Düzce’de hasat öncesi kahverengi kokarca alarmı

Düzce'de tarım ürünlerine zarar veren istilacı kahverengi kokarca bu yıl daha geniş alana yayılmış durumda. Çok ciddi kalite ve randıman kayıplarına neden olan kahverengi kokarcaya karşı sadece kimyasal ilaçlama yeterli olmuyor.

Berna Dilek
Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Reklamcılık Bölümü mezunu. Sakarya Üniversitesi'nde İletişim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans programını tamamladı. Aynı zamanda Anadolu Üniversitesi'nde Görsel İletişim Tasarımı Bölümü'nü okuyor. Daha...

Düzce’de son üç dört yıldır fındık üreticilerinin en önemli sorunlarından biri haline gelen kahverengi kokarcaya karşı bu yıl da alarm verildi. Akçakoca’dan Cumayeri’ne kadar farklı bölgelerde görülen zararlı nedeniyle üreticiler hasat öncesi tedirgin olurken, uzmanlar geçen yıla göre popülasyonda belirgin artış gözlemlendiği uyarısında bulundu.

Akçakoca Ziraat Odası’nda görev yapan Ziraat Mühendisi Dr. Esra Kara, kahverengi kokarcanın fındık üreticileri açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirterek, zararın yalnızca verim kaybıyla sınırlı olmadığını söyledi. Yüzde olarak bir oran vermenin doğru olmayacağını ancak kahverengi kokarcanın çok ciddi kalite ve randıman kayıplarına neden olduğunu belirten Kara “Sadece fındıkta değil, meyve ve sebzelerde de zarar oluşturuyor. Ayrıca evlerde, depolarda ve kapalı alanlarda kışlayarak vatandaşlar açısından da sorun oluşturuyor” dedi.

Fındık üreticilerinin mücadele ettiği kahverengi kokarcanın yakından görünümü. (Fotoğraf: Dr. Esra Kara)

BİTKİ ÖZSUYU İLE BESLENİYOR

Kahverengi kokarcanın bitki özsuyuyla beslendiğini belirten Kara, zararlının yalnızca yapraklarda değil, doğrudan meyvede de kalite kaybına yol açtığını ifade etti.

Kara, böceğin iğne şeklindeki ağız yapısıyla bitkinin özsuyunu emdiğini, bunun sonucunda dokularda kararma ve çürümelerin oluştuğunu vurgulayarak, şu bilgiyi paylaştı: “Fındıkta buruşma, kararma ve acılaşmaya neden oluyor. Ayrıca mikotoksin oluşumuna zemin hazırlayarak ürün kalitesini düşürüyor ve depolama sürecinde randıman kayıplarına yol açabiliyor. Halk arasındaki, zararlının yalnızca fındık kabuğu yumuşakken zarar verdiğine ilişkin yaygın kanaat de doğru değil. Kahverengi kokarca salgıladığı enzim sayesinde fındığın sertleştiği dönemde de zarar verebiliyor. Dolayısıyla ürünün tüm gelişim dönemlerinde risk oluşturuyor.”

‘BU YIL RİSK DAHA YÜKSEK’

Geçen yıla göre popülasyonda belirgin artış gözlemlediklerini ifade eden Kara, kahverengi kokarcanın henüz en yoğun seviyesine ulaşmadığını söyledi.

İstilacı türün giderek çoğaldığını, saha çalışmalarında yaprak altlarında çok sayıda yumurta paketi tespit ettiklerini belirten Kara “Henüz popülasyonun en yüksek seviyesini görmedik. Bu yıl çok daha yoğun bir dönem bekliyoruz. Amacımız ekonomik zarar eşiğinin altında tutabilmek” diye konuştu.

SAMURAY ARILAR DOĞAYA SALINDI

Kahverengi kokarcaya karşı mücadelenin sadece kimyasal ilaçlamayla sınırlı olmadığını vurgulayan Kara, ruhsatlı ilaçların doğru zamanda ve uzman kontrolünde uygulanması gerektiği uyarısında bulundu.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın reçete sistemiyle bilinçsiz ilaç kullanımını azaltmayı hedeflediğini söyleyen Kara, üreticilerin il ve ilçe tarım müdürlükleri ile ziraat mühendislerinden teknik destek almalarının önemine dikkat çekti.

Kara ayrıca laboratuvar ortamında üretilen samuray arılarının biyolojik mücadele kapsamında doğaya salındığını ifade etti. Samuray arılarının, kahverengi kokarcanın yumurtalarına kendi yumurtalarını bırakarak zararlının daha yumurtadan çıkmadan etkisiz hale gelmesini sağladığını anlatan Kara, kamuoyunda bu konuda yanlış görseller dolaştığını, samuray arılarının sanıldığı gibi büyük eşek arıları değil, yalnızca birkaç milimetre büyüklüğünde faydalı böcekler olduğunu ifade etti.

FINDIKTA KALİTE KAYBINA NEDEN OLUYOR

Öte yandan sahadan edinilen bilgiler de zararlının Düzce’nin her bölgesinde aynı yoğunlukta görülmediğini ortaya koyuyor. Bazı üreticiler ilaçlamanın etkisini gördüklerini söylerken, bazı bölgelerde ise popülasyonun geçen yıla göre arttığı belirtiliyor.

Düzce’nin Fındıklı Köyü’nde uzun yıllardır fındık üretimi yapan Fatih Çelik, kahverengi kokarcayı yaklaşık iki yıl önce fark ettiklerini, zararlının geçen yıl üretimde ciddi kalite kaybına neden olduğunu söyledi.

