“O şantiye eşime ekmek kapısı değil mezar oldu”

Van’da istihdam olanaklarının yetersizliği, işçileri başka kentlerde özellikle inşaat sektöründe çalışmaya zorluyor. İstanbul’da bir inşaatta yüksekten düşerek 32 yaşında hayatını kaybeden A.E.’nin eşi Saliha E., “O şantiye eşime ekmek kapısı değil mezar oldu. Bizim bütün dünyamız o şantiyenin zemininde paramparça oldu” dedi.

Fatma Öztürk
2022’de Yeni Medya ve İletişim bölümünden mezun oldu. Üniversite yıllarından itibaren iklim haberciliği üzerine proje çalışmaları yürüttü. Veri odaklı gazetecilik, hak temelli habercilik ve iklim krizi...

Van’da istihdam olanaklarının yetersizliği, işçileri başka kentlerde, özellikle de inşaat sektöründe çalışmaya zorluyor. O işçilerden biri de A.E. idi. İstanbul’da bir inşaatta yüksekten düşerek 32 yaşında hayatını kaybetti. Eşi Saliha E., “O şantiye eşime ekmek kapısı değil, mezar oldu. Bizim bütün dünyamız o şantiyenin zemininde paramparça oldu,” dedi.

Her yaz, Van Otogarı’nda alışıldık bir hareketlilik yaşanıyor. Ellerinde birkaç parça eşya, omuzlarında küçük çantalar taşıyan gençler ve orta yaşlı erkekler, farklı şehirlerin otobüslerine binmek için bekliyor. Kimi İstanbul’daki bir şantiyeye, kimi İzmir’de yükselen bir konut projesine, kimi Ankara’da devam eden bir kamu binasının inşaatına gidiyor. Doğup büyüdükleri Van’da iş bulamadıkları için yüzlerce kilometre uzakta para kazanmak zorundalar.

Bu işçilerden bazıları Van’a bir daha hiç dönemiyor. Yereldeki gazetecilerin neredeyse her ay takip ettiği haberlerden biri de şehir dışında çalışırken yaşamını yitiren işçiler ve cenazeleri.

“O ŞANTİYE EŞİME MEZAR OLDU”

Bu isimlerden biri de 32 yaşındaki A.E. Geçimini sağlayabilmek için memleketinden ayrılarak İstanbul’da bir inşaatta çalışmaya başlayan A.E., şantiyede yüksekten düşerek yaşamını yitirdi. Arkasında eşi Saliha E. ile iki çocuğunu bıraktı.

Açık kimliğini vermek istemeyen Saliha E., eşinin tek isteğinin çocuklarına daha iyi bir gelecek hazırlamak olduğunu söyledi:

“Evine helal lokma getirebilmek, çocuklarına kimseye muhtaç olmadan bakabilmek için gurbete gitti. Başka bir şehirde bir inşaat şantiyesinde ekmeğinin peşindeydi. Tek bir derdi vardı; çocuklarım üşümesin, okusunlar, başımızı sokacak bir yuvamız olsun. O sadece çocuklarının geleceğini kurtarmaya çalışıyordu. Ama o şantiye eşime ekmek kapısı değil, mezar oldu.”

Yaşananın bir kaza değil cinayet olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Saliha E., gerekli iş güvenliği önlemlerinin alınmadığını öne sürdü:

“İnsan canı hiçe sayıldığı için o yüksek iskelelerden düşerek hayatını kaybetti. Bizim bütün dünyamız o şantiyenin zemininde paramparça oldu. Haberlerde her gün bir sayı olarak gördüğümüz işçilerden biri de benim eşim oldu.”

“HABERLERDE BİR SAYI…”

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) 2025 yılı iş kazası istatistiklerine göre Türkiye genelinde meydana gelen iş kazalarında bin 931 kişi yaşamını yitirdi. Aynı dönemde Van’da meydana gelen iş kazalarında ise 12 kişi öldü.

Ancak resmi istatistikler Vanlı olup başka kentlerde hayatını kaybeden işçilere ilişkin ayrı bir veri sunmuyor. Şehir dışına çalışmaya giden Vanlı işçilerin ne kadarının iş kazalarında yaşamını yitirdiği resmi kayıtlardan tespit edilemiyor.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin 2025 yılı İş Cinayetleri Raporu’na göre ise Türkiye genelinde en az 2 bin 105 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Raporda, inşaat ve yol işkolunun, sanayinin ardından en fazla ölümün yaşandığı alanlardan biri olduğu belirtildi. Rapora göre 2025’te 493 inşaat ve yol işçisi çalışırken öldü. Özellikle yüksekten düşme, göçük ve ezilme gibi nedenlerle yaşanan ölümlerin inşaat sektöründe öne çıktığı ifade edildi.

“BABAMIZ NE ZAMAN GELECEK”

Eşinin ölümünün ardından yalnızca büyük bir acıyla değil, ekonomik güçlüklerle de baş başa kalan Saliha E., “Evimizin direği gitti. Şimdi iki çocuğumla ne yapacağımı bilmiyorum. Kirayı nasıl ödeyeceğimizi, çocukların okul masraflarını nasıl karşılayacağımı düşünüyorum. ‘Babamız ne zaman gelecek?’ diye sorduklarında verecek bir cevabım olmuyor,” dedi. Saliha E., eşinin ölümünde ihmali bulunanların yargı önünde hesap vermesini istiyor.

İnşaat Mühendisi ve İş Güvenliği Uzmanı Mahfuz Arslan, Van’daki ekonomik tablo ile kentten yaşanan iş gücü göçü arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunun altını çizdi:

“Kente çok az yatırım geliyor, sanayileşmeyi etkileyecek ya da turizmi güçlendirecek herhangi bir çalışmanın olmadığını, özellikle son 10 yıldır çok kötü bir süreçten geçildiğini söyleyebiliriz. Bunu gören genç, Van’ı terk etmek zorunda kalıyor. En kolay çözüm olarak da inşaat sektörünü görüyor. Yakın gelecekte Van’ın ekonomisine katkı sağlayacak bir çözüm gözükmüyor. İhaleler çoğu zaman belli kişiler arasında dönen bir durum haline geldi. Son yıllarda bir aşiretçilik kültürü gelişmeye başladı. Bu kültür gençlere daha vicdanî, daha sosyal bir rol biçmektense bir ağanın veya bir kanaat önderinin arkasından gitmeyi öngörüyor. Bilimin ve teknolojinin arkasından gitmeyi maalesef engelliyor.”

YA ÖLÜM YA AÇLIK

Van İnşaat Mühendisleri Odası Şube Başkanı Yakup Ebiri ise Van’da yeterli istihdamın sağlanamamasının işçileri ya başka illerde riskli koşullarda çalışmaya ya da düşük ücretlerle çalışmayı kabul etmeye zorladığını söyledi. İnşaat işçilerinin yaşanan tablonun sorumlusu olmadığını belirten Ebiri, iş güvenliği yasalarının ertelenmeden uygulanması gerektiğini ifade etti:

“İnsanlar ya dışarıya gidip hayatlarını riske atıyor ya da burada asgari ücretin altında çalışmaya mecbur bırakılıyor. Bu iki ucu çıkmaz bir durum. İş cinayetlerini azaltabilmek için iş güvenliği kanunları bir an önce eksiksiz uygulanmalı. Bu meselenin gündemde tutulması ve işçilerin hak ettikleri ücretleri alabilmesi için mücadele edilmesi gerekiyor.”