Fıstıkta kayıp yüzde 70’i buldu: ‘Bir yıllık emeğim bir kaç saatte yok oldu’

Kuraklık, zirai hastalıklar derken Antep fıstığını bu yıl da 'süper hücre' vurdu. Ağaçların çiçeklenme döneminde yaşanan tahribatın boyutu büyük: Kentteki fıstık ağaçlarının yüzde 70'i (367 bin dekar ekili alan) zarar gördü. Bir üretici "350 ağacımdan 50'si sağlam kaldı. Bir yıllık emeğim bir kaç saatte yok oldu" derken, bir başka üretici durumu şöyle özetledi: "Kazanç sıfır, masraflar cepten gitti."

Sinan Şahin
Gaziantep Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölüm mezunu.  2015 yılından itibaren Gaziantep’te çeşitli yerel gazetelerde ve dergilerde çalıştı. 2023 - 2025 yılları arasında Artı Gerçek ve Artı...

‘Yeşil Altın’ olarak bilinen Antep fıstığı, periyodisite özelliği nedeniyle bir yıl az, bir yıl çok ürün veriyor. Bu yıl ‘yok yılı’nı yaşayan Antep fıstığında yüzde 20-30 oranında verim bekleniyordu. Ancak bölgede yaşanan fırtına ve dolu yüz binlerce dönümlük alanda tahribata neden oldu. Kuraklık ve artan maliyetlere rağmen büyük umutlarla bakım çalışmalarını sürdüren çiftçi, temmuz sonu başlayacak hasada hazırlanırken iklim krizinin gazabına uğradı.

Fırtına ve dolunun etkilediği ilçeler arasında fıstık üretiminin en yoğun olduğu Nizip ve Karkamış ilçeleri öne çıkıyor. Her iki ilçede hasar tespit çalışmaları büyük ölçüde tamamlandı. Çiçeklenme döneminde dolu ve fırtınaya yakalanan fıstık ağaçlarında yaşanan tahribatın boyutu yüzde 70’i buldu. 500 bin dönümlük ekim alanıyla kentin fıstık üretiminin yüzde 49’unu tek başına karşılayan Nizip’te 270 bin dekar, bir diğer önemli üretim merkezi olan Karkamış’ta ise 97 bin dekar fıstık üretim alanı etkilendi. Her iki ilçede yemyeşil olması gereken yüz binlerce ağaç, büyük oranda yaprak ve çiçek kaybederek çıplak kaldı.

ANTEP FISTIK ÜRETİMİNDE İKİNCİ SIRADA

Türkiye’de en fazla fıstık üreten iller listesinin ilk sırasında Şanlıurfa yer alıyor. Toplam fıstık üretiminde yüzde 30’un üzerinde pay sahibi olan Antep ise ikinci sırada. Ancak özellikle Urfa’nın Birecik ve Halfeti ilçelerinde üretilen fıstık, coğrafi yakınlığından dolayı Antep’te işlenip pazara sürüldüğü için kent, ihracatta birinci sırada yer alıyor. Kentin tarımsal üretiminde yüzde 65 seviyesinde (1,4 milyon dekar) paya sahip olan fıstık, bölge ekonomisi için hayati öneme sahip.

‘DESTEK, ZARARI KARŞILAMIYOR’

İçişleri Bakanlığı, Gaziantep’e 100 milyon TL nakdi afet desteği gönderdi. Ancak üreticiler, bu rakamın zararı karşılamaktan çok uzak olduğunu ifade ediyor. Özellikle Nizip ilçesinde büyük kayıplar yaşayan çiftçiler, “Yüzlerce milyonlarca liralık emek bir gecede gitti. Bu destek, zararın kat be kat altında” diyor.

Bölge çiftçilerinin öncelikli beklentisi hem devlet desteğinin artırılması hem de uzun vadede fıstık üretimini korumaya yönelik kalıcı önlemler alınması.

ZİRAAT ODASI: KREDİ BORÇLARI FAİZSİZ OLARAK ERTELENMELİ

Nizip Ziraat Odası Başkanı Sıddık Durmaz, ilçede toplam 550 bin dönüm fıstık ekim alanı bulunduğunu, yaşanan afet nedeniyle 270 bin dönüm alanda zarar tespit ettiklerini açıkladı. Durmaz, “Nizip’te genç ağaç pek yok. Zarar gören ağaçların çoğunluğu yetiştirmesi çok büyük emek ve zaman gerektiren 50-60 yaşındaki ağaçlardan oluşuyor” dedi.

Durmaz, bölgede ciddi bir mağduriyet yaşandığını vurgulayarak yetkililerden acil destek talep etti:

“Bölgemizin afet bölgesi ilan edilmesini ve üreticinin kredi borçlarının faizsiz olarak ertelenmesini talep ettik. İlgili bakanlıkların bu taleplerimizi kabul etmesini bekliyoruz. Çünkü üreticinin çok büyük kaybı var. Şu durumda zararda olan üreticinin üretime devam etmesi çok zor.”

