Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı mart ayı enflasyon rakamları, İsrail ve ABD ile İran arasında yaşanan savaş nedeniyle artan fiyatların enflasyona henüz yansımadığını gösterdi.
Ekonomistler; eşel mobil etkisinin yanısıra artan petrol ve gübre fiyatlarının, talep daralması ve kurun sıkı tutulmasının da etkisiyle maliyetlere henüz tam olarak yansımadığını, önümüzdeki aylarda etkinin görüleceğini düşünüyor.
ERDAL SAĞLAM: ARTAN MALİYETLER HENÜZ ENFLASYONA YANSIMADI
Ekonomi yazarı Erdal Sağlam, TÜİK tarafından açıklanan enflasyon rakamlarının beklentinin çok altında kaldığını söyledi. Eşel mobil sistemi nedeniyle akaryakıt fiyatlarındaki artışların henüz enflasyona direkt olarak yansımadığını belirten Sağlam, savaşın devam etmesi durumunda enflasyonun yukarı gideceğini ifade etti.
Üretici Fiyatları Endeksi’ndeki (ÜFE) artışa dikkat çeken Erdal Sağlam, talebin daraldığını, bu nedenle maliyetlerin fiyatlara tam olarak yansımadığını vurguladı. Talep daralması devam ederse maliyetin fiyatlara yansımasının zaman alabileceğini, ancak enflasyonun yine de önümüzdeki aylarda geçen yılın üzerine çıkacağını söyledi.
‘DÖVİZ KURU DAHA NE KADAR TUTULABİLİR?’
Devam eden savaşın bütçeye yükünün artmaya başladığına işaret eden Sağlam, döviz kurun sıkı tutulması nedeniyle şimdilik fiyat artışlarının sınırlı kalabildiğini, ancak bunun daha ne kadar sıkı tutulabileceğinin belli olmadığını anlattı.
Sağlam, tarım fiyatlarında henüz artışın olmadığını ancak, artan gübre ve mazot fiyatları nedeniyle burada da bir yükselme görüleceğini söyledi. Ayrıca akaryakıt zamları yapılmasına ve bunun büyük kısmının eşel mobilden karşılanmasına rağmen, elektrik ve doğalgaz zamlarının yapılamadığını vurguladı.
Bu ortamda ekonomi yönetiminin alması gereken tedbirlerin ne olabileceği yönündeki soruya ise Erdal Sağlam şu yanıtı verdi: “Önce savaşın bitmesini bekleyecekler gibi. Birkaç tedbir aldılar, örneğin gübre ithalatının kolaylaştırılması gibi. Kuru da sıkı tutuyorlar ama bütçeye sürekli yük geliyor.’’
Halkın enflasyon karşısındaki sıkıntısına da dikkat çeken Sağlam, halkı rahatlatacak tedbirlerin bu yüklerle birlikte bütçe dengesini bozacağını, bu nedenle ekonomi yönetiminin de ne yapacağı konusunda henüz kararı olmadığını düşündüğünü sözlerine ekledi.
PROF ASLANOĞLU: GÖRECE DÜŞÜK GELEN GIDA FİYATLARI ETKİLİ OLDU
Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu da, mart enflasyonunun beklentilerin altında kaldığını, ancak nisan ve mayısın beklentilerin üzerine çıkabileceğini ifade etti.
Bu ayki enflasyonun beklentilerin altında olmasının gıda fiyatlarının görece düşük gelmesinden kaynaklandığını söyledi. Burada taze meyve sebze fiyatlarındaki artışa karşın, ekmek fiyatlarının sabit kalmasının etkili olabileceğini belirten Prof. Aslanoğlu, bunun yanında ilk iki ayda yüksek gelen gıda fiyatlarının sonraki ayda genelde düşük gelebildiğine işaret etti. Ulaşım sektöründeki fiyat artışlarının enflasyon üzerindeki etkisinin sınırlı ve dolaylı olduğunu, buradaki artışın yansımalarının önümüzdeki aylarda görülebileceğini söyledi.
SAVAŞIN SÜRESİ BELİRLEYİCİ OLACAK
Savaşın ne kadar süreceğinin, Türkiye enflasyonu üzerindeki baskıda belirleyici olacağını vurgulayan Aslanoğlu, yıllık enflasyon hedefinin ise çoktan ortadan kalktığını ifade etti.
Savaş şokunun gıda ve enerjideki etkilerinin tam olarak hissedilmediğini, dolayısıyla yıllık enflasyon hedefinde revizyon beklediğini anlattı.
PROF. EMEK: GIDA ENFLASYONUNDAKİ DÜŞÜŞÜ İZAH EDECEK VERİ YOK
Başkent Üniversitesi’nden Profesör Uğur Emek ise yıllık bazda gıda enflasyonundaki 4 puanlık düşüşe dikkat çekerek, bunu izah edici veri görmediğini söyledi.
Petrol fiyatlarındaki artışın diğer sektörlere yansımasının gecikmeli olduğunu anlatan Prof. Emek, bu yansımanın en sağlıklı şekilde mayıs ayından itibaren görülebileceğini açıkladı.
