfaiye aracı var. Ama KBRN eğitimli personeli, KBRN malzemesi ve kıyafeti yok.
“GÖREV VERİLDİ AMA STANDART BELİRLENMEDİ”
TİBDER’in değerlendirmesine göre, 2021 yılında yapılan mevzuat değişiklikleri ile itfaiye teşkilatlarına KBRN olaylarında ilk müdahale, keşif, arama-kurtarma görevleri verildi. Ancak bu görevleri yerine getirecek araç, ekipman ve personel standartları net şekilde tanımlanmadı.
Raporda, birçok belediye itfaiyesinde KBRN olaylarına yönelik özel araçların bulunmadığı belirtilirken; KBRN maddelerin etkisizleştirilmesi yani “dekontaminasyon” ve tehlikeli madde müdahale araçlarının yönetmelikte açık şekilde yer almadığına dikkat çekildi.
Ayrıca personelin alması gereken eğitimler, ekipman standartları ve operasyonel yeterliliklere ilişkin ulusal ölçekte bağlayıcı kriterlerin eksik olduğu ifade edildi.
İL PLANLARI EKSİK
Raporda, Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) ve Türkiye Afet Risk Azaltma Planı’nda (TARAP) KBRN risklerine ilişkin hedefler bulunmasına rağmen, bazı illerin hazırladığı İl Risk Azaltma Planları’nda (İRAP) bu tehditlerin yeterince ele alınmadığı belirtildi.
Iğdır’ın Metzamor’a yakınlığı nedeniyle bazı hazırlık çalışmalarının bulunduğu ancak itfaiye teşkilatlarının kapasitesine ilişkin detayların yer almadığı ifade edilirken, Ağrı ve Kars gibi risk altındaki illerde de KBRN tehdidinin çoğu zaman “diğer afetler” başlığı altında değerlendirildiği aktarıldı.
TİBDER Genel Başkanı Mehmet Olcay Bal, şunları söyledi:
“Riskli bölgelerde görev yapan itfaiye teşkilatlarının personel sayısı, eğitim durumu, koruyucu ekipmanları ve özel müdahale araçlarına ilişkin kapsamlı verilerin planlarda yer almamasının önemli bir eksikliktir.”
ÇERNOBİL HATIRLATMASI
Raporda, 1986 yılında yaşanan Çernobil nükleer felaketinin Türkiye üzerindeki etkilerine de yer verildi. Kazanın ardından oluşan radyoaktif bulutların günler içinde Türkiye’ye ulaştığı hatırlatılarak, nükleer kazaların etkilerinin yalnızca sınır bölgeleriyle sınırlı kalmayabileceği belirtildi.
Bal, bu durumun altını çizdi. Olası senaryolara ilişkin önlem alınmasını gerektiğini vurguladı. İtfaiye teşkilatlarının görev tanımlarının ötesine geçilerek ekipman, eğitim, araç ve personel kapasitesinin artırılması gerektiği belirtilirken, erken uyarı sistemleri ve özel müdahale ekiplerinin yaygınlaştırılmasına ilişkin çağrı yaptı.