‘KARKAMIŞ’TA İKİ BİNDEN FAZLA ÜRETİCİ ETKİLENDİ’

Bölgede fırtınadan en yoğun şekilde etkilenen ilçelerden biri de Karkamış oldu. Karkamış Ziraat Odası Başkanı İdris Bozkurt da son bir ayda yoğun hasar tespit çalışmaları yürüttüklerini belirterek, şu bilgileri paylaştı:

“Karkamış’ta 3 buçuk milyon fıstık ağacımız var. Bunun 2 buçuk milyonu yetişkin meyve veren, 1 milyonu da yetişmekte olan ağaçlardan oluşuyor. Şu ana kadar yaptığımız çalışmalarda 97 bin dönümlük fıstık alanının fırtınadan zarar gördüğünü tespit ettik. Asırlık fıstık ağaçları kökünden söküldü. 2 binin üzerinde üretici direkt zarar gördü. Önümüzdeki yılın mahsulü büyük oranda zarar gördü. Bu rakamlar kent ekonomisi için çok büyük bir kayıp.”

Mehmet Özel: Birkaç hafta önce fıstık ağaçlarıyla doluydu, şimdi kuru bir tarlaya dönüştü burası.

‘300 AĞACIM ZİYAN OLDU, ZARARIM 10 MİLYON TL’

Üreticilerden Mehmet Özel’in ise 25 dönümlük tarlasındaki 350 adet yetişkin fıstık ağacından 300’ü doludan zarar görmüş. Bölgede en çok zarar gören üreticinin kendisi olduğunu söyleyen Özel “Sağlam kalan 50 ağaçta da verim neredeyse yarı yarıya düştü. Birkaç hafta önce fıstık ağaçlarıyla doluydu, şimdi kuru bir tarlaya dönüştü burası. 10 milyon lira zararım var. Bütün emeğim birkaç saat içinde yok oldu. Ağaçlarımı önümüzdeki yıllarda yeniden meyve vermesi için kurtarmaya çalışıyorum. Çünkü burası dışında bir geçim kaynağım yok” dedi.

‘UMUTLARIMIZ 2028’E KALDI’

Mehmet Ali Korkmaz da doludan nasibini alan üreticilerden. 52 yıldır fıstık üreticiliği yapan 67 yaşındaki Korkmaz, 100 dönümlük tarlasının neredeyse tamamını dolu yağışı ve fırtınada kaybetmiş. Büyük umutla bekledikleri hasat yılı kendileri için kabusa dönüşmüş: “Geçen sene mahsul yoktu. Bu yıl da dolu yağışı ve fırtına ağaçları en zayıf olduğu çiçeklenme zamanında vurdu. Mahsul yok denecek kadar az. Dolu, ağaçlardaki Karagöz’lere (Antep fıstığı ağacında gelecek yıl çiçek ve meyve verecek tomurcuk) çok büyük zarar verdi. Tek umudumuz iki sene sonra alacağımız mahsulde.”

Mehmet Ali Korkmaz: Gelecek yılın mahsulünden de olduk.

‘KAZANÇ SIFIR, MASRAFLAR CEPTEN GİTTİ’

Sezonda en az 10 kilo fıstık hasat edilen bir ağaçta sadece birkaç salkım kaldığını anlatan Korkmaz, “O salkımların da yarıdan fazlası boş. Tarlamızdan en az 10 ton mahsul beklentimiz vardı. Kilosunu 600 liradan satsaydık, 6 milyon lira kazancımız olacaktı. Bir milyon liranın üzerinde masrafımız var. Bu para, masrafımızı da kazancımızı da karşılayacaktı. Ancak şu an kazancımız sıfır. Masraflarımız da cepten gitti. Üstelik gelecek yılın mahsulünden de olduk” diye konuştu.

Fırtınanın ardından hiçbir siyasinin bölgeye gelmediğini de ekleyen Korkmaz, bakanlık tarafından verilen desteğin yetersiz kaldığını ve yalnız bırakıldıklarını söyledi.

‘SON 8 YILDA BİR KEZ YÜKSEK MAHSUL ALABİLDİK’

Korkmaz’ın hem kardeşi hem de ortağı olan Fayat Korkmaz ise Antep fıstığı üretiminde risklerin her geçen yıl arttığını ve bu durumun üreticiyi endişelendirdiğini belirtti. Korkmaz, “Kuraklık, zirai hastalıklar, sulama sorunu… Bunlar fıstık için büyük risk. Bunun yanında dolu yağışı da bazı yıllarda mahsule zarar veriyor. Son 8 yılda sadece bir kez iyi mahsul aldık. Bu yıl da dolu vurdu” dedi.

Fayat Korkmaz: Asıl sorun, tarımsal sulamada. Baraj var ama ‘ödenek yok’ diye su verilmiyor.

Sulama sorununa da dikkat çeken Korkmaz, “Bizim bu bölgede sulama sorunu çok eskiden beri vardı. Ekim, kasım aylarında yağış yok. Fıstığın en çok yağışa ihtiyaç duyduğu aylardır bu aylar. Şimdi bölgemize su verilse, bizler sulamamızı zamanında yapsak, tarlalar yağmura bağımlı olmasa, ağaçlar da zamanında güçlenip yeşillense zararımız bu kadar büyük olmayacak. Dolu, fırtına ağaçlara bu kadar büyük zarar veremeyecek. Baraj var ama ‘ödenek yok’ diye su verilmiyor. Bizim asıl sorunumuz sulama” değerlendirmesinde bulundu.