TÜRKİYE ENFLASYONDA DÜNYA DÖRDÜNCÜSÜ
Aylık enflasyon yerine genel duruma bakmak gerektiğini söyleyen Prof. Emek, Türkiye’nin enflasyon rakamlarında dünya 4’üncüsü olarak yerini koruduğuna dikkat çekti ve savaşan Ukrayna ve Rusya’da dahi yıllık enflasyonun sırasıyla yüzde 10 ve 5’ler seviyesinde olduğunu vurguladı.
TALEBİ KISACAK ALAN KALMADI
Hükümetin yıllardır istikrar programı uyguladığını, ancak gelinen noktada özellikle dar gelirli kesimlerde artık talebi kısacak bir alan kalmadığını söyleyen Prof. Emek, ‘nereden buldun yasası’ gibi yapısal tedbirlerin gündeme gelmesi gerektiğini ifade etti.
Gelir dağılımının bu kadar bozulduğu bir ülkede, vergi almanın güçlüğüne dikkat çeken Prof. Emek, düzgün, ayakları yere basan bir istikrar programına ihtiyaç olduğunu söyledi.
Ayrıca, 2018’den beri istikrar programları uygulandığını hatırlatarak, böylesi programların 2 yılda uygulanması ve sonuç alınması gerektiğini, böylesi uzun uygulamalarda gelir dağılımının bozulduğunu söylerine ekledi.
EKONOMİST DERİCİ: ÇEKİRDE ENFLASYON GEÇEN YILIN ÜZERİNE ÇIKTI
Ekonomist ve Spinn Danışmanlık Kurucu Ortağı Özlem Derici ise beklentilerin altında gelen 1.94’lük TÜFE rakamının olumlu olduğunu, piyasa beklentilerinin yüzde 2’nin üzerinde, kendi beklentisinin ise yüzde 2.8 seviyesinde bulunduğunu söyledi.
TÜİK verilerine göre gıda fiyatlarının 4 puan gerilediğini belirten Derici, aynı zamanda konut, su, elektrik ve gaz kalemlerinin geçen senenin altında kalmasının da mart ayı enflasyon verilerinde etkili olduğunu vurguladı. Eşel mobil sistemi nedeniyle petrol fiyatlarındaki artışın da yüzde 4.5 seviyesinde kaldığına işaret etti.
Bu gelişmelere rağmen 1.9 puanlık TÜFE’nin 0.75’inin ulaştırma, 0,5’inin de gıdadan olmak üzere toplamda 1.25 puanının bu iki kalemden geldiğini belirtti.
Bu gelişmeler sonucunda çekirdek enflasyonun geçen yılın üzerine çıktığını anlatan Derici, ulaştırma sektöründeki fiyat artışlarının kontrat vadeli nedeniyle gecikmeli olarak geldiğini, ÜFE’de yaşanan artışların da gelecek aylara yansıyabileceğini, bunun bazen 2-3 ayı bulabildiğini kaydetti.
Petrol fiyatlarının 100 doların üzerinde kalmasının bir risk olduğunu ve henüz bunun bir kısmının fiyatlara yansımamış olabileceğini söyleyen Derici, savaşın uzayıp uzamamasının enflasyon üzerinde de belirleyici olacağını, eğer bu savaş bir şekilde biterse yılın ikinci yarısından itibaren yıllık enfasyonda yeniden yüzde 30’ların altının görülebileceğini ifade etti.
Önümüzdeki dönem için teşvik politikalarından başlayarak, üretim odaklı bir yaklaşımın gündeme gelmesi gerektiğini, yoksa ekonominin böylesi şoklarda zorlandığını belirten Derici, dünyada bu ortamın devamı durumunda ekonomide yapısal tedbirlere ihtiyaç duyulacağını sözlerine ekledi.
USTA: BU RAKAM GERÇEKSE DURUM DAHA VAHİM
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Erhan Usta, açıklanan yüzde 1.94’lük TÜFE artışının geçen yılın bile altında olduğunu, son 5 yılın en düşük mart ayı rakamı olduğunu söyleyerek, rakamı inandırıcı bulmadığını vurguladı. Son bir ayda akaryakıt fiyatlarındaki artışın yüzde 24’e yaklaştığını, akaryakıt, gübre ve navlun gibi ana girdilerdeki bu kadar yüksek artışlara rağmen böylesi bir TÜFE rakamının gerçekçi olamayacağını ifade etti.
Eğer bu rakam gerçekse durumun daha da vahim olduğunu savunan Erhan Usta, bunun sanayicinin maliyetlerini fiyatlara yansıtamadığını göstereceğini anlattı. Bu durumun da önümüzdeki dönemde sanayide yaşanacak sorunlara işaret ettiğini kaydetti.
‘OVP’DE REVİZYON GEREKLİ’
Erhan Usta, Orta Vadeli Program’daki (OVP) yıllık enflasyon hedefinin yüzde 16 olduğunu, böylesi rakamlarla bile 3 ayda yüzde 10’ların aşıldığını söyledi.
Usta, yaşanan şoka bağlı, ekonomi büyümesinin yavaşlaması nedeniyle vergi gelirlerinin azalacağı, harcamaların artacağı, dış ticarette bozulma yaşanacağı uyarısında bulunarak, OVP’nin revize edilmesi gerektiğini ifade etti.


