Türkiye’nin öncelikli alanlarında uzman yetiştirmek için başlatılan YÖK 100/2000 Doktora Projesi’nin bazı mezunları, yıllardır uzmanlıklarına uygun kadro arıyor. Araştırmacılar, bursla desteklenen eğitimin ardından istihdam için de planlama yapılmasını istiyor. “Hangi amaçla yetiştirildiysek o amaç doğrultusunda değerlendirilmek istiyoruz” diyorlar.
Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu alanlardan birinde araştırma yapacaktı. Doktorası için hidrojen ve yakıt pilleri üzerine çalıştı. Ancak üniversitesinin araştırma altyapısı yeterli değildi. Analizlerini tamamlayabilmek için neredeyse her hafta başka bir üniversiteye gidip geldi. Burs süresi dolduğunda eğitimini kendi imkânlarıyla sürdürdü.
Doktorasını tamamladıktan sonra da yeni bir arayış başladı. Bu kez araştırma yapabileceği bir kadro bulmaya çalışıyordu. Farklı üniversitelerle görüştü ancak sonuç alamadı.
YÖK 100/2000 Doktora Projesi kapsamında yetişen araştırmacının yaşadıkları, haber kapsamında görüşülen diğer mezunların anlatılarıyla ortaklaşıyor. Türkiye’nin öncelikli ihtiyaçları için belirlenen alanlarda uzmanlaşan bazı mezunlar, şimdi bu uzmanlığı kullanabilecekleri bir iş bulamadıklarını söylüyor.

EĞİTİME DESTEK VARDI, SONRASI BELİRSİZ KALDI
Yükseköğretim Kurulu tarafından 2017’de başlatılan 100/2000 Doktora Projesi, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu 100 öncelikli tematik alanda doktoralı insan kaynağı yetiştirmeyi amaçlıyordu. İlk aşamada 2 bin doktora öğrencisine burs verilmesi planlandı.
Dönemin YÖK Başkanı Yekta Saraç, projenin “sıradan bir burs programı” olmadığını açıkladı. Program kapsamında yetiştirilecek araştırmacıların akademinin yanı sıra kamu kurumlarında ve özel sektörde de istihdam edilmesi hedefleniyordu.
Görüşülen mezunların itirazı, bu hedefin mezuniyet sonrasında nasıl hayata geçirileceğine ilişkin. Araştırmacılar, öncelikli alanların belirlenip doktora eğitiminin desteklenmesinin ardından, yetiştirilen insan kaynağını ilgili kurumlarla buluşturacak mekanizmaların da oluşturulması gerektiğini savunuyor.
Programın istihdam hedefi, her mezuna doğrudan kadro garantisi verildiği anlamına gelmiyor. Ancak mezunlar, yıllar süren eğitimin ardından uzmanlıklarına uygun çalışma olanaklarının sınırlı kaldığını belirtiyor.
DÖRT YILDIR AKADEMİK KADRO ARIYOR
Görüşülen mezunlardan biri, doktorasını 2022’de tamamladı. Sonrasında çok sayıda başvuru yaptığını, doktora sonrası çalışmalarını sürdürdüğünü, makaleler ve projeler üzerinde çalıştığını anlatıyor. Ancak 2026 itibarıyla hâlâ akademik bir kadroya sahip olmadığını söylüyor.
Araştırmacıya göre sorun yalnızca başvuruların sonuçsuz kalması değil. Mezunların yetiştirildikleri alanlarda başvurabilecekleri yeterli sayıda pozisyon bulunması da gerekiyor.
Bir başka mezun ise doktorasının ardından uzmanlık alanıyla ilgili beş üniversiteye başvurduğunu, hiçbirinden olumlu sonuç alamadığını belirtiyor.
Dört yıl boyunca kesintisiz burs aldığını anlatan araştırmacı, desteğin ilk iki yıl temel ihtiyaçlarını karşılamaya yettiğini ancak son iki yılda giderlerinin yalnızca bir bölümünü karşılayabildiğini ifade ediyor. Mezuniyetin ardından ise burs desteğinin yerini kadro arayışı aldı.
“Burs yol parasına bile yetmiyordu”
Hidrojen ve yakıt pilleri üzerine çalışan mezun, araştırma altyapısındaki eksiklik nedeniyle doktora sürecinde düzenli olarak başka bir üniversiteye gitmek zorunda kaldığını anlatıyor.
“Analizlerimi yapabilmek için neredeyse her hafta gidip gelmek zorunda kaldım. Aldığımız burs o dönemde neredeyse yol parasına bile yetmiyordu.”
Doktora çalışmasının TÜBİTAK tarafından da desteklendiğini belirten araştırmacı, burs süresi sona erdikten sonra eğitimini kendi imkânlarıyla tamamladığını söylüyor. Mezuniyet sonrasında farklı üniversitelerle yaptığı kadro görüşmelerinin de sonuçsuz kaldığını aktarıyor.
“Bugüne kadar YÖK 100/2000 mezunu olmam nedeniyle bana özel bir kadro veya istihdam programı olmadı” diyen mezun, talebini şöyle açıklıyor:
“Biz geçmişe dönük bir ayrıcalık istemiyoruz. Hangi amaçla yetiştirildiysek o amaç doğrultusunda değerlendirilmek istiyoruz.”
MEZUNLARIN NE YAPTIĞI AÇIKLANSIN
Görüşülen araştırmacıların ortak taleplerinden biri, programın mezuniyet sonrası sonuçlarının görünür olması.
Mezunlardan biri, Türkiye genelinde kaç 100/2000 mezununun işsiz olduğuna, alanı dışında çalıştığına veya akademik kadro beklediğine ilişkin güncel ve doğrulanmış verilere ulaşamadıklarını belirtiyor.
Araştırmacılar, yalnızca kaç kişinin işe yerleştiğinin açıklanmasını da yeterli bulmuyor. Mezunların uzmanlık alanlarında çalışıp çalışmadığının, ne kadar süre iş aradığının ve hangi koşullarda istihdam edildiğinin izlenmesini istiyor.
Onlara göre programın başarısı, burs verilen öğrenci ve tamamlanan doktora sayısının yanı sıra, yetiştirilen uzmanların bilgi ve deneyimlerini nerede kullanabildiği üzerinden de değerlendirilmeli.
Üniversiteler ve kamu için istihdam düzenlemesi istiyorlar
100/2000 bursiyerlerinin hazırladığı başvuru ve raporlarda, mezunların üniversitelerde ve kamu kurumlarında istihdamını destekleyecek yasal düzenlemeler yapılması talep ediliyor.
Belirli akademik kadroların program kapsamında yetişen araştırmacılara ayrılması, kamu kurumlarıyla istihdam protokolleri oluşturulması ve mezunların akademik hareketlilik programlarına dahil edilmesi de talepler arasında. Araştırmacılar ayrıca üniversiteler, kamu araştırma merkezleri ve özel sektörle kendilerini buluşturacak mekanizmalar kurulmasını öneriyor.
Bursiyerler, 28 Ocak 2023 tarihli mektupla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da taleplerini ilettiklerini aktarıyor. Mektupta, eğitimleri için ayrılan kamu kaynağının karşılığını üniversitelerde bilim üreterek vermek istediklerini ifade ettiklerini belirtiyorlar.
Mezunların talebi, doktora diplomasının ardından araştırmaya devam edebilecekleri bir çalışma alanı. Öncelikli ihtiyaçlar doğrultusunda başlayan eğitimin, aynı alanlarda bilimsel üretim yapabilecekleri bir işe dönüşmesini bekliyorlar.



