GAP ile sadece 10 yıl önce düzenli sulama ile tanışan Urfa’da üretici, sulama suyu tarifelerine yapılan zam nedeniyle artık pamuktan vazgeçiyor. Ülkenin toplam pamuk üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını sağlayan verimli toprakların bir kısmı boş, bazılarında ise arpa ve buğday üretiliyor.
Üreticiler, suluma suyunun ilçelere göre farklı olmasından şikayetçi. Suruç’ta dönüm başına suyun fiyatı en az 3600 lira, Bozova’da en az 4 bin 500 lira. Harran’da ise bu fiyat en az 450 lira. Sulama birliklerine göre bunun nedeni maliyet, çiftçilere göre “çifte standart.”
SİNAN ŞAHİN
Türkiye’de pamuğun en çok üretildiği il Şanlıurfa. Kent, ülkenin toplam pamuk üretiminin yaklaşık yüzde 45’ini tek başına karşılıyor. Bunda verimli topraklara sahip olan Suruç ve Bozova ilçelerinin payı da çok fazla. İki ilçe, kent topraklarının neredeyse tamamı gibi 2016 yılından sonra Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) sayesinde su ile buluştu. İki ilçede de bu tarihten itibaren pamuk üretim alanlarında önemli bir artış kaydedildi.
Ancak son yıllarda maaliyetlerdeki artış, üretimi olumsuz etkiledi. Yakıt, ilaç ve gübreleme maliyetleri arttı. Buna bir de yüz binlerce liralık sulama giderleri eklendi. Sulama maaliyeti, kuraklığın da etkisiyle katlandı.
SULAMA SUYUNA ZAM, YÜZDE 40’I BULDU
Atatürk Barajı Sulama Birliği, dönüm başına sulama suyu tarifesini bazı ilçelerde yüzde 40’a kadar artırdı.
Artışın en yüksek olduğu ilçelerden biri, Bozova. Dönüm başına sulamanın fiyatı, 4 bin 600 ile 6 bin 140 lira arasında değişiyor. Suruç’ta ise Topçu Gündaş Sulama Birliği ve Suruç Sulama Birlikleri ise pamuk için su kullanım bedelini dönüm başına 3 bin 590 lira olarak duyurdu. Sulama fiyatının en düşük olduğu ilçeler ise Harran ve Akçakale. Her iki ilçede dönüm başı sulama fiyatı 490 lira olarak belirlendi.
Sulama Birlikleri’ne göre her ilçenin tarifesinin farklı olmasının nedeni maliyet farkı. Çiftçilere göre ise “çifte standart.”

“ELEKTRİK VE SU PARASINI KARŞILAYAMIYORUZ”
Uzun yıllar bölgede pamuk üreten Süleyman Ermiş, önceki yıllarda bin 500 dönümlük tarlalarının tamamına pamuk ektiğini ancak artan sulama maliyetlerinden dolayı pamuk ekimine son verdiğini söyledi. Ermiş, şunları anlattı:
“Yaklaşık 8-9 yıldır Suruç’a su geldi. Harran ve Akçakale de Suruç’la birlikte Atatürk Barajı’ndan su alıyor. Ancak bölgeye su verildiğinden bu yana onlar bizden on kat daha az su ücreti ödüyor. Şu an dört, 4 buçuk milyar (4.500 lira) su ücreti ödüyoruz. Harran hemen yanı başımızda 410, 420 lira ödüyor. Çok cüzi bir rakam ödüyorlar. Ürün zaten para etmiyor. Geçen yıl herkes pamuk ekiyordu. Şu an herkes mısır ekmiş, buğday ekmiş, arpa ekmiş. Kimse pamuğa bırakamıyor. Normalde ova çok verimli. Ovadan çok güzel verim alıyoruz. Ama buna rağmen ne elektrik parasını ne su parasını karşılayamıyoruz.”
“BORULARI VE FISKİYELERİ ÇÜRÜMEYE BIRAKTIM”
Sulamada kullandığı boruları çürümeye bıraktığını anlatan Ermiş, şunları söyledi:
“Ovamıza su geldi. Artık rahatlayacağız dedik. Devletin zorunlu kıldığı damlama sulama yapacaksınız dediler. Biz de arazimize göre gidip bu kadar boruyu çok yüksek maliyetlerle aldık. Şu an almaya kalkarsan ancak arazimizi saralım ki bunları alabilelim. Devletin yüksek su parasından, gübrenin pahalılığından, ilacın pahalılığından, mazotun pahalılığından tarımı yapamaz duruma düştük. Şu an da bunları alan yok. Çünkü bu işi yapan kimse kalmadı. Kalmayınca da yerde çürüyüp gidecek. Çok yüksek maliyetle aldığımız boruları, fıskiyeleri bu şekilde çürümeye bıraktık.”