Çelik, kahverengi kokarcanın fındığın iç yapısını bozduğunu belirterek, “Fındığın içinde kahverengimsi bir sıvı oluşuyordu, tadı acılaşıyordu. Ürünü olumsuz etkiledi” dedi.

Bu yıl uygulanan mücadele çalışmalarının ardından kendi bölgelerinde zararlının belirgin şekilde azaldığını ifade eden Çelik, “Yaklaşık bir-iki ay önce kokarcayı görüyorduk. İl Tarım tarafından sağlanan ilaçlarla ilaçlama yapıldıktan sonra bölgemizde kokarcaya rastlamadık. Balkonlara kadar gelen böcekler artık görünmüyor” diye konuştu.

Buna karşın komşu mahallelerde kurulan tuzaklarda kahverengi kokarcanın görülmeye devam ettiğini aktaran Çelik, sorunun tamamen ortadan kalkmadığını, mücadele çalışmalarının sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Fındık üreticisi ve tüccar Selim Metin: Zararlıyla mücadele, bireysel çabalarla sınırlı kalmamalı, devlet ilaç desteğini sürdürmeli.

KOKARCA BULAŞAN FINDIK MALİYETİNİN ALTINDA SATILIYOR

Düzce’nin Cumayeri ilçesine bağlı Yenitepe Köyü’nde fındık üreticiliği yapan ve aynı zamanda fındık ticaretiyle uğraşan Selim Metin ise kahverengi kokarcayla ilk kez 2024 fındık sezonunda Sakarya’nın Akyazı ve Hendek ilçelerinden gelen ürünlerde karşılaştığını söyledi. Geçen yıl Cumayeri ve Çilimli’nin ova köylerinde yaygınlaştığını gözlemledikleri zararlının bu yıl daha da arttığını belirten Metin, zararın yalnızca verim kaybıyla sınırlı kalmadığını, ticari açıdan üreticileri zor durumda bıraktığını anlattı:

“Kokarca tespit edilen fındıklar maliyetinin çok altında, yaklaşık yüzde 10’u seviyesindeki fiyatlarla ancak alıcı bulabiliyor. Bu ürünü satın alan tüccar sayısı da oldukça az. Kokarcalı fındığın ayrı depolanması ve ayrı satılması gerekiyor. Normal ürünün içerisinde kokarca tespit edildiğinde partinin tamamı kokarcalı kabul edilerek çoğu zaman alımı yapılmıyor.”

Bölgedeki diğer üreticilerin de benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu dile getiren Metin, kahverengi kokarcayla mücadelenin bireysel çabalarla sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi. Amerikan beyaz kelebeğiyle yürütülen mücadeleyi örnek gösteren Metin, “Kahverengi kokarca da toplu mücadele edilmesi gereken bir zararlı. Bu mücadele vatandaşların bireysel inisiyatifine bırakılmamalı. Devletin ilaç desteğini sürdürmesi, ilaçlama ekipleri oluşturarak kokarcanın görüldüğü alanlarda 20-25 günlük periyotlarla toplu mücadele yürütmesi gerekiyor” çağrısında bulundu.

Randıman tespiti amacıyla kırılan 250 gram kabuklu fındıktan elde edilen sağlam iç fındık miktarı görülüyor. Üreticiye göre kahverengi kokarca nedeniyle zarar gören iç fındıklar randıman hesabına dahil edilmiyor.

KÖYLERDEKİ YAŞAMI DA ETKİLİYOR

Akçakoca’nın Karatavuk Köyü’nde fındık üretimi yapan Şeref Aşık, kahverengi kokarcanın son üç-dört yıldır bölgede giderek daha fazla hissedildiğini söyledi.

Zararlının yalnızca fındık bahçelerini değil, köylerdeki yaşamı da etkilediğini ifade eden Aşık, “Kokarca evlere kadar giriyor. Amerikan beyaz kelebeğiyle yıllarca sürdürülen mücadelenin ardından başarılı sonuç alındı. Bu zararlıya karşı da aynı şekilde mücadele edilmeli” dedi.

Enes Yılmaz: Artan üretim maliyetleri de çiftçiyi zoluyor.

Akçakoca’nın Kurukavak Köyü’nde yaşayan 27 yaşındaki fındık üreticisi Enes Yılmaz ise bölgelerinde kahverengi kokarcayı ilk kez bu sezon görmeye başladıklarını aktardı. Bu yıl fındıkta verimin iyi olduğunu ancak kokarca nedeniyle endişeli olduklarını ifade etti. Yılmaz ayrıca üretim maliyetlerinin de kendilerini zorladığını, yakıt, gübre ve ilaç fiyatlarının çiftçi üzerindeki baskıyı artırdığını ifade etti ve ekledi:

“Fındık üreticiden düşük fiyata alınırken marketlerde çok daha yüksek fiyatlarla satılıyor. Bu konuda üreticiyi koruyacak adımlar atılmasını bekliyoruz.”

‘ESKİDEN BİR KAÇ TANE GÖRÜRDÜK ŞİMDİ YER YERE YAYILDI’

Akçakoca’nın Karatavuk Köyü’nde fındık üretimi yapan Ali Rıza Çelik de kahverengi kokarcanın son yıllarda belirgin şekilde arttığına dikkat çekti.

Çocukluğunda da zaman zaman kokarcayla karşılaştığını belirten Çelik, “Eskiden birkaç tane görürdük. Son yıllarda ise sadece fındıkta değil, elma, armut, erik gibi birçok meyve ağacında da görülmeye başladı” dedi. Çelik, zararlıyla mücadelenin uzun soluklu olacağını vurgulayarak, üreticilerin bu süreçte yalnız bırakılmamasını istedi.