Yurt dışındaki eğitim ve kültürel projelere kabul almak, öğrencilerin seyahate çıkabilmesi için yeterli olmuyor. Ahmet Korkmaz ile Eren Kini’nin anlattıkları, vize başvurularında ücretlendirme ve randevu süreçlerinin öğrenciler için nasıl birer engel hâline gelebildiğini gösteriyor. İki öğrencinin başvuruları farklı ülkelere ve farklı vize türlerine ilişkin olsa da her ikisi de yaşadıkları aksaklıklar nedeniyle planlarının bozulduğunu söylüyor.
İSTEMEDİĞİ HİZMETLER FATURAYA YANSIDI
İtalya’da Erasmus kapsamında öğrenim görecek yüksek lisans öğrencisi Ahmet Korkmaz, 12 Ağustos 2026’da D tipi ulusal vize başvurusu için iData’nın Ankara ofisine gitti. Korkmaz, Erasmus hibe ve kabul belgelerini sunduğu hâlde kendisinden 2 bin 700 TL “konsolosluk bedeli” tahsil edildiğini belirtti.
Korkmaz’ın asıl itirazı ise talep etmediğini söylediği ek hizmetlere ilişkin. VIP veya öncelikli gişe hizmeti istemediğini belirten öğrenci, bekleme alanında oturmasının ardından faturasına 1.076 TL “Size Özel Banko” ücreti yansıtıldığını öne sürdü. Başvuru formunu randevudan önce kendisinin doldurup çıktısını aldığını, buna rağmen 334 TL “Başvuru Formu Doldurma” ücreti ödediğini söyledi.
Korkmaz, başvurusunu internet üzerinden kendisinin takip etmek istediğini bildirmesine karşın SMS ve telefonla bilgilendirme hizmetleri için de ayrı ayrı 109 TL ücret alındığını ifade etti:
“Vize başvuru döneminde yeterince masrafımız oluyor. Benim yurt dışı deneyimim bulunduğu için süreci takip edebiliyorum fakat ilk kez vize alacaklar bunlara dikkat etmeyebilir.”
Öğrenci, D tipi ulusal vize başvurusu yapmasına rağmen kendisine Schengen formu imzalatıldığını ve evrak iade belgesinde başvurusunun Schengen başvurusu olarak yer aldığını da öne sürdü. Bu kayıtların işlemlerini etkileyip etkilemediği henüz açıklığa kavuşmadı.

“UÇAK VE KONAKLAMA REZERVASYONLARIM BOZULDU”
Korkmaz, yaşadıkları üzerine müşteri hizmetlerine ve Şikâyetvar üzerinden başvurduğunu söyledi. İtalya Büyükelçiliğinin kendisinden özür dileyerek iData ile iletişime geçmesini istediğini aktaran öğrenci, daha sonra kendisine yeniden randevu verildiğini belirtti. Korkmaz’a göre bu süreçte başvurusu gecikti, uçak ve konaklama rezervasyonları bozuldu.
RANDEVU, SEYAHATTEN BİR GÜN ÖNCE VERİLDİ
Almanya’da düzenlenen 17 günlük kültürel projeye katılmak isteyen Eren Kini’nin yaşadığı sorun ise randevu takvimiyle ilgili. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Felsefe Bölümü öğrencisi olan Kini, projenin üniversitesi üzerinden yürütülen bir Erasmus öğrenim hareketliliği olmadığını, başvurusunu bir sivil toplum kuruluşu aracılığıyla yaptığını belirtti.
Kini, davet mektubu, gönderen kurumun dilekçesi, konaklama belgesi ve masraflarının karşılanacağını gösteren belgeleri hazırladığını söyledi. Buna rağmen aylar önce talep ettiği randevunun planlanan seyahatinden yalnızca bir gün öncesine verildiğini anlattı:
“Benim yaşadığım sorun randevu almakla ilgili oldu. Projeye gideceğim tarihten tam bir gün önce randevu geldi. Dolayısıyla belgelerimi verdiğimde proje çoktan başlamıştı.”
Kini, vize başvurusunun ziyaret tarihi geçtiği ve seyahat amacı artık geçerli görülmediği gerekçesiyle reddedildiğini söyledi. Ret gerekçesinin tam ifadesi ve randevu başvurusunun tarihleri, ilgili belgeler üzerinden ayrıca doğrulanmalı.
EK HİZMET ÜCRETLERİ İÇİN HANGİ YOLLARA BAŞVURULABİLİR?
Avukat Emin Anbar, konsolosluğun aldığı resmî vize ücreti, başvuru merkezinin temel hizmet bedeli ve SMS, form doldurma veya özel banko gibi isteğe bağlı hizmetlerin birbirinden ayrılması gerektiğini belirtti. Anbar’a göre tüketicinin açık talebi veya onayı olmadan ek hizmet için ücret alınması hâlinde ücret iadesi gündeme gelebilir.
Korkmaz’dan alınan 2 bin 700 TL’lik konsolosluk bedelinin ise başvurduğu D tipi ulusal eğitim vizesine uygulanan tarife üzerinden değerlendirilmesi gerekiyor. Kısa süreli Schengen vizelerindeki öğrenci muafiyetleri, uzun süreli ulusal vizeler için kendiliğinden geçerli sayılmıyor.
Anbar, ücretlendirmeye itiraz edecek kişilerin fatura ve dekontlarını, randevu kayıtlarını, hizmet onay formlarını ve yazışmalarını saklamasını önerdi. Uçak bileti veya konaklama gibi ek zararlar için talepte bulunulabilmesi ise zararın ve başvuru merkezinin davranışıyla arasındaki bağın ortaya konulmasına bağlı.
Ticaret Bakanlığının 2026 için belirlediği sınıra göre 186 bin TL’nin altındaki tüketici uyuşmazlıklarında tüketici hakem heyetine başvurulabiliyor.
Korkmaz’ın ücretlendirme ve başvuru sürecine ilişkin iddiaları hakkında iData Ankara Ofisi’ne yöneltilen sorulara haberin hazırlandığı sırada yanıt alınamadı.