“TEKSTİL SEKTÖRÜ OLUMSUZ ETKİLENİYOR”

Ziraat ve Üreticiler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Abdurrahman Aydoğdu da son yıllarda artan sulama fiyatlarının üreticileri zor durumda bıraktığını söyledi.
Aynı zamanda pamuk üreticisi olan Aydoğdu, “2025’te açıklanan enflasyon rakamı yüzde 25 ama DSİ’ye bağlı Topçu Gündaş’ın açıkladığı sulama zammı yüzde 45. Çiftçiler Suruç’ta artık yavaş yavaş ekinlerini bırakıyor, tarlalarını boş bırakıyor. Bu aynı şekilde organize sanayi bölgesine yansıyor. Şu an Organize Sanayi’de tekstil sektörü yeterince iş yapamıyor. Hem masraftan dolayı hem de istediği ürünü elde edemiyor” dedi.
“MALİYETLER BİZİ ÇİFTÇİLİKTEN BEZDİRİYOR”
Pamuk üreticisi Lami Özdemir de artan maliyetlerden dolayı pamuk üretimine son veren çiftçilerden. Girdi maliyetleri karşısında çözümü, arpa ve buğday ekmekte bulan Özdemir, ilçeler arasında sulama suyu tarifelerindeki uçuruma dikkat çekerek şunları anlattı:

“Sulama ücretleri bölgeye göre değişiyor. Bizim burada (Suruç) 3 bin 600. Yanı başımızda Harran’da 700 lira veriyorlar pamuk sulamasına. Bozova’da 4 bin 600. Bu maliyetler bizi çiftçilikten bezdiriyor. Normalde her bölgeye aynı şekilde suyu vermesi lazım. Biz de Atatürk Barajı’ndan faydalanıyoruz, oraya da aynı şekilde veriyorlar. Geçen yıllara oranla millet yavaş yavaş pamuk üretimini bırakıyor.”
“SULAMA FİYATLARI EŞİT ŞEKİLDE BELİRLENSİN”
İlgili Bakanlıkların olaya el atması gerektiğini de anlatan Özdemir, “Devletten istediğimiz, eşit bir şekilde su ücretlerini bir daha gözden geçirilmesi. Diğer bölgeler ucuz su alıyor. Çifte standart uygulamasınlar. Herkese eşit bir şekilde su ücretlerini belirlesinler” diye konuştu.
“ARTIŞLARA GEREKÇE OLARAK GÖSTERİLEN MALİYETLERİN KARŞILIĞI YOK”
Sulama Birliği’nin su fiyatlarına yapılan artışa gerekçe gösterdiği maliyet kalemlerinin hiçbirinin reel bir karşılığının bulunmadığını kaydeden bir başka çiftçi Celal Özdemir ise şunları söyledi:

“Bu sular borulara pompa ile aktarılıyor. Bu pompalar elektrik ile çalışıyor. Sulama Birliği, bu pompalara harcadığı elektriği maliyet olarak gösteriyor ama elektriği de barajdan üretiyorlar. Bir başka maliyet de işçi maliyeti. Suruç Topçu Gündaş Sulama Birliği’nde 500 kişi çalışıyor. Sezon ortasında bu 500 kişiden 10-15 kişi ya çalışıyor ya çalışmıyor. Bir başka maliyet de birliğin sahip olduğu ve sahada tamir için gelen araçlar. Ama sahada durum çok farklı. Bir boru patlağına gelen ekip iki kepçe ile geliyor.”
“SULAMA BİRLİKLERİ DENETLENMİYOR”
Özdemir, ayrıca Sulama Birlikleri’ni denetleyen bir kurumun olmadığını ve sorunun temelinde denetimsizlik olduğunu vurgulayarak, “Şu an Sulama Birliklerini denetleyen herhangi bir yapı yok. Urfa’da bulunan hiçbir sulama birliği sezon başında da sezon sonunda hiçbir kurum tarafından denetlenmiyor” dedi.